3 kurum işkence için savcılığa suç duyurusunda bulundu 2022-02-16 14:25:34     DİYARBAKIR - Diyarbakır 3 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutsaklara yapılan işkence ve baskıya karşı üç kurumdan oluşan heyet, suç duyurusunda bulundu.   Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD), Diyarbakır Barosu ve İnsan Hakları Derneği (İHD), Diyarbakır 3 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi'nde yaşanan işkence, tehdit ve kötü muameleye ilişkin Diyarbakır Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya ÖHD, baro ve İHD başkanları ve üye avukatlar katıldı.   Avukatlar adına açıklamayı ÖHD Diyarbakır Şube üyesi Şemdin Şahin okudu.   ‘Cezaevleri hak ihlallerinin başında geliyor’   Şemdin, Covid-19 salgın sürecinin hala devam ettiği bu dönemde insan hakları açısından ciddi risk gruplarından birisinin cezaevlerinde bulunan tutsaklar olduğunu söyledi. Cezaevlerinde barolar ve avukatlar dışında sivil toplumun süreçleri izleme ve müdahale etme olanağının bulunmadığını belirten Şemdin, cezaevlerinin, hak ihlallerinin yaşandığı mekânların başında geldiğine dikkat çekti. Şemdin, “Sivil toplum örgütlerinin, ihlallerin tespitine dair raporlama çalışmaları ve bu ihlalleri kamuoyu ile paylaşımına rağmen, hapishanelerin bu gerçekliği değişmemiştir. Türkiye hapishanelerinde halen yoğun olarak ölümler, sevk, sürgünler, işkence, kötü muamele, tecrit, izolâsyon, ailelerle görüş engelleri, haberleşme haklarının engellenmesi, disiplin soruşturmaları gibi çok sayıda hak ihlali yaşanmaktadır” dedi.   ‘Tutuklu ve aileleri işkence için başvuruda bulunuldu’   Diyarbakır Barosu, İHD ve ÖHD Diyarbakır Şubesi’ne cezaevlerindeki hak ihlallerine dair hak ihlallerinden kaynaklı çok sayıda başvuru yapıldığını kaydeden Şemdin, son olarak Diyarbakır 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndan kendilerine başvuru yapıldığını ifade etti. Şemdin, “T3’te bulunan tutuklu ve aileleri tarafından; 31 Ocak tarihinde hapishanede yaşanan işkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin başvurular yapılmıştır. İşkence ve kötü muamele iddialarına ilişkin yapılan başvurular üzerine Diyarbakır 3 Nolu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun ziyaret edilerek işkence ve kötü muameleye maruz bırakıldığı iddia edilen 7 mahpusla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Mahpuslar, işkence, insanlık dışı ve kötü muamele, hakaret ve tehdit olaylarına ilişkin inceleme ve tespit yapılmasını, yapılacak inceleme ve tespitler doğrultusunda adli ve idari soruşturmaların başlatılarak ve kamuoyunun bilgilendirilmesini talep etmişlerdir” sözlerine yer verdi.   ‘Suç duyurusunda bulunduk’   Şemdin, son olarak şunları belirtti: “Yapılan tespitler neticesinde söz konusu olayda infaz koruma memurlarının tüm eylem ve işlemlerinin keyfi, haksız ve hukuka aykırı olduğu kanaatine varılmıştır. Raporumuzdaki tespitler ve yasal düzenlemeler gözetilerek raporumuzda beyanlarını belirttiğimiz mahpuslara yönelik işkence, kötü muamele, hakaret, tehdit suçlarının işlendiği tespiti yaptığımızdan sorumlular hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve faillerin tespiti açısından etkin bir idari ve adli soruşturma yürütülmelidir. Bu çerçevede işkence görenin veya görgü tanıklarının beyanları alınmalı ve araştırılmalı; deliller toplanmalı ve olası delillerin karartılmasının önüne geçilmelidir.”   Şemdin, taleplerini şöyle sıraladı:   “* Sözleşmeler ve yasa maddeleri göz önünde bulundurularak işkence gören mahpusların maruz bırakıldığı işkence ve diğer kötü muamelelerin tespitine dönük İstanbul Protokolüne uygun bir şekilde fiziksel ve psikolojik rapor aldırılmalıdır.   * Diyarbakır 3 No’lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunun ifade alma, hazır kıta, süngerli odalar, akvaryum odası ile bu odaların bulunduğu koridorlar ve hükümlünün kaldığı koğuşları gören tüm kameraların 31.01.2022 tarih ve sonraki 1 ay içerisindeki kayıtları ivedilikle istenmeli; bilirkişi marifetiyle çözümleri yapılmalıdır.   * Kamera kayıtları, görev listesi, işkence görenin/görgü tanıklarının anlatımları gözetilerek olayla ilgili kolluk görevlilerinin tespit ve teşhis işlemleri yapılmalı; tespit edilen şüpheliler, soruşturma tamamlanıncaya kadar açığa alınmalıdır.    * Olayda yer alan infaz koruma memurları hakkında ivedilikle etkin ve şeffaf bir adli ve idari soruşturma yapılmalı, soruşturma sonucu bütün detaylarıyla kamuoyuyla paylaşılmalıdır.   * Ulusal ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası yükümlülüklere tam ve eksiksiz olarak uyulmalı, yargı ve idari merciler belirtilen hususlara riayet etmelidir.    Mahpuslara yönelik infaz koruma memurlarının haksız ve hukuka aykırı eylem ve işlemlerine karşı etkin bir şekilde yürütülmesi gereken yargı sürecinin takipçisi olacağımızı bildiririz.”