'8 Mart ruhu duvarlarla sınırlandırılamaz' 2026-03-05 15:03:13   MERSİN – 8 Mart etkinlikleri kapsamında Tarsus Cezaevi önünde açıklama yapan kadınlar, cezaevlerinde tutulan siyasi tutsakların serbest bırakılması çağrısı yaparak, kadınların özgürlüğü olmadan barışın toplumsallaşamayacağını belirtti.   Çukurova Tutuklu ve Hükümlü Aileleri ile Yardımlaşma Derneği (Çukurova TUAY-DER) ile Tevgera Jinên Azad (TJA), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında Tarsus Kampüs Cezaevi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Adana ve Mersin’den çok sayıda kadının katıldığı açıklamada, “Tutsak kadınların özgürlüğü için yaşamı örüyoruz” pankartı açılırken; “Siyasi tutsaklar onurumuzdur”, “Kadın dayanışması duvarları aşar”, “Kadınlar birlikte güçlü” ve “En güzel günler direnen kadınların” dövizleri taşındı. Açıklama sırasında sık sık “Jin jiyan azadî” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganları atıldı.   ‘Demokrasiye uymak bir zorunluluktur’   Açıklama öncesi konuşan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mersin Milletvekili Perihan Koca, siyasi tutsakların eşitlik, özgürlük, adalet, demokrasi ve barış taleplerinde ısrar ettikleri için cezaevlerinde tutulduğunu belirterek bunun “siyasi rehine politikası” olduğunu ifade etti. Perihan Koca, kadınların hiçbir dönemde erkek şiddetinin ve baskı politikalarının esiri olmadığını vurgulayarak, “Eğer bu süreç demokrasi lehine işleyecek bir süreç olacaksa, eğer bu süreç barışın toplumsallaşacağı, halklar lehine bir süreç olacaksa derhal ve ivedilikle siyasi iktidar, çiğnediği anayasanın hükümlerine uymak zorundadır. Demokrasiye, hukuka, adalete dair adımları somut bir şekilde hızlıca atmak zorundadır. Artık geldiğimiz aşamada demokrasiye uymak, hukuka uymak bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bir ihtiyaçtır. AİHM ve Anayasa Mahkemesi kararları hızlıca uygulanmalı ve siyasi saiklerle bugün cezaevinde, iktidarın faşizm yürüyüşünde rehine olarak tutulan arkadaşlarımız hızlı bir şekilde derhal serbest bırakılmalıdır” şeklinde konuştu.   ‘Cezaevinde kadınlar tecrit uygulamasıyla karşı karşıya’   Ardından basın metnini Çukurova TUAY-DER Eşbaşkanı Adalet Kuran okudu. Adalet Kuran, 8 Mart’ın erkek egemen sisteme, sömürüye, savaşa ve inkâra karşı kadınların yüzyıllardır büyüttüğü direnişin simgesi olduğunu belirterek, kadınların bugün de dünyanın dört bir yanında şiddet, yoksulluk, güvencesizlik ve eşitsizliğe karşı mücadele ettiğini söyledi. Adalet Kuran, “Bugün cezaevlerinde bulunan kadın tutsaklar da bu direniş geleneğinin bir parçasıdır. Onların mücadelesi, yalnızca bireysel bir direniş değil, kadınların kolektif özgürlük arayışının devamıdır. Cezaevlerinde kadınlar; keyfi disiplin cezaları, sürgün sevkler, sağlık hakkının engellenmesi, iletişim ve savunma hakkının kısıtlanması ve tecrit uygulamalarıyla karşı karşıyadır” diye konuştu.   ‘8 Mart ruhu duvarlarla sınırlandırılamaz’   Kadınların iradesinin kırılmak istendiğini söyleyen Adalet Kuran, aynı zamanda kadınların mücadelelerinin kriminalize edildiğini ifade etti. Adalet Kuran, “Ancak biliyoruz ki 8 Mart’ın ruhu duvarlarla sınırlandırılamaz. Tecride rağmen dayanışma büyür. Baskıya rağmen direniş sürer. Susturulmak istenirken söz daha da gürleşir. Kadınların özgürlüğü güvence altına alınmadan gerçek bir barıştan söz edilemez. Demokratik bir toplum, kadınların eşit, özgür ve örgütlü olduğu bir zeminde mümkündür. Kadınların siyasal alandaki varlığı bastırılırken, örgütlenme ve ifade özgürlüğü sınırlandırılırken barışın toplumsallaşması mümkün değildir” dedi.   Sloganlarla sona eren açıklamanın ardından kadınlar, direniş stranları seslendirerek halaya durdu.