Güney Kürdistanlı Parlamenter: Saldırılara karşı birlik güçlendirilmeli 2026-03-29 09:01:14   Melek Avcı   ANKARA - ABD-İsrail ve İran arasındaki savaşta Güney Kürdistan’a yönelik de saldırıların gerçekleştirilmesine karşı ortak tutumun önemine dikkat çeken Bella Ahmad, Kürdistan’ın çatışmaların merkezi haline getirilmeye çalışılmasına karşı birliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.    ABD-İsrail’in İran ve Lübnan’a  yönelik başlattığı saldırılar sürerken savaşın ve çatışmanın uzandığı bir diğer bölge ise Güney Kürdistan ve Irak oldu. Güney Kürdistan İran tarafından son 1 hafta içerisinde 25’ten fazla füze ve insansız hava araçları ile hedef haline geldi. Hewler’in Soran–Xelîfan hattında bulunan bir Peşmerge birliğine 24 Mart’ta düzenlenen füze saldırısında 6 peşmerge yaşamını yitirdi, 45 peşmerge ise yaralandı.   Askeri saldırıların yanı sıra İran, Güney Kürdistan’da sivil yerleşim yerlerini de hedef alıyor. Pazartesi gecesi Hewlêr yakınlarındaki Girdecal bölgesinde bulunan İran Kürdistan Demokrat Partisi (KDP-İ) peşmerge ailelerinin kaldığı kamp dronla bombalandı. Yine Silemani’nin Surdaş bölgesinde bulunan Rojhilatlı partilerin ailelerinin kaldığı bir kamp da insansız hava araçlarının saldırısına uğradı. Kuzey ve Doğu Suriye’deki 26 siyasi parti ve örgüt ve İran Kürdistanı Siyasi Güçleri Koalisyonu, İran İslam Cumhuriyeti'nin peşmerge güçlerini hedef alan füze saldırısını kınadı. Güney Kürdistan’daki siyasetçiler de ayrıca Irak hükümetine de çağrılar yaparak,  bölgeye yönelik saldırıların durdurulması için harekete geçmesi gerektiğini ifade ediyor.   Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tespitleri ile ABD-İran arasında giderek tırmanan gerilimin artık yalnızca iki güç arasındaki bir çatışma olmaktan çıkıp Irak ve özellikle Güney Kürdistan sahasına doğru genişleyen bir bölgesel savaş dinamiğine dönüştüğü yönünde. Bu sürecin, yerel aktörleri doğrudan hedef haline getirdiğini ve Kürdistan’ın giderek bir “hesaplaşma alanı”na çevrildiğini tespit etmekte.  Kürt Halk Önderi’ne göre bu tür bir savaşın Irak’a uzanması tesadüf değil, aksine bölgesel güç dengelerinin yeniden kurulması sürecinin bir parçasıdır; ancak bu denklem içinde Kürtlerin askeri bloklar arasında konumlandırılması ciddi riskler barındırır. Bu nedenle mevcut gelişmeler karşısında Kürtlerin herhangi bir küresel ya da bölgesel gücün savaş stratejisinin parçası haline gelmek yerine, kendi iç birliğini güçlendiren, siyasal çözüm ve diyalog kanallarını önceleyen ve bölgesel çatışmayı derinleştirmek yerine dengeleyici bir rol üstlenen bir pozisyon alması gerektiğini ısrarla savunuyor.   Güney Kürdistan Parlamentosu kadın milletvekillerinin de üyesi olduğu Bordi Zhınani Azad (Özgür Kadınların Direnişi Adına) topluluğundan, Hewlêr Parlamenterler Birliği Üyesi Bella Ahmad, İran’ın gerçekleştirdiği saldırıların Güney Kürdistan’a uzanmasına ilişkin değerlendirmede bulundu.    ‘Karşı karşıya olduğumuz tehlikenin göstergesidir’   Güney Kürdistan ve Irak’ın da bu savaşın hedefinde olmasının son derece üzüntü verici ve hassas bir durum olduğunu söyleyen Bella Ahmad, “İnsansız hava araçlarının saldırıları sonucu peşmergelerin şehit düşmesi, ulusun bedeninde derin bir yaradır ve Kürdistan Bölgesi’nin karşı karşıya olduğu sürekli tehlikenin bir göstergesidir. Kutsal Kürdistan toprağını koruyan evlatlarımızın, insansız hava araçlarının haksız saldırıları sonucu şehit düşmesi yalnızca bir can kaybı değildir; aynı zamanda halkımızın direniş tarihine onur dolu yeni bir sayfa eklemektedir. Peşmerge her zaman yaşamı ve insan onurunu savunmanın sembolü olmuştur; sadece Kürtler için değil, bölgenin huzuru için de” dedi.    ‘Egemenlik ihlalidir’   Yapılan bu saldırıların bir egemenlik ihlali olduğunu ifade eden Bella Ahmad, “Bu tür saldırılar, Kürdistan ve Irak topraklarının egemenliğinin açık bir ihlalidir ve uluslararası düzeyde ciddi şekilde ele alınmalıdır. Bu vatanın korunması uğruna bedel ödeyen şehitlerin anne, baba, eş ve çocuklarını saygıyla selamlıyoruz. Tüm şehitlerin ailelerine huzur, ülkeye ise güvenlik diliyorum. Bizler, topraklarımız düşmanların eline geçmesin diye dökülen o temiz kanlara borçluyuz. Kürdistan uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerin aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyor, onların temiz ruhlarını binlerce kez selamlıyoruz. Onların hatırası kalplerimizde her zaman canlı kalacaktır” diye belirtti.    ‘Kalıcı barış diyalogla sağlanır’   Bu saldırılara ve ihlallere karşı alınabilecek temel ortak tutumlar olduğunu belirten Bella Ahmad, “Toprak egemenliğinin korunması; Kürdistan topraklarının bölgesel ve uluslararası çatışmaların hesaplaşma alanına dönüşmemesi gerektiği vurgulanmalı. Bölgenin ve Irak’ın egemenliğine saygı gösterilmelidir. Yine çatışma yerine ilişkin diplomasiye yönelmek faydalı olacaktır. Kalıcı barışın ancak diplomasi ve diyalog yoluyla sağlanabileceği, güç kullanımının ve savaşın sivil alanlara taşınmasının çözüm olmadığı tekrar edilmelidir” sözlerini kullandı.    ‘Birlik sağlanması en güçlü kalkan olacaktır’   Yine Güney Kürdistan ve Irak’ta içerideki birliğin sağlanmasının önemine dikkat çeken Bella Ahmad, “İç cephenin güçlendirilmesi ve siyasi aktörlerin ortak tutum alması, bölgenin istikrarını hedef alan dış baskılara karşı en güçlü kalkan olacaktır. Uluslararası alana da sorumluluk düştüğünü hatırlatmamız gerekiyor. Uluslararası topluma ve Birleşmiş Milletler’e, sivillerin güvenliğini tehdit eden her türlü askeri müdahaleye karşı açık bir tutum alma çağrısı yapılmalıdır. Kazanımların korunması çok önemlidir. Kürdistan halkının barış ve kalkınma istediği vurgulanmalı; bölgenin, ulusal çıkar taşımayan çatışmaların içine çekilmesine izin verilmeyeceği herkesçe ifade edilmelidir” dedi.