KJAR'dan protestolara ilişkin açıklama: Halk öfkeli
- 13:50 3 Ocak 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ - KJAR, İran'da çoklu krizlerin istikrarsızlığa yol açtığını belirterek, “Eğer bu sorunlar demokratik yollarla çözülmezse, İran halkı kendi kaderini belirleme gücüne ve bilincine sahiptir. En demokratik yol, halkın kendi anlayışıyla karar alma ve özyönetim gücüne ulaşmasıdır” dedi.
Doğu Kürdistan Özgür Kadın Topluluğu (KJAR), İran ve Rojhilat'ta rejime bağlı güçlerin protesto eylemlerinde yurttaşlara dönük saldırılarına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, kadınların tarih boyunca İran’da egemen olan iktidar zihniyetine karşı mücadele yürüttüğüne dikkat çekilerek, buna karşın İran İslam Cumhuriyeti’nin krizleri çözmek yerine anti-demokratik bir anlayışla hareket ettiği ifade edildi. Açıklamada, rejimin, sorunların çözümüne giden yolu açmak yerine baskı ve zor politikalarını derinleştirdiği kaydedildi.
'Çoklu krizler istikrarsızlığa yol açtı'
Açıklamada, İran'da toplumun çok yönlü krizlerle karşı karşıya kaldığı, bu durumun demokratik siyasetin gelişimini engellediği ve yalnızca İran içinde değil, Ortadoğu genelinde de istikrarsızlığa yol açtığı belirtildi.
Yaşanan ekonomik, siyasal ve toplumsal krizlerin kitlesel protestolara neden olduğu vurgulanan açıklamada, İran rejiminin bu eylemler karşısında iktidarını korumak için her türlü gayrimeşru yönteme başvurduğu ifade edildi. Açıklamada, rejimin tutuklama, işkence ve idam politikalarından kaçınmadığını, toplumu korku yoluyla sindirmeye çalıştığına işaret edildi.
Çözüm askeri yöntemlerle bastırılıyor
Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “İran İslam Cumhuriyeti, göstericilere ve toplumun meşru taleplerine yönelik saldırılarını meşrulaştırmak için güvenlik söylemini öne çıkarıyor ve militarizmi daha da artırıyor. Sorunların çözümü yerine askeri yöntemleri dayatıyor.”
İran’ın yalnızca siyasi ve sosyal değil, aynı zamanda derin bir ekonomik kriz içinde olduğuna dikkat çekilen açıklamada, rejimin, dış politikadaki yanlış ve otoriter tutumu nedeniyle uluslararası alanda tepki gördüğü, yeniden devreye sokulan yaptırımların ise halkın yaşam koşullarını daha da ağırlaştırdığı ifade edildi.
Halk öfkeli
İran rejiminin, tüm ekonomik ve mali kaynaklarını Devrim Muhafızları’nın askeri politikalarının hizmetine sunduğu kaydedilen açıklamada, “Savunma” gerekçesiyle askeri bütçelerin artırıldığı, bunun bedelinin ise doğrudan halka ödetildiği vurgulandı. Açıklamada ayrıca, bu politikaların halkta öfke ve tepki birikimine yol açtığına yer verildi.
Protestolar büyüyor
Mevcut politikaların devam etmesi nedeniyle 28 Aralık 2025’te İran’ın birçok kentinde başlayan protesto ve ayaklanma dalgasının sürdüğüne dikkat çekilen açıklamada, İran’da protestoların tarihsel olarak süreklilik taşıdığı hatırlatılırken, mevcut ayaklanmanın bölgesel koşullar dikkate alındığında kendine özgü ve sahiplenilmesi gereken yeni bir aşamayı temsil ettiği ifade edildi.
İran rejiminin yarattığı derin iç krizler nedeniyle artık bu ayaklanmaları engelleyemediğinin altı çizilen açıklamada, çözümün halkın taleplerinin demokratik bir zihniyetle dinlenmesi ve karşılanmasından geçtiği belirtildi.
'Öz yönetim haktır'
Açıklamada, “Eğer bu sorunlar demokratik yollarla çözülmezse, İran halkı kendi kaderini belirleme gücüne ve bilincine sahiptir. En demokratik yol, halkın kendi anlayışıyla karar alma ve özyönetim gücüne ulaşmasıdır” denildi. Açıklamada ayrıca İran ve Rojhilat'taki direnişlerin demokratik bilinç temelinde büyütülmesi çağrısı yapılarak, kadınların ve halkların özgürlük mücadelesinin sürdürüleceğini vurgulandı.







