Tutsak Arjin Yüksekbağ: Cezaevi idaresi siyasi bir tutumla yaklaşıyor 2021-06-20 09:03:30     ANKARA - Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan Arjin Yüksekbağ, HDP’li Dersim Dağ’a gönderdiği mektubun cezaevi idaresi tarafından okunduğunu belirterek, “Resmi kurum ve kişilere gönderilen mektuplar hiçbir şekilde açılıp okunmaz, denetime tabi tutulmaz. Fakat cezaevi yönetmeliği hiçe sayıp bir tutuklu olarak hakkımı gasp ettiği gibi olaya siyasi bir tutumla yaklaşmıştır” diye belirtti.     Toplumda giderek yaygınlaşan baskı sarmalı Türkiye ve bölgede yaşayan her insanı derinden etkilerken, toplumun “ötekileştirilmeye” çalışılan mekanı olan cezaevlerini de etkisi altına alıyor. Cezaevlerinde tutulan yüzlerce siyasi tutsak her geçen gün yeni bir hak ihlali ile karşı karşıya kalırken, hasta tutsakların da tedavi edilmemesi gündemdeki yerini koruyor. Yanı sıra PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde yıllardır süren tecridin kaldırılması talebiyle siyasi tutsakların 27 Kasım’dan bu yana başlattıkları süresiz-dönüşümlü açlık grevi eylemleri 206'ncı günü geride bıraktı.   Sincan Kadın Cezaevi hak ihlali merkezlerinden biri   Hak ihlallerinin yoğun yaşandığı cezaevlerinden biri de Sincan Kadın Kapalı Cezaevi. Çok sayıda hasta tutsağın bulunduğu cezaevinde tutsaklardan gelen bilgiler doğrultusunda tedavilerinin ya yapılmadığı ya da aksatıldığını öğreniyoruz. Tutsaklar ortak alan ve etkinliklere çıkarılmama noktasındaki rahatsızlıklarını da paylaşırken, oda değişimlerinin de keyfi bir şekilde yapılmadığını belirtiyor. Cezaevi idaresi ve gardiyanların tutum ve davranışlarını da eleştiren tutsaklar, keyfi yönetmeliklerle hareket edildiğinin altını çiziyor. Yine aynı cezaevinde devam eden açlık grevi eylemlerinden dolayı haklarında soruşturma başlatılan tutsaklar geçtiğimiz günlerde savcılığa ifade vermeye gitmişlerdi.   Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutulan tutsak Arjin Yüksekbağ, ajansımıza gönderdiği mektup ile yaşadığı hak ihlallerini anlattı.   2017 Mayıs ayında Batman’daki evine yapılan baskınla gözaltına alınan Arjin, ardından hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Kırşehir’e görüldü. Kırşehir’de 10 gün boyunca gözaltında tutulan Arjin, tutuklanarak Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ne gönderildi. 2 yıl boyunca “örgüt üyesi”olmak ve “örgüt propagandası” yapmak iddiasıyla yargılanan Arjin, 9 yıl 9 ay hapis cezası aldı. Arjin 4 yıldır Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’nde tutuluyor.     Arjin’in ajansımıza gönderdiği mektup şu şekilde:   “Uzun bir süredir özelde pandemiyle birlikte mektuplar konusunda ziyadesiyle sorun yaşıyoruz. Keyfi olarak ya geç verilip gönderiliyor ya da hiç yokmuş gibi davranılıp kaybediliyor. Bundan ötürü bu durumu sizinle paylaşmak istedim.   Kürtçe yazı bulunduğundan çevirisi yapılıp gönderilmiş   En son HDP Diyarbakır Milletvekili Sayın Dersim Dağ adına kapalı zarfta gönderdiğim mektup, uzun bir süre cezaevinde bekletildi. Defalarca sözlü, yazılı mektubun akıbetini öğrenmek istesem de genelde olduğu gibi dilekçelerime, dilekçelerimize cevap verilmedi. Bunun üzerine bir üst mahkemeye şikayet ettiğim hafta mektubun Sayın vekile iletildiğini öğrendim. Aynı gün içerisinde de üst mahkemeden tebliğ geldi ve çok farklı bir gerekçenin öne sürüldüğünü gördüm. Tebliğde şöyle yazılıyordu; ‘… Dilekçesinde HDP Diyarbakır Milletvekili diye bahsettiği Dersim Dağ isimli kişiye kapalı zarf olarak mektup gönderdiğinden fakat hala mektubun alıcısına henüz ulaşamadığından bahsetmiştir. İlgili yönetmeliğe göre, hükümlü tarafından resmi makamlara veya savunması için avukatına gönderilen mektup, faks, telegraflar denetime tabi değildir, dendiğinden dolayı kişiye özel olarak gönderilmek istenen, kapatılan mektup açılmış, içerisinde Kürtçe yazı bulunduğundan çevirisi yapılıp gönderilmiş…’   Siyasi bir tutumla yaklaşmıştır   Yönetmelikte de açıklandığı gibi resmi kurum ve kişilere gönderilen mektuplar hiçbir şekilde açılıp okunmaz, denetime tabi tutulmaz. Fakat cezaevi yönetmeliği (genelde de yaptığı gibi) hiçe sayıp bir tutuklu olarak hakkımı gasp ettiği gibi olaya siyasi bir tutumla yaklaşmıştır. Çünkü zarfın adres kısmında (alıcı ve adresi) resmi bir makam, kurum olan TBMM’nin adresi vardı ve yine kişiye özel gönderilen bir mektup değildi iddia edildiği üzere. Resmi bir kurum ve resmi bir görevde yer alan bir vekile göndermiştim. Bu durum bende, bizde kimi soru işaretlerini kendisiyle birlikte getirdi. Demek oluyor ki bugüne kadar resmi kurum ve kişilere gönderdiğimiz tüm mektuplar açılıp okunmuş ve belki de gönderilmemiştir, diğer birçok gönderilmeyen mektubumuz gibi…   İşlemiş oldukları suça kılıf uyduruyorlar   Uzun süredir bu tarz sorunlarla karşı karşıya kaldığımız için son gönderdiğim mektubun takipçisi olmayı gerekli gördüm ve gözlemimin yerinde olduğu da aşikar. Asıl ilginç olan ise mektubun açılıp geç gönderilme sebebinin Kürtçe yazının çevirisi olarak gönderilmiş. Oysa ki baştan beri açmamaları gereken zarfı (resmi kurum olduğu halde) açmış olmaları, yukarıdaki yönetmeliklerine hiç de uymayan bir tavır sergilediklerini görüyoruz. Bu açıklamaları, gerekçeleri işlemiş oldukları suça kılıf uydurmaktan öteye gidemiyor maalesef ki.   HDP bugün Türkiye’nin 3’üncü büyük partisi   Şu da bir gerçek ki, HDP bugün Türkiye’nin 3’üncü büyük partisi ve Sayın Dersim Dağ da yüzde 80 oy oranıyla Diyarbakır’da seçilmiş bir vekildir. Fakat bu gerçeği pek de doğru olmayan bir söylem tarzıyla göz ardı eden cezaevi idaresi dönemin siyasi atmosferini gösteren bir kararla gerekçelendirmiştir. Böylesi bir söylem tarzını ve gerekçeyi kabul etmiyorum, etmiyoruz ve sonuna kadar takipçisi olacağımı belirtiyorum.”