İmralı Aileleri: Telefon değil, açık görüş istiyoruz 2021-12-07 11:24:50     Sema Çağlak    DİYARBAKIR - İmralı’da tutulan tutsakların aileleri, uygulanan tecridi kabul etmediklerini belirterek bir an önce kaldırılması ve yakınlarıyla telefonla değil yüz yüze görüşmek istediklerini söyledi.    PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatları müvekkilleri ile görüşmek için haftada iki kez görüşme başvurusu yapıyor. Ancak avukatların yaptığı başvuruya çoğu kez olumlu ya da olumsuz yanıt verilmiyor. Abdullah Öcalan’ın avukatları 22 Kasım’da da  Bursa Ceza İnfaz Hakimliği’ne “derhal görüşme” başvurusunda bulundu. Avukatların bu başvurusundan sonra Abdullah Öcalan’a Ağustos ve Ekim aylarında “disiplin cezası” verildiği ortaya çıktı. Bu gerekçe ile de görüşme başvurusuna olumsuz cevap verildi. 18 Ağustos’taki 3 aylık “ceza” ile  12 Ekim’deki 6 aylık” cezaya” ilişkin de avukatlar öncesinden bilgilendirilmedi.    23 Eylül 2020’de Abdullah Öcalan’ın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) sunduğu “Yol Haritası”  bahane edilerek 6 ay avukatları ile görüşmesine yasak getirildi. İmralı’da tutulan diğer tutsaklar Hamili Yıldırım, Ömer Hayri Konar ve Veysi Aktaş’a aynı şekilde görüş yasağı uygulandı. Görüş yasağı 23 Ekim’de sona erse de avukatların başvurularına hiçbir yanıt verilmedi. Avukatların Ocak ayında yaptıkları başvuru ile Abdullah Öcalan’a yönelik yeni bir “ceza” verildiği ortaya çıktı.    4 buçuk dakikalık görüşme   En son sanal medya üzerinden yayılan bazı haberlerden dolayı kamuoyunun artan kaygıları nedeniyle 25 Mart’ta Abdullan Öcalan ile kardeşi Mehmet Öcalan bir telefon görüşmesi yaptı. Ancak, telefon görüşmesi 4,5-5 dakika sonucunda kesilmişti.      AK Türkiye’ye süre verdi   AİHM kararlarının uygulanmasının denetiminden sorumlu olan Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi (AKBK) 3 ayda bir yaptığı toplantısının sonuncusunda “Ocalan2” kararını da gündemine aldı. 30 Kasım ve 2 Aralık tarihindeki toplantı sonucunda Komite 3 Aralık’ta kararını açıklayarak Türkiye’den konuya ilişkin bilgi vermesi için 2022 yılı Eylül ayına kadar süre tanıdı.   Aileler Meclis’te   Abdullah Öcalan ve İmralı’daki tutsakların aileleri 1 Aralık’ta Meclis’e gelerek açıklama yaptı. Açıklamada, “Tecrit kaldırılmalı. İnsan hakları örgütleri, hukuk ve demokrasiden sorumlu olan tüm kurum ve kuruluşlara tecride karşı duyarlı olmaları çağrısı yapıyoruz" denildi.     İmralı’daki tecride ilişkin Veysi Aktaş ve Ömer Hayri Konar’ın aileleri konuştu.    26 yıldır tutsak   Veysi Aktaş 26 yıldır tutsak. 1994 yılında İstanbul’da tutuklandı. Veysi İmralı’ya götürüldüğünden bu yana sadece 3 kez aile ile açık görüş ve bir kez de telefon görüşmesi yaptı. Veysi’nin en son yaptığı açık görüş İmralı’da 3 Mart 2020’de çıkan yangından dolayı kamuoyunda oluşan kaygılardan dolayı gerçekleştirildi.  Telefon görüşmesi ise  27 Nisan 2020’de gerçekleştirildi. 3 Mart 2020’den bu yana yapılan görüşme başvurularına Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ret cevabı veriliyor.    ‘CPT sorumluluğunu yerine getirmedi’   Veysi’nin ablası Sabiha Aslan, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Türkiye’ye ilişkin açıkladığı karara dikkat çekti. 2022 yılının sonuna kadar beklemek istemediklerini söyleyen Sabiha, “Biz acil bir karar ve ciddi bir muhatap istiyoruz. Var olan durum bizi kaygılandırıyor ve acaba yaşıyorlar mı diye de düşünüyoruz. Avrupa’ya çağrım bu konuya ciddi yaklaşmalarıdır. CPT’nin hazırladığı rapor tek bir konu üzerineydi ve CTP sorumluluğunu yerine getirmedi. İmralı’daki durumu hep erteleyerek önümüze gerekçeler koyuyorlar” diye konuştu.   ‘Bir muhatap istiyoruz’   İmralı’da 23 yıldır tecrit olouğunu belirten Sabiha, yetkililerin bu hukuksuzluğa karşı görevlerini yerine getirmediklerini ifade etti. Sabiha şöyle dedi: “İmralı’daki mevcut durumdan Adalet Bakanlığı’ndan Sağlık Bakanlığı’na kadar herkes sorumlu. Yine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da sorumlu. Şimdi korona var ve bu kaygılara neden oluyor. Ailelere bilgi vermemek bir suçtur. Zaten ceza almışlar, neden görüşmemize izin vermiyorlar? Neden avukatların görüşme yapmasına izin vermiyorlar? Neden bizim gönderdiğimiz mektuplar gitmiyor, onların gönderdiği mektuplar gelmiyor? 8 aydır, yine 6 yıldır tecrit altındalar. 23 yıldır İmralı’da tecrit var. Bu büyük bir hukuksuzluk. Ömer Öcalan’ın Meclis’te dediği gibi ‘Bu konunun muhatabı yok.’ Ne kadar hukuksuzluk varsa bugün Türkiye’de yaşanıyor.”   ‘Açık görüş istiyoruz’   Sabiha son olarak şunları söyledi: “Biz yakınlarımızı görmek istiyoruz. Bu bizim en temel hakkımız. Telefonla değil, açık görüş istiyoruz, yüz yüze görüşmek istiyoruz. Durumları nedir, sağlıkları nasıl bilmiyoruz. Sadece telefonla olmaz. Sadece telefonla görüşmemizi istiyorlar. Ancak biz bunu kabul etmiyoruz.”   ‘Bu tecridi kabul etmiyoruz’   Veysi Aktaş’ın annesi Faika Aktaş da (73) oğlunun durumunu, sağlığının nasıl olduğunu bilmediğini vu bu yüzden de kaygılı olduğunu söyledi.  Veysi’nin karaciğerinden rahatsız olduğunu belirten Faika, “7-8 yıldır onu göremiyorum. Hiçbir bilgimiz yok. Durumu bizi korkutuyor. Tecrit ve işkence altındalar. Yakınlarımızı görmek istiyoruz. Bu bizim en temel hakkımız. Yine tutsaklar avukatları ile görüşebilmeli. Biz bu tecridi, bu zulmü kabul etmiyoruz. Hukuk, adalet, vicdan kalmamış” ifadelerini kullandı.   ‘Hiçbir gerekçe sunulmuyor’   18 yıldır tutsak olan ve Suriye tarafından Türkiye’ye teslim edilen Ömer Hayrı Konar’ın kardeşi, Emin Konar da en son Mart 2020’de telefonla görüştüklerini söyledi. Emin, “Oradaki koşullar ne sağlık koşulları ile alakalı ne de siyasi durumla. Orada bir tecrit var. Son görüşmemizde Ömer, haftada sadece bir saat bir araya geldiklerini söylemişti. Ama şu an hiçbir bilgimiz yok. Hiçbir haber alamıyoruz onlardan. Yaptığımız başvurular reddediliyor ve hiçbir gerekçe gösterilmiyor” şeklinde konuştu.    ‘Meclis’te kaygılarımızı dile getirdik’   Emin, Abdullah Öcalan’ın kardeşi Mehmet Öcalan ile yaptığı konuşmada dile getirdiklerini hatırlatarak şöyle dedi: “Son olarak Abdullah Öcalan ile bir telefon görüşmesi yapılmıştı ve hemen kesilmişti. Bu yüzden de Ömer Hayri ve Veysi Aktaş bu durumu protesto ederek telefon görüşü yapmadı. O zamandan bu yana onlardan hiçbir haber alamıyoruz. Kardeşime disiplin cezası verilmiş. Yaşamlarından kaygılıyız. Bu yüzden de Meclis’e gittik. Orada bir açıklama yaptık, kaygılarımızı dile getirdik. Talebimiz bir an önce aile görüşünün yapılmasıdır.”