Sebahat Tuncel: Newroz barış ittifakının ortak mücadelesinin şölenine dönüştürülecektir 2022-03-26 09:01:34   Öznur Değer    ANKARA - Newroz’a dair ajansımıza değerlendirmelerde bulunan DBP eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, “Newroz sınıfsal bir başkaldırıdır. Egemenlere karşı, ezilenlerin, emekçilerin isyanıdır. Bu isyan köleliğe, zulme, sömürüye karşı bir duruşu, direnişi, değişimin ancak mücadele ile mümkün olacağının göstergesidir. Newroz ezilen emekçi halkımızın özgürlük taleplerini en güçlü talep ettikleri günün adıdır” dedi.     Kürt halkı için diriliş ve direniş bayramı olarak karşılanan Newroz, tüm Kürdistan coğrafyasında kitlesel bir şekilde coşkuyla kutlanırken, yankıları hala sürüyor. “Dem dema serkeftinê ye” şiarıyla 72 merkezde Newroz ateşi yakılırken, cezaevlerinde tutulan siyasi tutsaklar da Newroz’a halay, zılgıt ve ezgileriyle eşlik etti. Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) eski Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, tutsak bulunduğu Sincan L Tipi Kapalı Cezaevi’nden Newroz’un anlam ve önemine dair ajansımıza değerlendirmelerde bulundu.   ‘Newroz umudun, direnişin özgürlüğün ifadesi’   Newroz’un hem baharın müjdecisi hem de halkların, inançların yeni başlangıçlar yapması, umudun, direnişin, özgürlük talebinin bir ifadesi olması açısından Ortadoğu halkları için önemli bir günü ifade ettiğinin altını çizen Sebahat, “Halkların eşitlik, özgürlük mücadelesinde bazı günlerin sembolik anlamları vardır. Newroz yani 21 Mart bu günlerden birisidir. Newroz Bayramı aynı zamanda Kürdistan halkının, Ortadoğu halklarının binlerce yıllık hafızasının, toplumsal mücadele deneyiminin günümüze taşınmasıdır” diye belirtti.   ‘Aynı zamanda sınıfsal bir başkaldırıdır’   Newrozun en bilinen anlatısının Demirci Kawa’nın zalim Dehak’a (Asur kralı) karşı başlattığı isyan ve direniş olduğunu ifade eden Sebahat, “Bu aynı zamanda sınıfsal bir başkaldırıdır. Egemenlere karşı, ezilenlerin, emekçilerin isyanıdır. Bu isyan köleliğe, zulme, sömürüye karşı bir duruşu, direnişi, değişimin ancak mücadele ile mümkün olacağının göstergesidir. Newroz ezilen emekçi halkımızın özgürlük taleplerini en güçlü talep ettikleri günün adıdır. Yine 21 Mart Aleviler tarafından Hz. Ali’nin doğum günü olarak kutlanmaktadır. 21 Mart aynı zamanda Zerdüşt peygambere, peygamberlik payesinin biçildiği gün olarak da bilinir. Zerdüşt 20 Mart’ta ulaştığı Aras Nehri’nin kollarından biri de Ahura-Mazda tarafından vaftiz edilir. Aryen topluluklar 20 Mart’ı 21 Mart’a bağlayan gece ateşler yakarak Newroz’u kutlarlar. Bugün aynı zamanda Asur imparatorluğunun sona erdirilmesinin somut adımlarının atıldığı gündür. (Med-Babil ittifakı Asur’a son vermiştir)” ifadelerine yer verdi.   ‘Newroz Zakmuk Bayramı’na dayanır’   Newroz’un kökeninin Mezopotamya’da 4 bin 350 yıl önce kutlanan Zakmuk Bayramı’na dayandığını kaydeden Sebahat, “Yaşamak, yeniden doğmak anlamına gelen Zakmuk’un, Mart’ın sonu Nisan’ın başında 11 gün boyunca kutlandığı söylenir. Gutilerde her 21 Mart’ta ateşler yakarak yapılan kutlamalarda kral halkın arasına karışır, halkın yıllık olarak kaderinin belirlendiğine inanıldığı için Zakmuk Bayramı ‘Kader Bayramı’ olarak adlandırılmıştır. Zakmuk geleneği Gutilerden Hurilere, Kasitlerden Mitannilere, Urartulara ve Medlere kadar kendini korumuştur. Bu gelenek zamanla Newroz Bayramı olarak kültürel ve siyasal olarak kendisini günümüze kadar taşımıştır” dedi.   ‘Örgütlenmenin, eyleme geçmenin adıdır Newroz’   Newroz’un tarihsel, toplumsal olarak “yeni yaşamı” geçmişin değerlendirmesiyle yeni bir başlangıç yapılmasını da içeren siyasal ve toplumsal bir anlama sahip olduğuna dikkat çeken Sebahat, “Haksızlığa, zulme karşı halkın eşitlik, özgürlük talebinin ve bu talep etrafında örgütlenmenin, eyleme geçmenin adıdır Newroz. Newroz ateşi toplumun aydınlanması, geleceğin aydınlatılması kadar geçmişin de aydınlatılması için de yanar. O nedenle her Newroz halklar için umudun adı olduğu kadar binlerce yıllık tarihsel, toplumsal, ekonomik birikim ve deneyimin yeni kuşaklara aktarılmasıdır. ‘Tarih anda o tarihte gizlidir’ belirlemesi binlerce yıldır kendisini sürdüren Newroz geleneğini en iyi anlatan cümledir sanırım. Kürt halkının eşitlik, özgürlük ve barış mücadelesinde de Newroz Bayramının önemli bir yeri vardır. Kürt halkına dayatılan köleliğe, zor ve zulüm politikalarına, inkar, imha ve asimilasyon politikalarına karşı direnişin, özgürlük mücadelesinin en geniş toplumsal kesimlere, halklarla buluşma alanıdır Newroz odunu. Halkların eşitliği ve kardeşliği için yakılan ateş, bugün sadece Kürt halkı, Kürdistan halkı için değil bütün Ortadoğu halklarının geleceğini aydınlatmaktadır” sözlerini kullandı.   ‘Kadınların 8 Mart’ta yaktıkları meşale Newroz ateşini de harlamaktadır’   Genelde Mart ayının özelde ise 8 Mart ve 21 Mart’ın hem kadınların hem de halklarının mücadelesinin toplumsallaştırılması, eşitlik, özgürlük, barış taleplerinin yükseltilmesi açısından önemli bir ay olduğuna işaret eden Sebahat, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Kadınların 8 Mart’ta eşitliği ve özgürlüğü için yaktıkları meşale Newroz ateşini de harlamaktadır. Tüm baskı ve engellemelere rağmen, Türkiye’de yaşanan ekonomik ve siyasi krizin, yoksulluğun, işsizliğin, geleceğe dair güvencesizleştirdiği kadınların, gençlerin, emekçilerin haklarını savunmak, kadına karşı şiddete, savaşa, kayyım politikasına ‘hayır’ demek için kadınlar alanlardaydı. Kadınların bu coşkusu, direnişi 21 Mart Newroz alanlarına da yansıyacaktır. Kadınlar ‘Birlikte güçlüyüz, birlikte değiştireceğiz’ dediler. Halklar da ‘Şimdi kazanma zamanı’, ‘Dem dema azadî’ diyerek 2022 yılını değişim ve halklarımızın kazanım yılı yapmak için direnişi yükselteceklerdir. Tabi ki Türkiye’nin yaşadığı siyasal, ekonomik, toplumsal sorunlar Newroz Bayramı’na katılanların gündemi olacağı gibi aynı zamanda çözümün nasıl olacağı da dillendirilecektir.”   ‘Newroz barış ittifakının ortak mücadelesinin şölenine dönüştürülecektir’   Türkiye’de yaşanılan sorunların temelinin “Kürt düşmanlığı”, “Kürt halkına karşı AKP-MHP Ergenekon faşist ittifakı tarafından pekiştirilen “zor ve zulüm” politikaları olduğunun altının çizen Sebahat, “Diyalog ve müzakere masasını devirip İmralı’da Sayın Abdullah Öcalan üzerinde mutlak tecrit ve izolasyonunu pekiştirerek Kürtlere karşı hem içerde hem de dışarda savaş, çatışma politikasını devreye koyanlar, bugün yaşanan ekonomik ve siyasi krizin sorumlularıdır. Türkiye’yi hızla demokratik değerlerden, hak ve özgürlüklerden uzaklaştırarak adeta ‘mafya düzeni’ni hakim kılanların elinde zor araçlarından, şiddet araçlarından başka bir şey kalmamıştır. Mevcut durumun sürdürülemeyeceği doğrudur. Ancak bu kendiliğinden olacak, değişecek bir durum değildir. Yani bu faşist blok kendiliğinden iktidarı bırakmaz. Aksine iktidarda kalmak için devletin tüm zor araçlarını devreye koymuştur, koyacaktır. 6 partinin oluşturduğu ittifakın da halklara vadettiği ‘güçlendirilmiş parlamenter sistem’ tam anlamıyla ümit yaratmaktan uzaktır. Elimizde halkların geleceği için kalan tek seçenek HDP’nin öncülük ettiği Demokrasi İttifakıdır. Türkiye halkları iki seçenekten birini seçmek zorunda değildir. Kendi kaderlerini kendilerinin belirleyeceği Türkiye ve Kürdistan halklarının ortak mücadele ve dayanışma zemini olan ‘demokrasi ittifakının’ güçlendirilmesi Türkiye’nin çıkışının tek yoludur. Bu Newroz halklar arası birliğin (hem demokratik hem de ulusal) güçlenmesinin demokrasi ve barış ittifakının ortak mücadelesinin şölenine dönüştürülecektir” dedi.        ‘Savaşa hayır, barış hemen şimdi’   Barışın acil bir talep olduğunun altını çizen Sebahat, “Halkların eşitliği, kardeşliği ve barış taleplerinin hem Ortadoğu’da yaşanan savaş ve çatışmalar hem de Rusya-Ukrayna arasında yaşanan savaş, işgal nedeniyle halkların, kadınların karşı karşıya bırakıldıkları durumunda aciliyeti karşısında en acil talep olduğu bir gerçektir. Emperyalist güç dengelerinin yeniden kurulmaya çalışıldığı paylaşım savaşları, kadınların, çocukların, halkların geleceğini karartıyor. Savaşa karşı durmak, barışta ısrar etmek bizler için bir seçenek değil zorunluluktur. O nedenle bu yıl Newroz’un en önemli taleplerinden birisi de ‘Savaşa hayır, barış hemen şimdi’ olacaktır. Hem içeride hem dışarıda savaşa karşı durmak, barış için halkların eşitliği ve kardeşliği için mücadele etmek tarihsel bir sorumluluk olarak önümüzde durmaktadır. Tarihsel ve toplumsal, siyasal mücadelemizde önemli bir yer tutan Newroz Bayramında halkımızın ortaya koyacağı duruş, dillendireceği talebin yeni bir başlangıca vesile olacağına inanıyor, Kürdistan halkı başta olmak üzere tüm Ortadoğu halklarının Newroz Bayramını kutluyorum. Newroz pîroz be” sözlerine yer verdi.   ‘Sizler Newroz alanlarında, bizler havalandırmamızda olacağız’   Cezaevinde koşulları doğrultusunda Newroz Bayramını kutlayacaklarını ifade eden Sebahat sözlerini şöyle sonlandırdı: “Sizler Newroz alanlarında, bizler havalandırmamızda olacağız. Halklarımızın özgürlüğü için barış için özgürlük için söyleyeceğiz stranlarımızı ve tabi ki halay çekeceğiz. Fiziken sizlerle olmasak da duygu, düşünce ve pratiklerle sizlerle olacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. Tekrardan sizler ve halkımızın Newroz Bayramını kutluyorum, kutluyoruz.”   * Editörün notu: Sorular Newroz kutlamaları öncesi yanıtlandı ancak cezaevi koşulları nedeniyle mektup elimize geç ulaştığı için Newroz sonrası yayınlayabildik.