Esaretten özgürlüğe direnen bir kadının hikayesi: Narîn Axîn 2026-04-15 09:04:27   Jiyan Gencan   QAMIŞLO - HTŞ çeteleri tarafından esir alındıktan sonra 2 buçuk ay süren esaretin ardından özgürlüğüne kavuşan YPJ savaşçısı Narîn Axîn, “Kadın hareketinden ve Kürt Halk Önderi’nin felsefesinden etkilendim. Bu düşünceleri okuduktan sonra YPJ saflarına katılmak istedim” dedi.   Rojava’da QSD’ye yönelik son saldırılar sırasında HTŞ çeteleri tarafından yaralı halde esir alındıktan iki buçuk ay sonra serbest bırakılan YPJ savaşçısı Narîn Axîn, ağır koşullara rağmen umudunu kaybetmeyerek, düşmana karşı direnişin sembollerinden biri haline geldi. Narîn Axîn’in hikayesi, en zor koşullarda dahi kadınların direniş gücünü ortaya koyan bir örnek olarak değerlendiriliyor.    Narîn Axîn, esaret sürecini ve direnişini ajansımıza anlattı.   Narîn Axîn, esir alınma sürecini şu sözlerle anlattı: “Son saldırılar başladığında Dêra Zor’daydım ve geri çekilme kararı bize bildirildi. Geri çekilmeye hazırlanıyorduk ancak o sırada Arap aşiretleri silahlanarak karşımıza çıktı ve aramızda çatışma yaşandı. O sırada ayağımdan yaralandım. Daha sonra bir arkadaşım ile birlikte düşmanın eline düştük. Arkadaşlarımız bizi kurtarmak için çok çaba gösterdi ancak bu çok zordu. Bizi Dêra Zor’daki bir hapishaneye götürdüler, işkence yaptılar ve hakaretlerde bulundular. Bana ‘yaralısın ama seni tedavi etmeyeceğiz’ dediler. ‘Siz QSD’lilerdensiniz, sizi tedavi etmeyiz’ diyorlardı. Arap olduğum için bana ayrıca baskı uyguluyorlardı. Tüm bunlara rağmen asla umudumu kaybetmedim. Hapishanede en çok bana yönelip ‘Sen Arapsın, nasıl onlara katıldın’ diyorlardı. Bu yaklaşım benim için çok ağırdı. Bu yüzden bize daha fazla şiddet uyguluyorlardı.”   ‘Her zaman umutluydum’   Ağır koşullara rağmen umudunu hiç kaybetmediğini dile getiren Narîn Axîn, şöyle devam etti: “Her zaman umutluydum. Şehit düşen arkadaşlarım hep aklımdaydı. Zindan direnişleri ve Mazlum Doğan’ın mücadelesi aklımdan çıkmıyordu. Kendime bir kadın olarak direnmem gerektiğini söylüyordum. Güçlü olmam gerektiğini düşünüyordum.”    ‘Arkadaşlarıma kavuşmak benim için bir hayaldi’   Narîn Axîn, özgürlüğüne kavuştuğu anı ise şu sözlerle anlattı: “Bize ‘sizi bırakacağız’ dediklerinde bunun doğru olup olmadığını bilmiyorduk. Arkadaşlarıma kavuştuğum an çok mutlu oldum. Onları gördüğümde, annesini gören bir çocuk gibi sevindim. O anı asla unutmayacağım. Şimdi daha güçlüyüm, hedefim daha büyük. Şehit düşen arkadaşlarımın mücadelesini sürdüreceğim. Esir alınan arkadaşlarım için mücadele etmeye devam edeceğim. Bir tek arkadaşımız bile düşmanın elindeyken mücadelem sürecek.”   ‘Yaralı ayağıma silahla vuruyorlardı’   Esaret sırasında yaralı olmasına rağmen tedavi edilmediğini ve şiddete uğradığını belirten Narîn Axîn, şunları söyledi: “Yaralı halde esir düştüm. Önceden kan görmeye dayanamazdım ama o halde kendi yaralarımı kendim tedavi etmek zorunda kaldım. Yaralı olmama rağmen bana saldırmaya devam ettiler. Ayağımdan kan akıyordu ve mermi görünüyordu. Kendi imkanlarımla ayağımı sardım ama kanama durmadı. Yanımda bir kadın arkadaşım vardı, o da bana yardımcı oldu. Kanama biraz azaldıktan sonra ayağımdaki mermiyi çıkardım. Buna rağmen düşman yaralı ayağıma silahla vuruyordu.”   Arap bir kadın olarak YPJ’ye katılım sürecine değinen Narîn Axîn, şunları söyledi: “Kadın hareketinden ve Kürt Halk Önderi’nin felsefesinden etkilendim. Bu düşünceleri okuduktan sonra YPJ saflarına katılmak istedim. Ben Arap bir kadınım ancak Kürt Halk Önderi’nin özgür kadın düşüncesi beni etkiledi ve bu temelde YPJ’ye katıldım.”   ‘YPJ’li bir savaşçı olarak mücadelemi sürdüreceğim’   Narîn Axîn, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: “Yaşananlar unutulmamalı. Düşman her zaman kadını güçsüz olarak görüyordu ancak en büyük güç kadının kendisidir. Esir düşmüş olmam bir zayıflık değildir, iradem ve gücüm çok daha büyüktür. YPJ’li bir savaşçı ve Arap bir kadın olarak mücadelemi büyüterek sürdüreceğim.”