‘Malum’ kadınlar direnişle 8 Mart’ta barikatları yıktı 2022-03-09 09:08:42   Dicle Müftüoğlu   DİYARBAKIR - Diyarbakır’da bir 8 Mart daha İstasyon Meydanı’nı dolduran kadınlar, tüm engellerin direnişle aşılabileceğini gösterdi. Bir oldu aynı sloganı haykırdı, birlikte barikatı yıktı aynı halayda buluştu.    8 Mart için Surlardan İstasyon Meydanı’na yürüyorum. Burnumda baharın Nergis çiçeğinin kokuları, yanımda, yöremde kadınlar. Havaya, suya ve toprağa cemreler düşmüş, meteorolojiden sık sık kış geri gelecek uyarıları yapılsa da bahar Diyarbakır’a gelmiş. Tabi herkes yine de meteorolojinin uyarıları nedeniyle telefonundan sık sık yağışla ilgili duruma bakıp duruyor. “8 Mart halayımızı yağmur altında mı çekeceğiz” diye soranlar var. Ama bu uyarılar da yağmur tehdidi de engel değil, tüm kışın yükünü taşıyan kadınlar bahar olup o meydanda açacak, ateş olup Newroz’a taşacak.    Askeri nizam dayatması    Yol boyunca ve alana yaklaştığım her an bunu daha fazla hissediyorum. Alanın paralelinde Sümer Park kenarında kurulan giriş noktalarına yaklaşıyorum. Yüzlerce kadın bekliyor barikat gibi duran polislerin önünde. Acaba alanda bir sorun mu var diye düşünüyoruz ama içeride az sayıda da olsa bir kitle var. Neden bekletildiğimizi soruyoruz alabildiğimiz tek yanıt “sıraya girin öyle alayım” askeri nizam içeri almayı planlıyorlar, uymayanları da bekleterek yıldırmaya çalıştıklarını tüm kitlesel mitinglerin giriş uygulamalarından biliyoruz.    Deftere, kaleme yasak   Kitle kararlı bir yere de gitmiyor askeri nizama da gelmiyor. Beklerken tertip komitesi özellikle yaşlı annelerin bu şekilde bekletilmemesi için mücadele veriyor. Bir taraftan ayakkabı çıkarttırıyorlar, çıkartmayalım diye konuşuyor kadınlar. Sonra gazetecilerin önden alınacağı belirtiliyor. Çantamız aranıyor, boynumuza sardığımız şallar sökülüp silkeleniyor, kalem ve defter yine yasak. Malum ne olur ne olmaz belki bu uygulamaları not eder de yazarız diye korkuyorlar. Onların görevi “önlem almak” ne de olsa. Diğer mitinglerden dolayı hazırlıklıyım, çantamda bunların hiçbiri yok. “gözlerimle bakıp kafama not edeceğim” diyorum kendi kendime.    Tacize varan arama   Alana girip kadınların arasına karıştıkça gazetecileri neden ilk elden içeriye gönderdiklerini daha iyi görüyor, anlıyorum. Benim yanımda olan kadınlar dahi neredeyse bir saat sonra alana giriyor. Çok ciddi bir aramadan geçtiklerini, uygulamanın tacize vardığını anlatıyor her bir gördüğüm kadın. Yer yer çalınan kilamlarla kadınlar halaylar çekiyor ama program tam anlamıyla başlamıyor. Sonra sunucu sahneden Ofis yönündeki arama noktalarından geçiş engellendiği için programa başlanamadığının duyurusunu yapıyor.    O kapıdan tek tük girebilenleri görüyoruz. Bir kısmı erkek, ayakkabılarını çıkartıp arattıktan sonra alana girdiklerini söylüyorlar. Emniyet müdürünün bizzat kapıda beklediğini, girişleri onun engellendiğini de ekliyorlar.   ‘Malum kadınlar’   Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Ayşe Acar Başaran’ın aralarında olduğu tertip komitesi giriş kapısına gidiyor, alana dair güvenliği sağlayacaklarını söylüyor. Ancak amaç güvenlik olmadığından olsa gerek barikat daha da sıklaştırılıyor polis. Emniyet müdürü eline mikrofonu alıp kadınları alana girmeye davet ediyor. Öyle şaka yapılıyor gibi dursa da ilk elden duyanları şaşkınlığa uğratsa da alana geçmesi için kadınlara duyarı yapıyor. Alana girebilir kadınlar ancak direnişten yana tavır almayıp tacize varan ince arama dayatmasını kabul etmek şartıyla. “malum gruptan ayrılıp tek başına geçmek isteyenler alana girebilir. Eğlence içeride devam ediyor” diye eklemeden edemiyor. Ancak emniyet müdürü bunca yıldır 8 Mart’ın bayram değil direniş gününü öğrenemediği bir kez daha gözler önüne seriliyor.   Barikatları yıkan kadınlar   Kadınlar direnişleriyle barikatı yıkıp alana doğru akıyorlar. Ya da emniyet müdürünün değimiyle “malum grup”. Diyarbakır akşam saatlerinde İstanbul’da sokakları aydınlatacak kadınların da yolunu açıyor. Her ne kadar bu durum öyle tüm tiwtter sayfalarını doldurmasa da Diyarbakır’da da barikatlar aşılıyor, alana akılıyor.    Program başlıyor. Kandıra Cezaevi’nde katledilen Garibe Gezer’in annesi selamlıyor kitleyi. Alkışlar, zıgıtlar, “Jin Jiyan azadî” sloganları yükseliyor göğe doğru.    Tecridi yıkacak güç   Kürsüye bir bir çıkıyor kadınlar ve alandaki her bir kadının yüreğini okur gibi taleplerini bir bir mikrofondan haykırıyorlar. Adalet Nöbetleri, Emine ana, cezaevindeki kadın direnişçiler selamlanıyor. Kadınlar hep birlikte haykırıyor ve bir kez de bu alanda tecridi yıkma sözü veriyorlar.