‘Adalet Nöbeti 19’uncu gününde: Ortak mücadele çağrısı 2022-03-09 15:32:30     İZMİR - Tutsak ailelerinin 19’uncu gününe giren “Adalet Nöbeti”ni, DİSK’e bağlı işçiler ziyaret etti. Ziyarette tecridin tüm topluma yayıldığına dikkat çekilirken, buna karşı ortak mücadelenin önemi vurgulandı.    Hasta ve infazı yakılan tutsakların serbest bırakılması, tüm cezaevlerinde tecrit uygulamalarının kaldırılması talebiyle tutsak yakınlarının İzmir Barosu’nda gerçekleştirdikleri “Adalet Nöbeti” 19’uncu gününde devam ediyor. Adalet Nöbeti’ndeki aileleri, Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı işçiler ziyaret etti.    Ziyarette, işçiler adına konuşan Tijda Kılıç, cezaevlerinde yayılan tecridin tüm topluma yansıdığını belirterek, eylemi sahiplendiklerini vurguladı.    Açlık grevine destek çağrısı    Ardından Tekirdağ 2 Nolu Cezaevi’nde 19 Aralık 2021’de tutsak Vedat Erkmen’in şüpheli ölümünün ardından 17 Ocak tarihinde başlayan süresiz dönüşümsüz açlık grevine 12 günden bu yana devam eden tutsaklardan Ahmet Sürme’nin annesi Fatma Sürme konuştu. Açlık grevine ilişkin avukatların ve kamuoyunun daha fazla duyarlılık göstermesini talep eden Fatma, “Çocuklarımızın eylemi duyulmazsa şehit düşebilirler” dedi.   ‘Adalet istiyoruz’   Fatma, cezaları biten tutsakların serbest bırakılmadığını hatırlatırken, Kürt siyasetçi Aysel Tuğluk’a da değindi. Fatma, Aysel’in hala cezaevinde tutulduğunu, hastalığı nedeniyle yakınlarını ve avukatlarını bile tanımayacak durumda olduğunu vurguladı. Fatma, “Biz burada adalet için oturuyoruz. Adalet sağlanmadan evimize dönmeyeceğiz. Esaret altındaki çocuklarımıza hakaret ediliyor. Tutsak yakınları desteğe gelsin. Sadece tutsak yakını değil herkes gelsin. Annelerimiz çocuklarımız için geliyoruz” dedi.    ‘Yürüttüğünüz mücadelenin parçasıyız’   Fatma’nın konuşmasından sona söz alan Tijda ise, toplumun yapması gereken şeyin bir kez daha kadınların üstlendiğine dikkat çekti. Emekçiler olarak tecridin toplumun tüm kesimlerini kapsadığını, bunun insanlık suçu olduğunun altını çizdi. Tijda, “Tecridin en temelde tutsaklara uygulandığını biliyoruz. Bugün 22. yüzyıldayız ama Şenyaşar ailesinin, Gülistan Doku’nun ailesinin bir direnişi var. Serhat’ta annelerin direnişi var. Kürdistan ve Türkiye’deki emekçiler olarak bu direnişin öznesiyiz. Emekçilere de bir tecrit uygulanıyor ve cezaevlerinden toplumun her kesimine yayıldığını biliyoruz. Hepimizin mücadelesi tutsakların üzerindeki tecridin kalkması. Yürüttüğünüz mücadelenin parçasıyız” diye konuştu.