Van’dan İstanbul’a Adalet Nöbetleri yayılıyor: Ayağa kalkın 2022-03-26 09:02:40   İSTANBUL - Cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı İstanbul Adliyesi önünde “Adalet Nöbeti” başlatan tutsak yakınları, kazanım elde edene kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirtirken, tüm ailelere ayağa kalkma ve eyleme geçme çağrısında bulundu.   Hasta ve infazları yakılan tutsakların serbest bırakılması ve cezaevinde artan hak ihlallerinin son bulması talebiyle Diyarbakır, Van ve İzmir’de başlatılan ve adliye önlerine taşınan Adalet Nöbeti eylemlerine İstanbul da eklendi. Tutsak yakınları ilkini gerçekleştirdikleri eylem ile her hafta Perşembe günü Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi önünde Adalet Nöbeti’nde olacaklarını duyurdu.   Kazanana kadar mücadelede olacaklar   Adalet Nöbeti’ne katılanlardan biri de Silivri 3 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutsak olan Yakup Akman’ın annesi Fince Akman. Oğluna İstanbul Adliyesi’nde hukuksuz yargılama sonrası müebbet hapis cezası verildiğini paylaşan Fince, bu yüzden adliye önünde nöbet başlattıklarını belirtti. Tutsakların cezaevinde işkenceye maruz kaldığını söyleyen Fince, “Çocuklarımızı aç ve susuz bırakıyorlar. Bu soğuk kış günlerinde insanlar evlerinde bile zor dururken onların doğalgazlarını bile açmıyorlar. Bunu yapmaya ne hakları var? Bizden ne istiyorlar” diye sordu.   Fince, cezaevlerinden ölüm haberleri gelmesin diye mücadele ettiklerini ifade ederek, her hafta Perşembe günü Adalet Nöbeti’ni tutacaklarını hatırlattı. Fince ayrıca Diyarbakır, Van ve İzmir’deki Adalet Nöbetlerine katılanları da selamlayarak, kazanım elde edene kadar eylemlerin sürdürülmesi çağrısında bulundu.   Ailelere çağrı: Ayağı kalkın   Afyon T Tipi Cezaevi’ne sürgün edilen ve tek kişilik koğuşta tutulan Xemgin Karakaş’ın annesi Cemile Karakaş da tüm tutsaklar için adalet sağlanana kadar nöbette olacağının altını çizdi. Cemile, "Benim oğlum bir şey yapmadı ve 2-3 seferdir sürgün ediliyor. Şu anda Afyon'a sürgün edildi. 3 aydır orada, çok sayıda işkenceye maruz kaldı. Siyasi koğuş olmadığı gerekçesiyle adli tutsakların yanında ve orayı kabul etmediği için de tek kişilik hücrede. Çocuklarımıza bu zulmün yapılmasını istemiyoruz. Sadece kendi çocuğum için değil bütün arkadaşları için buradayım. Biz onlar için adalet istiyoruz. Buradan sesimizin bütün ailelere gitmesini istiyoruz ve bütün ailelerin tutsakları için ayağa kalkmasını ve ses vermesini istiyoruz. Çocuklarımız o cezaevlerinde olduğu sürece onlara sahip çıkacağız. Sesimizi bütün dünyanın duymasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.   Annesi 5 yıldır çocuğunu göremiyor   Yetkililerin artık tutsak yakınlarının seslerini duyması gerektiğini vurgulayan Balıkesir F Tipi Cezaevi’nde tutsak olan Ömer Dağ’ın ablası Gülsüm Dağ ise hasta ve cezası bitmiş tutsakların serbest bırakılmasını talep etti. Gülsüm, kardeşinin 11 yıldır bağırsak problemi olduğunu söyleyerek, “Doğru düzgün bir tedavi uygulanmıyor. Kontrolleri var, götürülmüyor. Orada onlara zulüm yapıyorlar. Aynı şekilde bizler yanlarına gittiğimizde aynısını bize de yapıyorlar. 10 kontrol noktasından geçip detaylı arama yapıyorlar. Bundan çok rahatsız oluyoruz. Keza ben üç yıldır bir kere gördüm, annem ise beş yıldır oğlunu göremedi. Bizler sadece hak, hukuk ve adalet istiyoruz. Cezaevlerinin kapısını açın, cezası bitenleri serbest bırakın. Annelerin yüreği yanıyor. Herkesin bize kulak vermesini ve tutsaklara sahip çıkmasını istiyoruz. Neresi olursa olsun gelin bize destek verin” şeklinde konuştu.   ‘Toptan bir sindirilme ve yok edilme politikası uygulanıyor’   Ailelerin “Adalet Nöbetine” başlamasının temel nedeninin cezaevlerinde sistematikleşen insan hakları ihlalleri olduğunu aktaran Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukat Jiyan Çayırtekin, cezaevlerinde en temel insan haklarına bile riayet edilmediğini aktardı. Jiyan, “Hasta mahpusların revire çıkması, sağlık hakkından faydalanabilmesi, görüşleri, havalandırma izinleri keyfi olarak kullandırılmıyor. Pek çok mahkum ailelerinin ve avukatlarının yaşadığı ilden başka uzak ile sevk ediliyorlar. Ve sevk edildikleri yerlerde çok fazla insan hakları ihlallerine maruz kalıyorlar.  Afyon, Gümüşhane gibi cezaevlerine naklediyorlar ve burada siyasi koğuş olmadığı için adli koğuşa konuluyorlar. Adli koğuşta da çeşitli saldırılara maruz kalıyorlar. Toptan bir sindirilme ve yok edilme politikası içerisinde mahkumları ailelerinden ve toplumdan koparmaya çalışıyorlar” sözleri ile tutsaklara yaşatılanlara dikkat çekti.