Trakya'da Kürt kültürü ve dilini yaşatıyorlar 2026-07-21 09:03:10     TEKİRDAĞ – Kadınların el emeğiyle kurulan Media-Der’in faaliyetlerini anlatan Eşbaşkan Leyla Gür, ana dil ve Kürt kültürünü yaşattıklarını söyledi.   Trakya bölgesinde bir ilk olma özelliği taşıyan Mezopotamyalılar Dil ve Kültür Araştırma ve Geliştirme Derneği (Media-Der), Tekirdağ’da yaklaşık iki yıldır sürdürdüğü dil, sanat ve kültür faaliyetleriyle yoğun ilgi topladı. Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesine bağlı Kızılpınar Mahallesi’nde açılan dernek, asimilasyon politikalarına karşı Kürt dilini yaşatmayı hedefliyor. Bunun yanı sıra dernekte çocuk atölyeleri, geleneksel ezgiler, saz (bağlama) kursu, erbane kursu ve dengbêj geceleri gibi pek çok etkinlik düzenleniyor.   Media-Der Eş Başkanı Leyla Gür, derneğin kuruluş amaçlarını, yürüttükleri çalışmaları ve ana dilin önemini JINNEWS’e değerlendirdi.   Trakya’da Kürt kültürü    Yaklaşık 2 yıl önce derneği açtıklarını söyleyen Media-Der Eş Başkanı Leyla Gür, temel amaçlarının Kürt dilini ve kültürünü yaşatmak olduğunu söyledi. Özellikle çocukların kendi ana dillerini öğrenmelerini hedeflediklerini paylaşan Leyla Gür, “Her Kürt bireyin kendi ana dilini hayatın her alanında özgürce konuşabilmesini hedefliyoruz. Kürtçe üzerindeki baskıların ve asimilasyon politikalarının bilincindeyiz; dilimizin unutturulmasını ya da yasaklanmasını kesinlikle kabul etmiyoruz. Tam da bu nedenle, Kürtçenin korunması ve pekiştirilmesi adına derneğimizde aktif bir mücadele yürütüyoruz. Derneğimiz bünyesinde çocuklar için eğitici atölyeler organize ediyor; alanında uzman hocalarımız eşliğinde bağlama ve erbane kursları düzenliyoruz.   Ayrıca kültürümüzün en önemli yapı taşlarından biri olan dengbêj gecelerimize de ev sahipliği yapıyoruz. Kadınların, gençlerin ve çocukların bir araya geldiği bu etkinliklere yönelik çok yoğun ve memnuniyet verici bir ilgi var. Kendi ana diline ve kültürüne sahip çıkmak isteyen tüm halkımızı derneğimize davet ediyoruz. Unutmayalım ki dilimiz, kimliğimizdir” dedi.     Kadınlar inşa etti   Derneğin tamamen dayanışma ruhuyla kurulduğunu belirten Leyla Gür, özellikle kadınlar öncülüğünde inşa edildiğini kaydetti. Leyla Gür, “Derneğimizde gördüğünüz her bir detay, kadınların ve annelerin el emeğiyle, büyük bir özveriyle inşa edildi. Burada kültürümüze ait olan her şeyi bulabilmeniz mümkündür. Buraya adım atan herkes kendini evinde hissediyor; kendi dilini, kimliğini ve köklerini yeniden keşfediyor. Ben de derneğe gelmeden önce Kürtçeyi çok iyi bilmiyordum ancak buradaki çalışmalar sayesinde artık dilimi çok daha iyi telaffuz ediyor ve konuşuyorum; bu benim için büyük bir onurdur. Bizler burada tamamen şeffaf, yalansız ve yasaksız bir şekilde Kürtçe ile oturup Kürtçe ile kalkıyoruz. Burası hepimizin ortak evidir. Kapımız Türk, Kürt ayırt etmeksizin kendini tanımak, kültürümüzü tanımak isteyen herkese sonuna kadar açıktır. Kendi ana diline ve kültürüne sahip çıkmak isteyen tüm herkes gelebilir.”     ‘Kültürümüzü yaşatıyoruz’   Leyla Gür, son olarak şunları dile getirdi: “İşte bu yüzden burası sadece bir dernek değil; içine adım atan herkesin kendi dilini, kimliğini ve özünü bulduğu, kendini tamamen ait hissettiği ortak bir yuvadır. Kürtçe konuşmanın, ana dilimizi hakkıyla telaffuz edebilmenin onurunu ve mutluluğunu her gün burada yeniden birbirimizle paylaşıyoruz. Samimi bir bağla kültürümüzü yaşatıyoruz.”