'Kadınları korumayan herkes suça ortaktır' 2026-03-06 09:03:59   İSTANBUL - Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra'ya dair “intihar” iddialarına tepki gösteren kadın örgütleri ve siyasetçiler, olayın şüpheli ölüm olduğunu belirterek, kadınları korumayan herkesin suça ortak olduğunu, etkin soruşturma yürütülmesini istedi.    Fatma Nur Çelik ve kızı Hifa İkra’nın şüpheli bir şekilde yaşamını yitirmesi, kamuoyunda büyük tepki oluşturdu. Kadın örgütleri ve siyasetçiler olayın “intihar” olarak  değerlendirilmesine karşı çıktı.    Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) üyesi Dilber Sünnetçioğlu, DEM Parti İstanbul Eşsözcüsü Kamile Kandal ve HDK İstanbul Sözcüsü Didem Yılmaz, yaşanan katliamın devletin koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesi, cezasızlık politikaları ve erkek egemen sistemin sonucu olduğunun altını çizerek etkin  soruşturma çağrısında bulundu.   'Etkin soruşma ve kovuşturma'   Olayın intihar olarak değerlendirilmesine karşı çıkan Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) üyesi Dilber Sünnetçioğlu, "Şimdiye kadar işlenen tüm şüpheli kadın ölümleri gibi bu da şüpheli bir kadın ölümüdür ve bunun aydınlatılması gerekir. Devletin etkin bir soruşturma ve kovuşturma yapması gerekir. Bu kadar hayat dolu bir kadın geleceğe yönelik kendi ve çocuğu hakkında planlar  yapan hedefleri olan, mücadele eden bir kadın pes etmez" dedi.   ‘Bir kereden bir şey olmaz' diyenler suçlu ve sorumludur’   Fatma Nur Çelik'in adalet arayışında karşılaştığı ihmallerden bahseden Dilber Sünnetçioğlu, "Anne adliye koridorlarında beklerken önünden hakimler savcılar hepsi geçtiler. Ne yaptılar? Hiç  Şimdi boş yere taziye mesajı yayınlamasınlar. Keşke daha öncede böyle hareket etseydiler bu kadar duyarlı olsaydılar o kadına koruma verilseydi o kadın korunsaydı o kadın daha ilk evlendiği erkek tarafından tecavüze uğradığında o tarikat yurdunda o mekanda tecavüze uğradığında müdahale edilseydi. Bir kereden bir şey olmaz diyenler, onlarda bu işte suçlu ve sorumludur. Bir kereden çok şey olur bu senin yaptığın istismardır. Bu ilk değil tarikat yurtlarında istismar edilen cocuk vakalarını çok gördük" diye belirtti.    Erkek egemen dili meşrulaştırılıyor   Kadınlara yönelik ayrımcı söylem ve politikaların failleri cesaretlendirdiginin altını çizen Dilber Sünnetçioğlu,"Kadını aşağılayan kadına ikinci hatta üçüncü sınıf muamele yapan siyasi irade sahipleri, görevliler, yetkililer, üst kademedekiler, bakanlar, milletvekilleri. Bunların hepsini bu cinayetlerde ve şiddette ortak görüyorum. Kadını ve çocuğunu koruyamayan herkes bu suça ortak” diye belirtti.     Etkin araştırmanın önemi   Son yıllarda kadın katliamlarında artış olduğuna dikkat çeken DEM Parti İstanbul Eşsözcüsü Kamile Kandal da Fatma Nur ve çocuğunun şüpheli ölümüyle ilgili intihar iddialarının kabul edilemeyeceğinin altını çizerek, olayın kapsamlı biçimde araştırılması gerektiğini söyledi.    Toplumun topyekun mücadelesi önemli   Fatma Nur’un uzun süredir hukuk mücadelesi verdiğini hatırlatan Kamile Kandal, kadınların en yakınlarındaki erkekler tarafından katledildiğine dikkat çekti. Kamille Kandal, “Maalesef bu katliamları önleyici yasalarımız yok. Caydırıcı yasaların olması gerekiyor. Erkek iktidarın değişmesi gerekiyor Toplumun topyekun erkek egemen ataerkil zihniyetten arınması gerekiyor”  ifadelerini kullandı.    Erkek devlet zihniyeti   Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın kadınları korumadığına işaret eden Kamile Kandal, “Kadınların mücadelesiyle hayata geçen İstanbul Sözleşmesi’nden erkek iktidar eliyle geri çekilmesi kadın kazanımlarını geriye götürüyor” diye ifade etti. Kamile Kandal, "Bu durum kadınların adalet ve hukuk sistemine olan güvenini zedeliyor” diye aktardı.    Mücadelenin sadece katliamlardan sonra değil öncesinde de yürütülmesi gerektiğinin altını çizen Kamile Kandal, “Bu sistemi değiştirmemiz gerekiyor. Kadınların bu gücü var. Bunun öncülüğünü yapmak bizim elimizde. Kadınlar katledildikten sonra değil öncesinden önleyici mekanizmaların devreye girmesi gerekiyor. Bu sistemin değişmesi ise kadınların örgütlü mücadelesiyle mümkün” ifadelerini kullandı.   'Devlet koruma görevini yerine getirmiyor'   Halkların Demokratik Kongresi (HDK) İstanbul Sözcüsü Didem Yılmaz, yaşananların münferit değil, erkek egemen sistemin ve devletin ihmalinin sonucu olduğunu söyledi. Öğrencisi tarafından katledilen öğretmen Fatmanur Çelik’i anarak sözlerine başlayan Didem Yılmaz, öğretmenlerin uzun süredir okul güvenliği konusunda uyarılarda bulunduğunu hatırlatarak, “Bu vahşet göz göre göre geldi. Öğretmenlerin güvenlik talepleri karşılanmadı. Devlet koruma ve önleme görevini yerine getirmediği için bir kadın eğitim emekçisini daha kaybettik. Devlet yalnızca önlem almamakla kalmadı, gelmekte olan tehlikeleri de örtbas etti” şeklinde konuştu.    'Kadın kırımının sonucudur'   Didem Yılmaz son olarak şu sözleri kullandı: “Anne, kendi istismarcısıyla evlendirilmiş bir mağdurdu. Kızının da istismara uğradığını fark edince mücadele etti, nöbet eylemi yaptı, sesini duyurmaya çalıştı. Ancak devlet çocuğun lehine müdahil olmak yerine davayı uzattı, tehditleri görmezden geldi. Tarikatlar, cemaatler ve erkek egemen yargı anlayışının bu tabloda sorumluluğu var. Bakanlıklar tarikatlarla işbirliği içinde hareket ediyor. Kadın kırımlarının ve çocuk istismarlarının cezasız kaldığı bir yerde demokratik toplumdan söz edilemez."