Ege’de kadınlar tek ses oldu: Birlikte kazanalım 2022-03-08 23:13:09       HABER MERKEZİ – Ege Bölgesi’nde bulunan birçok kentte 8 Mart alanlarında buluşan kadınlar, erkek devlet zihniyetine karşı, “İşyerinde, mahallede, okulda, yurtta; eşit, şiddetsiz, özgür ve insanca bir yaşam için birlikte olalım. Birlikte kazanalım” diye seslendi.   8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadınlar, sloganlarıyla ve renkleriyle Aydın, Manisa ve İzmir’de alanlara aktı.   Aydın   Aydın Kadın Platformu öncülüğünde kadınlar, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla gece yürüyüşü düzenledi. Sevgi Yolu’nda başlayan yürüyüş cadde boyunca devam etti. ‘İsyandan direnişe direnişten özgürlüğe’ yazılı pankartın açıldığı basın açıklamasında kadınlar sık sık “kadın yaşam özgürlük” “erkek adalet değil gerçek adalet” “yaşasın kadın dayanışması” “AKP elini kadınlardan çek” sloganları atıldı. Basın açıklamasını kadınlar adına Aynur Tekgül okudu.   “Özgür, eşit, şiddetsiz bir yaşam bizimle mümkün” başlıklı açıklamada, 8 Mart’ın tarihçesi hatırlatıldı. Kadınların çalışma ve toplumsal yaşamda cinsiyet eşitsizliği ile karşı karşıya kaldığına dikkat çekilen açıklamada, sosyal güvencesi olmadan kayıt dışı çalıştırılan kadınların ise “ucuz emek gücü” olarak görüldüğü, “eşit işe eşit ücret”ten yoksun bırakıldığı kaydedildi. Açıklamada, “Bugün uygulanan politikalar kadının emeğini görmezden gelip, istihdamdan kopmakta ya da hiç istihdam alanına girmemektedir. Bunun sonucunda kadınlar kamusal alandan, sosyal yaşamdan, üretimden uzaklaştırılmaktadır” ifadelerine yer verildi.   ‘Tahrik indirimi kadın cinayetlerini körüklüyor’   Kadına yönelik şiddetin yaşam tüm alanında sürdüğüne işaret edilen açıklamada, “Kadınlara en yakınındaki erkekler tarafından şiddet uygulanmakta ve bu erkekler tarafından katledilmektedir. İktidarın, kadınları evlere hapsetme politikalarıyla da bu şiddet bir sarmala dönüşmektedir. Aile kurumu kutsanır; kadınlar ekonomik, toplumsal hukuki açıdan derin bir olanaksızlığa hapsedilirken kadınlar her gün ölümle burun buruna getiren psikolojik ve fiziksel hasarlar oluşturan şiddet normalleştiriliyor. Kadınların insanlık dışı yöntemlerle, vahşice toplumun ve devletin gözleri önünde katledilmesi ve kadına yönelik şiddetin faillerinin ‘tahrik’ adı altında indirimlerle serbest bırakılması şiddet ve kadın cinayetlerini körüklemektedir. Ekonomik krizin getirdiği derin yoksulluk emekçileri en çok da kadınları vurmaktadır. Geçim zorlaşırken barınmak, ısınmak, giyinmek imkansızlaşırken bütün yük kadınların sırtına yüklenmektedir” diye belirtildi.   ‘Tutsak kadınların sağlık hakkına erişimi engelleniyor’   Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Kürt kadınlar başta olmak üzere omuz omuza mücadele ettiğimiz birçok yol arkadaşımız hapishanelerde çıplak aramaya maruz bırakılıyor. Aysel Tuğluk gibi hapishanelerde tutulan çok sayıda kadının sağlığı, o ortamda kalmaya uygun olmadığı halde tahliye edilmiyor. Hasta tutsak kadınların sağlık hakkına erişimi engelleniyor. Her on kadın öğrenciden biri hijyenik pede ulaşamadığı için okula devam edemiyor. Kürtaj olmak isteyen kadınlara devlet hastanelerinde uygulanan fiili yasak devam ediyor, özel hastanelere mecbur bırakıyor. Tüm bunlar kadınlara, çocuklara, LGBTİ+lara devlet tarafından reva görülüyor.”   Açıklamada son olarak şu talepler yer aldı:   “*İnsanca yaşayacak bir ücret ve maaş için tüm ücret ve maaşlara ek zam yapılsın.   *Kadın istihdamının önündeki tüm engeller kaldırılsın. İşten atılmalar yasaklansın.   *Eşit işe eşit ücret politikası uygulansın.   *Cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına nefret söylemine ve baskılara son verilsin.     *Toplumsal yaşamın her alanında cinsiyet eşitliği sağlansın.   * İstanbul sözleşmesi geri getirilsin. 6284 sayılı yasa etkin bir şekilde uygulansın.   * Elektrik kesintisi, kar, buz bahanesiyle yapılan fiyat artışları elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet faturalarına yapılan zamlar geri alınsın.   * İLO 190 sayılı sözleşme uygulansın.   * Çalışma süresi günde 7 saati haftada 5 günü (35 saat) geçmesin. Ücret kesintisi olmaksızın haftada 2, yılda 30 gün kesintisiz dinlenme hakkı tanınsın.   *Boşanmalarda arabuluculuk sistemi önerisinden derhal vazgeçilsin. Kadınların boşandıktan sonra yaşamlarını rahatça sürdürebileceği, yeniden kurmakta zorlanmayacağı bir destek mekanizması oluşturulsun.   * Merkezi yönetimler ve yerel yönetimler koordineli bir şekilde kreş, hasta yaşlı bakım merkezleri ve eşitlik birimleri ve merkezlerinin oluşturulmasında görevlerini yerine getirsin. Kentlere ücretsiz nitelikli ve yaygın çocuk bakım yuvaları açılsın. İş yerlerinde kreşler, emzirme odaları ve annelerin süt izni hakkında taviz verilmesin. Yaşlılar için bakım evi yaygınlaştırılsın ve ücretsiz olsun.   * Şiddete karşı mücadelede sığınma evlerinin ve başvuru merkezlerinin sayıları artırılsın. * Yasalarda yer alan cezalar uygulansın Mahkemeler şiddet faillerini aklayıp, cezasızlığı teşvikin araçları haline gelmekten çıksın. Kadınlar için gerçek adalet sağlansın.   * Çalışma süresi günde 7 saati, haftada 5 günü (35 saat) geçmesin. Ücret kesintisi olmaksızın haftada 2, yılda 30 gün kesintisiz dinlenme hakkı tanınsın.   * Üniversitelerde CİTÖK-CTS birimleri tekrar etkin hale getirilsin, kayyum politikalarıyla kapanan kulüplerimiz geri açılsın ve üniversitelerin biz kadın ve LGBTİ+lar için güvenli bir hale gelebilmesi için öz savunma birimleri kurulsun.”   Açıklamada son olarak şöyle denildi:  “Haklarımızdan, hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz diyerek karanlığın üst üste el ele tutuşup yürüyen tek adam rejiminin karşısında on binler olup sokakları dolduran genç kadınlar, savaş ve işgal politikalarına dur diyen, emeğinden, bedeninden, kimliğinden vazgeçmeyen kadınlar, eşit, şiddetsiz ve özgür bir yaşamı ancak birlikte mücadele ederek kurabiliriz. İşyerinde, mahallede, okulda, yurtta; eşit, şiddetsiz, özgür ve insanca bir yaşam için birlikte olalım. Birlikte kazanalım.”   Manisa   Manisa’da da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, çok sayıda kadının katılımıyla kutlandı. “Eşit, özgür ve sömürüsüz bir dünya için isyandayız” sloganıyla Manisa Kadın Platformu öncülüğünde kadınlar, Manolya Meydanı’nda buluştu. “Eşit özgür ve sömürüsüz bir dünya için isyandayız” pankartının açıldığı eylemde kadınlar, “kadın yaşam özgürlük” “asla yalnız yürümeyeceksin” “erkek adalet değil gerçek adalet” sloganlarını attı. Kadınlar adına “İsyandan direnişe, direnişten özgürlüğe” başlıklı açıklamayı, kadınlar adına Ayşe Durbaz Yüksel okudu.    ‘Zamlarla birlikte alım gücü kalmadı’   8 Mart’ı emek sömürüsünün her geçen gün arttığı, enerjiye ve temel tüketim maddelerine gelen zamlarla birlikte alım gücünün kalmadığı koşullarda karşılandığı belirtilen açıklamada, “İşsizliğin rekor seviyelere ulaştığı ekonomik kriz koşullarında kadınlar olarak barınma, beslenme gibi temel ihtiyaçları bile karşılayamaz olduk. Hali hazırda yoksullukla baş etmeye çalışırken, açlıkla mücadele etmek durumunda kaldık. Var olan mesaimize yeni bir mesai daha eklendi; En ucuz ürünü nerede buluruz, hangi saatlerde pazara gidersek daha ekonomik alışveriş yaparız, çamaşır ve bulaşık makinesini saat kaçta çalıştırırsak enerjiden tasarruf ederiz” diye kaydedildi.   ‘Emeğimiz ikincileşiyor’   Türkiye’nin kadın işsizlik ve istihdam oranları en düşük ülkelerden biri olduğu ifade edilen açıklamada, şunlara yer verildi: “Kayıt dışı işlerde, güvencesiz ve düşük ücretlerle istihdam ediliyoruz. Aynı işi yaptığımız erkeklerden daha az ücret alıyoruz. Çalışma hayatında olduğumuzda dahi yönetim kademelerinde yer alamıyoruz. Emeğimiz ikincilleşiyor, gelirimiz erkeğin gelirine ek olarak görülüyor. Ev ve bakım işini aksatmamamız için esnek çalışmamız gerekiyor. Bakım yükünün sadece kadınların sırtında olduğu esnek ve yarı zamanlı çalışma biçimi kadınların istihdam alanında maruz kaldığı eşitsizlikleri her geçen daha da derinleştiriyor. Çalışma yaşamı sanki çocuklar, yaşlılar, engelliler ve hastalar hiç yokmuşçasına örgütleniyor, bakım işleri yalnızca kadınların sorumluluğundaymış gibi yarım gün çalışıp geri kalan zamanlarında da ev içi yeniden üretimi üstlenebilecekleri şekilde düzenlemenin yolları aranıyor. Üstelik bu çalışma biçiminin özellikle de kadın çalışanların lehine olduğu üzerinden söylemlerle rıza inşa edilmeye çalışılıyor! Kadınların doğal sorumlulukları gibi görülen ev işleri ve bakım işleri hep kadınların ücretsiz emeği üzerinden idame ediliyor, yarım gün uygulaması, kadınlara ‘bir fırsat’mış gibi sunuluyor.”   ‘Kadın düşmanı politikalar hayata geçiriliyor’   Sistematik bir şekilde artan kadın katliamlarının kadın kırımına dönüştüğüne işaret edilen açıklamada, “Kadın kırımını önlemek için hiç bir politika geliştirmeyen AKP/MHP iktidarı kadın düşmanı politikaları tek tek hayata geçiriyor. İstanbul Sözleşmesi'nin feshinin hemen arkasından gelen kadın kazanımlarına saldırılar şimdi de 6284 sayılı yasanın hedefe konulması,  6. yargı paketi ile çocuk istismarcılarına af getirilmesi, yoksulluk nafakasının süreyle sınırlandırılması, boşanmalarda aile arabuluculuğu sisteminin getirilmesi ile kadınlara aile dışında seçenek sunulmaması tartışmaları ile devam ediyor” ifadeleri yer aldı.   “Erkek egemen sistemin dayattığı yaşamı kabul etmiyoruz” denilen açıklamada kadınların talepleri ise şu şekilde sıralandı:   “*8 Mart’ta tüm çalışan kadınların ücretli izinli sayılması için yasal düzenleme yapılması için alanlardayız.   *ILO’nun 190 sayılı şiddet ve tacizin önlenmesi sözleşmesi imzalanması, kadınlara ve LGBTİ + lara uygulanan ayrımcılık, şiddet, taciz, mobbingin son bulması, cinsiyet eşitliğinin sağlandığı bir çalışma yaşamı ve ortamı sağlanması için alanlardayız.   *Grevli, gerçek bir toplu sözleşme yasasının yapılması, TİS görüşmelerinde kadın taleplerinin ayrı bir başlıkta ve gündemle kadın temsilcilerle ele alınması, mutabakat metninde ayrı başlık altında toplanması için alanlardayız.   *İş ve aile yaşamını uyumlaştırma politikaları kapmasında, ev ve bakım yükümlülüklerini kadına yükleyen bir anlayışla kadınlar için kurgulanan esnek, yarı zamanlı çalışma biçimleri terk edilmesi için alanlardayız.   *Eşdeğer işe eşdeğer ücret politikası esas alınması, parçalı istihdam politikalarından vazgeçilmesi, güvenceli çalışmanın esas alınması için alanlardayız.   *Kamu kreşlerinin yeniden açılması, tüm çalışanların ulaşabileceği yaygınlıkta ücretsiz, nitelikli, anadilinde ve gerektiğinde 7/24 hizmet verilebilmesi için alanlardayız.   * Doğum izinlerinin 32 haftaya çıkarılması, devredilemez babalık izninin düzenlenmesi için alanlardayız.   *Süt izinlerinin kullanımının önündeki her türlü yasal ve fiili engelin kaldırılması için alanlardayız.   *Kadın Bakanlığının kurulması için alanlardayız.   *İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptal edilmesi,  6284 sayılı yasanın etkin uygulanması,  6. yargı paketi adı altında kazanımlarımızı hedef alan nafakanın kaldırılması, "boşanma arabuluculuğu" saldırıların son bulması için alanlardayız.   *Eğitim ve sağlık başta olmak üzere kamusal alanın tümüne yayılan dinselleştirme politikalarından vazgeçilmesi için alanlardayız.   *Kadınlar için daha fazla yoksulluk, şiddet, göç ve ayrımcılık anlamına gelen savaş politikalarının son bulması. Eşit, özgür ve barış içinde bir arada yaşamın koşullarının sağlanması için alanlardayız.   *OHAL komisyonunun lağvedilmesi, OHAL KHK’leri ve geçici 35. madde ile haksız hukuksuz yere işten çıkarılan tüm emekçilerin görevlerine iade edilmesi için alanlardayız. *Kadınların, yönetim ve karar mekanizmalarında eşit katılımını sağlayacak düzenlemelerin yapılması için alanlardayız.   *Bütçe hazırlanırken toplumsal cinsiyet eşitliğinin esas alınması için alanlardayız.   *HPV (rahim ağzı kanseri) aşısının ulaşılabilir ve ücretsiz olması talebiyle alanlardayız.   *Kadın hijyen ürünlerinin ücretsiz olması, istekleri halinde iki gün regl izni düzenlenmesi için alanlardayız.”     İzmir   İzmir Kadın Platformu öncülüğünde saat 18.30’da Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde diğeri de Kadınlar Birlikte Güçlü İzmir öncülüğünde gerçekleşecek olan ‘Feminist Gece Yürüyüşü’ için saat 20.00’da başka bir eylem için kadınlar bir araya geldi. Her iki kadın grubuna karşı polis barikat kurdu. 18.30’da alana gelen İzmir Kadın Platformu aktivistlerine kurulan ilk barikat kısa sürede aşılırken platform içinden Feminist Gece Yürüyüşü aktivistlerin ve İzmir Kadın Platformu’ndan Gece Yürüyüşü’ne katılmak isteyenlerin önü ise uzun süre polis barikatı ile engellendi. Bu arbede esnasında 3 kadın gözaltına alındı, bu kadınlardan ikisi serbest bırakılırken 17 yaşındaki Ceren Ağaç ise Çankaya TEM Şubeye götürüldü.    Gecenin ilerleyen saatlerinde her iki kadın örgütü de polis barikatını aştı. Feminist Gece Yürüyüşü geç saatlere kadar sürdü.    İzmir Kadın Platformu öncülüğünde bir araya gelen kadınlar, "Eşit özgür sömürüsüz bir dünya için isyandayız” pankartını açtı. “Jin jiyan azadi", "Krizin yükü patronlara", "Deniz Poyraz ölümsüzdür" ve "Özsavunma haktır engellenemez" ile "AKP elini kadınlardan çek" sloganlarının atıldığı eylemde basın açıklamasını Özgür Genç, Berfin Yücel ve Meryem Yıldırım okudu.    Derinleşen ekonomik krizden en çok kadınların etkilendiği ifade edilen açıklamada kadınların yükselen faturalarla karşıya kaldığına işaret edildi. Açıklamada, şöyle denildi: “Her kriz döneminde olduğu gibi içinde yaşadığımız bu krizde de yaşlı, çocuk, hasta bakımı gibi bakım yükümlülükleri, evlerin angarya işleri ve hatta ev ekonomisi artan bir yükle tek başımıza bizim sırtımıza yükleniyor. Kamu kaynakları savaşa, silahlanmaya, yandaşa, asıl olarak da sermayeye peşkeş çekilirken kadınların talepleri görmezden geliniyor.”   ‘HPV aşısı ücretsiz olmalı’   Doğum kontrol yöntemleri ve ürünleri, ped, tampon gibi hijyen ihtiyaçları temin edebilmenin imkansız hâle geldiğinin yer aldığı açıklamada şunlar kaydedildi: “Sağlık hakkına erişemiyoruz. Çeşitli kanser türlerini önleyici etkisi bilinen HPV aşısını olamıyoruz çünkü devlet karşılamıyor. Ama aynı devlet lüks yattan yüzde 1 KDV alırken, pedden yüzde 18 KDV kesiyor, yandaşlara milyarlarca lira aktarıyor. Tüm kadınlar için güvenceli iş, insanca ve eşit ücret, ev içi emekte eşitlikçi bölüşüm, tüm çocuklar için nitelikli, güvenli devlet kreşleri, bakım, temizlik, beslenme gibi zorunlu ihtiyaçlar için kamusal politikalar geliştirilmesini talep ediyoruz. Temel ihtiyaçlarımızın ücretsiz karşılanmasını, HPV aşısının herkese ücretsiz uygulanmasını istiyoruz.”   ‘Nefret politikaları nedeniyle 3 trans katledildi’   Kadınların ve LGBTİ+’ların şiddete, tacize ve tecavüze maruz kaldığı hatırlatılan açıklamada, “İzmir’de geçtiğimiz ay 3 trans bu nefret politikaları yüzünden katledildi. Buradan bir kez daha dile getiriyoruz, ayrımcı politikalarınıza karşı kadınlar ve LGBTİQ+’lar olarak dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmekte kararlıyız. Katillerden hesabı hep birlikte soracağız ” diye ifade edildi.    ‘Kadın katillerinden hesap soracağız’   Katledilen kadınlar için de yan yana durduklarına yer verilen açıklamada, “Hakkında hala bir cinayet davası bile açılmamış olan Aleyna Çakır için buradayız. Ümit Can Uygun’dan ve onun sırtını dayadığı iktidardan hesap sormak için buradayız. İpek Er’e tecavüz edip, intihar etmesine sebep olan Musa Orhan tutuklansın demek için buradayız. Gülistan Doku’yu bulun, Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman’ın şüpheli ölümlerini aydınlatın demek için buradayız. Çilem Doğan’ın hayatı için buradayız. Öfkemiz hiç bitmeyecek” diye belirtildi.    ‘Kadınların boşanma hakkını savunacağız’   İstanbul Sözleşmesi’ni bir gecede fesheden AKP iktidarının yoksulluk nafakasına ve kadınların medeni haklarına göz diktiği vurgulanan açıklamada, “Uydurulmuş bir mağduriyetle evlilik boyunca çalışma hakkından yoksun bırakılan, boşanmayla da yoksulluğa sürüklenen kadınların boşanma hakkını kullanması fiilen engellenmeye çalışılıyor.  Bugünlerde tartışmaya açılan aile arabuluculuğu tasarısı da boşanma önüne fiili engeller çıkarmak konusunda atılan somut adımlardan biri. Şiddetin arabuluculuğu olmaz, izin vermeyeceğiz. Nafaka hakkına, boşanma hakkına dokunmayı aklınızdan bile geçirmeyin diyoruz” denildi.    ‘Hasta tutsaklar serbest bırakılana kadar mücadele edeceğiz’   Cezaevinde demans teşhisi konulan eski HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı Aysel Tuğluk’un tahliyesinin engellendiği belirtilen açıklamada “Tüm hasta mahpusların tahliyesi sağlanana, düşüncesinden dolayı yargılanan tüm gazeteciler, kadın hakları savunucuları serbest bırakılana, haklarındaki davalar düşürülene kadar mücadelemiz sürecek. Birbirimizi yaşatmak için, faşizme, erkek devlet şiddetine karşı yan yana, omuz omuza olacağız” şeklinde ifade edildi.    ‘Deniz’in katillerine omuz verenler mücadelemize engel olamaz’   Katledilen Deniz Poyraz’ın davasının Kayseri’ye taşınmak istenmesinin kabul edilemez olduğu kaydedilen açıklamada “Bu katliama yol verenler, hedef gösterenler, mahkeme salonunda katil Onur Gencer’e omuz verenler, bilsinler ki ne yaparlarsa yapsınlar bizler mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Bilinsin ki faşizan uygulamalarınız, sindirme politikalarınız biz kadınları bir adım geri attırmayacak, dayanışmamızdan, mücadelemizden, haklarımızdan ve hayatlarımızdan vazgeçmeyeceğiz” denildi.    ‘Emperyalist savaşa karşı sokaklardayız’   Emperyalist savaşların kadınları yerinden ettiğini ve göçmen kadınların tacize, tecavüze maruz bırakılmasına neden olduğu belirtilen açıklamada, “Savaş başlar başlamaz, Ukraynalı kadınlar hakkında ortalığa saçılan cinsiyetçi söylemlerinde gösterdiği gibi bu savaş kadınlara daha fazla sömürü, yoksulluk, ayrımcılık ve ölümden başka bir şey getirmeyecek. Biz kadınlar emperyalist savaşa karşı barış talebimizle sokaklardayız” sözlerine yer verildi.    Ardından kadınlar taleplerini sıraladı:    "*Yapılan zamların geri alınması, ücretlere ek zam yapılması için,   *Kadın istihdamında tek seçenekmiş gibi sunulan esnek-güvencesiz-kayıt dışı ve taşeron çalıştırmaya son verilmesi için,   *Eşit işe eşit ücret, sendikal hak ve özgürlükler için,   *Bütçede, eğitimde ve her türlü yasa ve uygulamada toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanması için,   *Her mahalleye ve işyerlerine 7/24 açık, ana dilde hizmet veren kreş ve bakım evleri açılması için,   *İşyerinde şiddeti, ayrımcılığı ve mobbingi önleyen İLO 190 sayılı yasanın uygulanması için,   *Korunma ve sığınma talep edenler öncelikli olmak üzere her kadın ve LGBTİ+’lara iş ve sosyal güvence sağlanması için,   *İstanbul Sözleşmesi, 6284 sayılı yasa başta olmak üzere kadına yönelik her türlü şiddeti önleyen ve kadınları koruyan yasal düzenlemelerin uygulanması için,   *Nafaka hakkı için, istismar ve şiddet davalarında cezasızlığın son bulması için,    *Temel ihtiyaç ürünleri ve hizmetlerinin ücretsiz sağlanması için, doğum kontrol yöntemleri ve ürünleri; ped, tampon gibi hijyen ihtiyaçlarının ücretsiz sağlanması için,    *Ücretsiz ve koşulsuz HPV aşısı için, fiili ‘kürtaj yasaklarını’ kaldırmak için.”    Feminist Gece Yürüyüşü'nde ise ‘Patriarkaya karşı feminist isyan pankartı açıldı. Yürüyüşe Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, HDP İzmir İl Örgütü’ne yönelik saldırıda katledilen Deniz Poyraz’ın annesi Fehime Poyraz da katıldı. Kadınlar sık sık “Deniz Poyraz onurumuzdur”, “Aysel Tuğluk onurumuzdur”, “Yaşasın feminist mücadelemiz”, “Zıpla zıplamayan Tayyip”, “Kadınlar birlikte güçlü” “Jin jiyan azadi”, “Biji berxwedana jinan” sloganları atıldı.   Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde son bulan eylemde dans gösterisi gerçekleştirildi. Feminist Gece Yürüyüşü halaylar, danslar ve sloganlarla sona erdi.