Çiğdem Kılıçgün Uçar: Barışın kaybedeni olmaz

  • 17:17 9 Temmuz 2026
  • Güncel
MÛŞ - Halk buluşmalarında konuşan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, kalıcı barışın ancak toplumla birlikte inşa edilebileceğini söyledi. Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Kürt sorunu çözebilecek siyasal aktör Sayın Öcalan tecrit altında tutuyor. Baş müzakereci olan Sayın Öcalan'ın yaşadığı koşulları çözeceksiniz" dedi. 
 
Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP), "Barışın sözünü halkla kuruyoruz" şiarıyla düzenlediği halk buluşmaları kapsamında Mûş'un Kop (Bulanık) ilçesinde yurttaşlarla bir araya geldi. Buluşmanın yapıldığı salonda, "Em gotina aşitiyê bi gel re ava dikin/ Barışın sözünü halkla kuruyoruz" pankart asıldı. Buluşmaya DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mûş Milletvekili Sümeyye Boz katıldı. 
 
Yeni yüzyıl haklarımız ile mümkün
 
Buluşma kapsamında ilk olarak muhtarlarla bir araya gelindi. Türkiye'nin yeni yüzyılının konuşulduğuna dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Bir halk yediden yetmişe barış sürecini tartışıyor. Onlarca yıldır devlet aklına bırakılan ve çözülemeyen bir barış sürecinin pençesinde bırakıldık. Türkiye'de barış süreci hiçbir zaman bu evreye gelemedi. Sayın Öcalan en son atılması gereken adımları en başında attı. Meclis'te kurulan komisyon önemli. Yan yana gelmeyen siyasi partiler barış süreci için yan yana geldi. İlk defa Kürt meselesiyle yüzleştiler. Sayın Öcalan, 1993'ten beri barış arayışını bugün müzakere masasına taşıdı. Barışın kaybedeni ve bölgeye zararı yok. Tam tersi yeni bir yaşamın başlangıcı. Silahlı mücadelede yer alan bu ülkenin evlatlarıydı ve biz onların mücadelesini vereceğiz. Bese Hozat, 'Bu ülkeden yıllar sonra Barış ve Demokrasi konuşuluyor. Biz artık demokratik bir zeminde mücadelemizi yürüteceğiz' diyor. Evet, artık mücadelemizi siyaset zemininde yürüteceğiz" dedi. 
 
'Yeni yasayı birlikte inşa edeceğiz'
 
Çiğdem Kılıçgün Uçar, "Kürt halkının kimliği ve dilini bu ülkeye kabul ettireceğiz. Biz bu ülkenin hukukunda yokuz, yasasında yokuz ve yaşam hakkımız elimizden alınıyor. Biz yeni yasayı kendi elimizle inşa edeceğiz. Bunları konuşacağız ve devlete adım arttıracağız" diye belirtti. 
 
Muhtarlarla gerçekleştirilen buluşmanın ardından DBP heyeti, Yeni Mahalle'deki yurttaşlarla bir araya geldi. 
 
Sümeyye Boz, yaptıkları toplantıların içeriğini ve amaçlarını aktararak, "Demokratik toplumu birlikte yaratacağız. Bu yola Önder Abdullah Öcalan'a inanarak çıktık" dedi. 
 
Kürt sorununda kadınların mücadelesi 
 
Kürt sorunun en büyük cevabı kadın mücadelesinin verdiğini söyleyen Çiğdem Kılıçgün Uçar, Rojava'da yaşamını yitiren Deniz Çiya'yı anarak, "Katledildikten sonra Deniz Çiya'yı tanıyan kadınlar saçlarını ördü. Türkiye ise buna destek çıkanları yargıladı. Sayın Öcalan bu ülkede kimse birbirini katletmesin diye Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni başlattı. Devlet farklı kimliklere ne bir yaşam alanı bıraktı ne de bir kimlik bıraktı. 27 Şubat Çağrısı sadece halka ve PKK'ye değildi. 27 Şubat çağrısı Kürtleri inkar edenlere bir çağrıydı. 
 
Kürtler bulunduğu çoğrafyada kendi kimliği ve diliyle yaşamak istiyor. Bunu değiştirme aşamasındayız. Bu sorunu çözebilecek siyasal aktör Sayın Öcalan'ı tecrit altında tutuyor. Baş müzakereci olan Sayın Öcalan'ın yaşadığı koşulları çözeceksiniz. Devlet neden adım atmıyor. Devletin tahin ettiği barışla bizim inşa etmek istediğimiz barış arasında elbette fark var. Kürtlerin yaşam, dil, kimlik hakkını ve varlığını güvence altına alsın. Kürdün yaşamı Türkün güvencesidir" sözlerini kullandı. 
 
'Halkın liderlerini katlettiler'
 
Seyit Rıza'nın 86 yıl sonra ortaya çıkan fotoğraflarına değinen Çiğden Kılıçgün Uçar, "Bu halkın liderlerini hep katlettiler. Bize mezar yerlerini söylesinler. Seyit Rıza gibi bir çok Kürt halkının liderini katlettiler ve Kürt halkını kırımdan geçirdiler. Sadece Kürt halkı değil bütün ezilen diğer halklarına da aynı şeyi yaptılar. Kürt sorununu çözmekten başka çareleri yok. İç sorunlarını çözmüş bir ülke olarak yaşamak istiyoruz. Özgürlük mücadelesinde yerini eden gerillalar silahlı mücadele yerine, ülkelerinde siyaset yapmak istiyorlar. Tek başına müzakere masasında Sayın Öcalan'ın bu mücadelesinde ona yardım edeceğiz. Kadını erkeği ve genciyle bu süreci kendi elimizle yaratacağız. Kimsenin eline ve vicdanına bırakmayacağız" diye konuştu. 
 
Yurttaşlar: Barış istiyoruz
 
Buluşmada söz alan yurttaşlardan biri, "Halk önce kendi dilini konuşmasını bilmesi gerekiyor. Halkımız kendi kimliğini ve dilini unutuyor. Bizler dilimizi istiyoruz. Anadilimizi korkmadan her yerde konuşmak istiyoruz. Dilimiz varlığımızdır" dedi. 
 
Yıllardır Türkçe bilmediği için hiçbir yere gidemediğini söyleyen bir başka yurttaş, "Kendi anadilimizi konuşmak istiyoruz. Artık bir barış olsun ve annelerin göz yaşları dökülmesin. Bizler devletin bir an önce adım atmasını istiyoruz" ifadelerini kullandı.