Garibe için slogan atan kadınlara verilen cezaya itiraz reddedildi 2022-02-16 13:12:18     İSTANBUL - HDP eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın da aralarında olduğu 14 kadına verilen disiplin cezasının iptal edilmesi için Kocaeli 3’üncü İnfaz Hakimliği’ne yapılan başvuru reddedildi.    Kocaeli Kandıra 1 Nolu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde işkence ve tecavüze uğrayan Garibe Gezer’in yaşamını yitirmesini slogan atarak protesto eden, aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, siyasetçi Edibe Şahin ve Gülser Yıldırım’ın da bulunduğu 14 kadına 1 aylık disiplin cezası verildi. Verilen disiplin cezasına karşı Gülser Yıldırım ve Edibe Şahin’in avukatı Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Toplum ve Hukuk Araştırmaları Vakfı (TOHAV) üyesi Hatice Ezgi Güngördü, 7 Ocak’ta Kocaeli 3’üncü İnfaz Hakimliği’ne itiraz başvurusunda bulundu. Usule ilişkin itirazı 10 Şubat’ta değerlendiren hakimlik, başvuruyu reddederek, cezada bir aykırılığın olmadığına karar verdi.     'Cezaevinin olayı araştırması gerekirken bize soruşturma başlattı’   Avukatın itiraz başvurusunun ardından Gülser Yıldırım ve Edibe Şahin, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile ifade verdi. Kürtçe ifade veren Gülser, Garibe’nin kendisine uygulanan tecrit nedeniyle yaşamını yitirdiğini ifade etti. Garibe’nin yaşamını yitirmesi olayının aydınlatılması ve gerçeğin ortaya çıkarılması için slogan attığını belirten Gülser, “Sloganın kendisi bile olayı açığa çıkarmaya yöneliktir. Cezaevi yaşanan acı olayı araştırması gerekirken, bizler hakkında soruşturma başlatmıştır” diyerek, tepkisini dile getirdi.   'İmralı tecridi tüm cezaevlerine yayıldı'   İfadesinde, PKK Lideri Abdullah Öcalan’a yönelik uygulanan tecride de dikkat çeken Gülser, bunun bir konsepte dönüştüğünü kaydetti. Bu konseptin tüm cezaevlerine yayıldığını kaydeden Gülser, “Bu tecrit tüm tutuklulara yönelik uygulanıyor. Hukuk dışı bir uygulamadır” dedi. PKK Lideri’ne uygulanan tecridin, artık tüm Türkiye’de de uygulandığına işaret eden Gülser, “İmralı’daki cezaevinde değil, artık ülke üzerinde bir tecride dönüşmüştür. En insani taleplerimiz bile karşılanmıyor” ifadelerini kullandı.   ‘Ölüme sebep olanlar araştırılsın’   Vedat Erkmen’in şüpheli şekilde yaşamını yitirmesine de vurgu yapan Gülser, “Bu ölümlerin sebepleri ortaya çıkarılmalı ve sorumlu olanlar cezalandırılmalıdır” çağrısı yaptı. Gülser, verilen disiplin cezasının iptalini isterken, “Bir kadın olarak bu cezaya karşıyım. Ölümlere tepki gösterenler cezalandırılıyor. Asıl sorun budur. İnsani tepki gösterenlerin değil, bu olaya sebep olanların araştırılmasını istiyorum” dedi.    Siyasetçi Edibe Şahin de aynı kapsamda savunma yaptı.   Adil yargılanma hakkının ihlali   Avukat Ezgi de, müvekkillerinin mahkeme salonunda savunma yapmak istediklerini ancak bu taleplerinin kabul edilmediğini dile getirdi. Bu durumun Yargıtay’ın 16’ncı Dairesi’nin verdiği kararlara aykırı olduğunu belirten Ezgi, bu nedenle yargılamanın adil yargılama hakkı kapsamında ihlal teşkil ettiğinin altını çizdi.   Disiplin cezasının kaldırılması talep edildi   Esasa dair görüşlerini paylaşan avukat Ezgi, cezaevinin keyfi uygulamaları nedeniyle Garibe’nin yaşamını yitirdiğini, müvekkillerinin buna dikkat çekmek üzere slogan atma eylemi düzenlediklerini kaydetti. Bu eylemi cezalandırmanın anayasal ve insani hiçbir zemininin olmadığını ifade eden Ezgi, “Sizin burada vereceğiniz karar cezaevi işkencesini meşru görüp görmeyeceğiniz yönünde olacaktır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararları açıktır. Bu disiplin cezası haberleşme hürriyetine aykırıdır. Bu yüzden disiplin cezasının kaldırılmasını istiyoruz” şeklinde konuştu.   Ezgi’nin müvekkillerinin duruşma salonuna getirilip savunmalarının alınmamasının “aykırılık” taşıdığına dair itirazını değerlendiren Kocaeli 3’üncü İnfaz Hakimliği, SEGBİS ile yapılan duruşmanın, duruşma salonundakinden bir farkı bulunmadığını savunarak talebi reddetti.   ‘Cezaevi işleyişi bozulabilir’   Esas yönündeki itiraza da yanıt veren hakimlik, Garibe’nin “intihar ettiğini” ileri sürdü. Hakimlik tutsakların “örgüt suçlarından” cezaevinde bulunduğunu, söz konusu tutsakların slogan atmalarının ise cezaevinin işleyişini bozduğunu iddia etti. Hakimlik, “Kalabalık bir grubun attığı sloganlar, diğer mahpusları yüksek ses nedeniyle rahatsız edebilecektir. Sloganlarla bir grubun protesto eylemi gerçekleştirmesinin Ceza İnfaz Kurumlarını sürekli bir şekilde protestoların yapıldığı yerler haline getirebileceği, cezaevinde hükümlülerin serbestçe slogan atmaları beklenmeyecektir” dedi.   Siyasetçi ve tutsakların savunmalarında PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecride dikkat çekmesini ise hakimlik, “Bu göz önüne alındığında söz konusu eylemin terör örgütüne bağlılığı canlı tutmaya katkıda bulanabilecek toplu ve sistematik eylem niteliğinde olduğu kabul edilmelidir” şeklinde değerlendirdi.   Cezayı uygun buldu!   Hakimlik, “Sonuç olarak şikayet edenlerin Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunmanın gerektirdiği sorumluğa uygun davranmaması nedeniyle verilen cezanın zorunlu bir ihtiyacı karşıladığı, başvurulan yöntemden beklenen fayda ile Ceza İnfaz Kurumundaki disiplinin sağlanması arasındaki dengenin sağlandığı, sloganların örgütlü olarak atıldığı, bu nedenle düzeni ve disiplini bozucu nitelikte olduğu, bu nedenle verilen disiplin cezasının uygun olduğunu anlaşılmakla şikayetlerin reddine” kararı verdi.   Avukat Ezgi, hakimliğin kararının hukukla bağdaşmadığını belirterek, verilen 1 aylık disiplin cezasının iptal edilmesi için Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvuracaklarını belirtti.   Ne olmuştu?   Kocaeli Kandıra 1 No’lu F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde Garibe Gezer’in yaşamını yitirmesinin ardından "Katil devlet hesap verecek”, “Baskılar bizi yıldıramaz”, “Jin jiyan azadî” sloganlarını attıkları gerekçesiyle siyasetçi kadınlar Figen Yüksekdağ, Edibe Şahin ve Gülser Yıldırım’la birlikte 14 tutsak hakkında disiplin soruşturması başlatılmıştı. Soruşturmaya ilişkin ifadeleri alınmak istenen kadınlar, Kürtçe beyanlarda bulunmak istedi, fakat cezaevi idaresi Kürtçe olarak verilmek istenen beyanları kabul etmedi. İdare Kürtçe beyanı, “örgüt propagandası” olarak değerlendirerek, savunmaları almadı. İdare ayrıca kadınların Kürtçedeki ısrarını “Türkçe bildiği halde Kürtçe ile savunma yapmak istedi” diyerek, bunun da suçu işlediklerinin ispatı olduğunu savundu. İdare, kadınların Garibe’nin ölümüne tepki göstermesinin “örgütsel dayanışma” olduğunu öne sürerek, cezanın üst sınırdan verilmesini istedi. Bunun üzerine Cezaevi Disiplin Kurulu tarafından 14 kadına 1 aylık “Haberleşme veya iletişim araçlarından yoksun bırakma” cezası verildi.