Aydın’da yüzlerce kadın İstanbul Sözleşmesi için buluştu 2021-06-19 23:07:14   AYDIN - İstanbul Sözleşmesinin feshine karşı Aydın’da bir araya gelen kadınlar, fesih kararını tanımadıklarını yenileyerek faşist saldırıda katledilen Deniz Poyraz andı.     İstanbul Sözleşmesinin feshine karşı Aydın Kadın Dayanışma Platformu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Aydin İl ve ilçe Kadın Meclisleri, Kuşadası Kadın Platformu, Aydın Kadın Meclisleri ve Aydın LGBTİ Dayanışması ortak basın açıklaması gerçekleştirdi. Aydın Kent Meydanı’nda yüzlerce kadının erbaneleri, davulları ve tefleriyle katıldığı açıklamada “İstanbul Sözleşmesi bizim vazgeçmiyoruz” pankartı açıldı. Kadınlar sık sık faşist saldırı sonucu katledilen Deniz Poyraz’ı da anarak “Deniz Poyraz ölümsüzdür”, “Deniz Poyraz onurumuzdur” “İstanbul Sözleşmesi bizim vazgeçmiyoruz” “Kadın yaşam özgürlük” “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sloganları attı.    Deniz’in fotoğrafları meydanda taşındı   Açıklamada ayrıca Deniz Poyraz’ın fotoğrafları da taşındı. Basın açıklamasını kadınlar adına Öznur Özağaç ve Delal Alagöz Koç okudu. Ayrıca HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya da kısa bir konuşma gerçekleştirdi.   HDP’ye yönelik saldırının ve Deniz’in katledilmesinin kınanmasıyla başlayan açıklamada katledilen kadınların anısına bir dakikalık saygı duruşu yapıldı.    Yeni yasa paketi protesto edildi   Kadına karşı tüm şiddet biçimlerinin sıradanlaştırıldığı, LGBTİ+’ların sistematik olarak hedef gösterildiği bir ortamda Sözleşmenin kaldırılmasının bu suçlara zemin hazırlamak olduğu belirtilen açıklamada “Bu girişimin arkasından, 6284’ün etkisiz hale getirilmesi, boşanan kadının yoksulluk nafakasının kısıtlanması, çocuk istismarcılarının affedilmesi, tecavüzcü ile evliliğin yeniden getirilmesi ve evlilik yaşının 16’nın da altına, çocuklarla cinsel ilişki yaşının 15’in de altına indirilmesi, şiddet suçlarında belge istenmesi, çocuk cinsel istismarı ve tecavüz suçlarında kadına karşı şiddet suçlarında “somut delil” aranması, aile arabuluculuğu gibi temel haklara saldırıların gündeme alındığını biliyoruz” denildi.   Açıklamada devamla şunlar belirtildi:    “Hayatını savunmak için şiddet gördüğü erkekleri öldürmek zorunda kalan onlarca kadın, binlerce düşünce suçlusu hala cezaevlerindeyken, çıkarılan aflar, yapılan infaz yasası düzenlemeleriyle binlerce şiddet faili erkek serbest bırakılıyor.  Cezasızlık politikasıyla faillere ortaklık eden bir devlet bu şiddetin ve cinayetlerin suç ortağıdır.    Bölgesel savaşlar, ekolojik afetler, ekonomik çöküşün göçü zorunlu hale getirdiği ve göçe zorlanan kadın ve çocukların şiddete karşı korunmasının daha da önem kazandığı ifade edilen açıklamada “Göçmen kadın ve çocuklara karşı şiddet durumunda, dil bariyeri, mevzuat sorunları, yabancı düşmanlığı, önyargılar yüzünden karşılaşılan ekstra zorluklar İstanbul Sözleşmesi gibi yol gösterici yasal metinleri olmazsa olmaz kılıyor. İstanbul Sözleşmesi, hangi hukuki statüde olursa olsun, hatta kimliksiz dahi olsalar tüm göçmenlerin şiddete karşı korunmasını garanti ediyor.”    ‘Lanzarote Sözleşmesinin tartışılmasını kabul etmiyoruz’   Sözleşmenin çocukları koruduğu belirtilen açıklamada, “Çocuk istismarcılarına af isteyen, kadınları ve kız çocuklarını kendilerine tecavüz eden erkeklerle evlendirme niyetinde olanlarla İstanbul Sözleşmesinden vazgeçilmesini isteyenler aynı kesimler. Onlar bir avuç kadın düşmanı! Bununla da yetinmeyip devletin çocukların cinsel sömürü ve istismara karşı korumasını garanti altına alan Lanzarote Sözleşmesinden de çıkılmasını dillendiriyorlar. Kabul etmiyoruz” denildi.   ‘Danıştay’dan neden ses yok?’   Kararın hemen ardından onlarca baro, kadın ve LGBTİ+ örgütü, siyasi parti, sivil toplum örgütü ve şahısların Danıştay’a yürütmeyi durdurma davası açmasına rağmen Danıştay’dan bir tek ses çıkmadığı dile getirilen açıklamada, “Soruyoruz, dava dilekçelerimize ne oldu? Adaleti sağlaması gereken kurumlar neden işlemiyor? Sözleşmenin feshi, 1 Temmuz’da resmen gerçekleşecek. Danıştay dava dilekçelerimize ne zaman yanıt verecek? Beklettiğiniz, askıya aldığınız, görmezden duymazdan geldiğiniz, tozlu raflara terk ettiğiniz bizim yaşam hakkımız. Danıştay yürütmeyi durdurma taleplerimiz konusunda neden hala bir cevap vermiyor? 1 Temmuz’da Türkiye’nin Sözleşme’den çıktığı ilan edildikten sonra, iş işten geçtikten sonra mı karar verecek?” diye soruldu.   AKP dönemi engizisyon dönemine benzetildi   Açıklamada konuşan HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya sözlerine HDP İzmir İl Örgütüne saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ı anarak başladı. Erkek-devlet şiddeti sonucu katledilen kadınları da anan Hüda, “Tarihte bir milyon kadının yakılarak katledildiği Engizisyon dönemini hatırlarsınız. Tarihe kadın kıyımıyla geçmiştir o dönem. Ama engizisyon döneminden sonra 21’inci asırda tarih AKP iktidarında erkekçi zihniyetleriyle kadın düşmanlıklarıyla çocuk tecavüzleriyle kadın infazlarıyla kadına şiddet uygulayan erkeklerin korunmasıyla AKP tarih yazmaya devam ediyor” diye konuştu.   ‘Hesabını vereceksiniz tarih bunu yazacak’   Fesih kararının resmileşmediğini hatırlatan Hüda “İnsanlık dışı kirli ilişkileri rezillikleri döküldüğü halde utanmayan iktidar yetkilileri elini göğsüne getire getire ‘oh oh’ diyen o kirli insanlar hepiniz hesap vereceksiniz. Kadınlar hesap soracak. Bizim mücadelemizle kadınların emeğiyle kanıyla canıyla kazandığı sözleşmeleri anlaşmaları tüm kazanımlarımızı sizlere yedirmeyeceğiz. Bizler nasıl direneceğimiz biliyoruz. Kadınları anlamayan tüm yetkililer bu erkeklere kapılmış olanlar İstanbul’daki manzarayı Türkiye’nin meydanlarındaki kadınları görün Aydın’ın meydanındaki kadınları görüp ‘biz size biat etmeyeceğiz teslim olmayacağız. Kazanan kadınlar olacak. Hesabını vereceksiniz tarih bunu yazacak” dedi.   Açıklama slogan ve alkışlarla sona erdi.