Özsavunma yaşatır: Şiddete karşı mücadele büyüyor 2026-04-17 09:02:12   Devrim Fındık   İSTANBUL - HDK Kadın Meclisleri’nin başlattığı “Özsavunma Yaşatır” kampanyasına ilişkin konuşan Didem Yılmaz, özsavunmanın erkek egemen sistemin ürettiği her türlü şiddete karşı bir yaşam hattı olduğunu vurgulayarak, mücadeleyi büyütteceklerini söyledi.   Kadınlara yönelik şiddet ve kadın kırımının artarak sürdüğü bir süreçte, kadın örgütleri özsavunmayı yaşamı korumanın temel yolu olarak tartışmaya açıyor. Bu kapsamda HDK Kadın Meclisleri tarafından başlatılan “Özsavunma Yaşatır” kampanyası, kadınların şiddetin her türüne karşı kendi savunma mekanizmalarını geliştirmesini hedefliyor. Halkların Demokratik Kongresi (HDK)  İstanbul İl Eşsözcüsü Didem Yılmaz ile kampanyaya ilişkin konuştuk.   Öz savunmanın önemi    Didem Yılmaz, özsavunmanın 5000 yıldır süregelen erkek egemen sisteminin yarattığı şiddete karşı kadınların hayatta kalma mekanizması olduğunu söyleyerek, “Bu mekanizma birçok yere açılabilir burada bahsettiğimiz erkek egemen sistem ve anlayışın oluşturduğu şiddet sadece fiziksel değildir” dedi. Şiddetin türlerini de sıralayan Didem Yılmaz, “Bunların hepsine karşı ayakta kalabilmenin, bir kadın olarak kendini savunabilmenin adına özsavunma diyoruz. Özsavunma da şiddet türlerinin hepsini tanımlamak çok önemli. Çünkü hem erkek şiddeti hem devlet şiddeti dediğimizde hem de buna karşı yapılan savunmayı ifade ettiğimizde genel olarak fiziksel şiddet anlaşılıyor. Fakat biz bu şiddetin bu tanımının yeterli olmadığını söylüyoruz. Kadın arkadaşlarımıza bunları anlatıyoruz” dedi.    ‘En çözümcül mekanizma özsavunma’   Bir erkeğin bir kadının çalışmasını istememesinin ekonomik bir şiddet türü olduğunu da belirten Didem Yılmaz, özsavunmanın neden gerekli olduğuna dair de şunları söyledi: “Bir erkeğin bir kadının çalışmasını istememesi öncelikle o kadının ekonomik olarak ayakta kalmasını engellemeye dönük bir şiddettir. İkincisi bir erkeğin bir kadını kendine sürekli olarak muhtaç etmesine dönük bir şiddettir. Bunun şiddet olduğunu bütün kadınların, gençlerin bilmesi gerekir. Kıskançlık meselesi de bir şiddettir. Bir kadının, bir erkeğin tahakkümü altında yaşıyor olması, erkeğin izni olmadan dışarıya çıkamıyor olması gibi bunların hepsi sosyal, psikolojik şiddettir. Bunlara karşı geliştirilmesi gereken en çözümcü mekanizma da özsavunma mekanizmasıdır.”   'Temel bir ihtiyaçtır’   Özsavunmanın gerekli, hayati bir mesele olduğunu ifade eden Didem Yılmaz, HDK’nin özsavunma kampanyasına ilişkin de şöyle konuştu: “Özsavunma, yemek yemek, uyumak gibi temel bir ihtiyaçtır. Kampanyayı başlatmamızın sebebi de tam olarak budur. Özsavunmanın nasıl yapılabileceğini kadınlarla, gençlerle paylaşmak bizim öncelikli amaçlarımızdan bir tanesidir. Şiddeti tanımladık ama özsavunmanın da kendini fiziki bir kollamadan ibaret görmemek gerekiyor. Ne kadar çeşitli şiddet yöntemi varsa özsavunmanın da o kadar çeşitli olduğunu söyleyebiliriz. Yaşadığınız psikolojik, sosyal bir şiddeti de biriyle paylaşabiliyor olmanız bir özsavunmadır. Birilerini bundan haberdar etmeniz özsavunmadır. Ya da sizin birine ‘sana bir şey mi oldu, nasılsın’ diye sormanız özsavunma mekanizmasını çalıştıran bir ortam yaratır. Bunların hepsi özsavunmadır. ‘Özsavunma yaşatır’ kampanyasını başlatırken arkamızdan birilerinin ‘unutmayacağız’ diyeceği bir ortamdan ziyade bu engelleri aşabilmek amacımız.   Mücadele çağrısı   HDK Kadın Meclisleri olarak bu kampanyayı daha çok kadınlarla birebir konuşarak, atölyeler düzenleyerek yürütme kanaatindeyiz. Bu özsavunma meselesinin genç kadınlar, genç erkekler boyutunda da anlaşılmasını istiyoruz. Kadın kırımını çoğaltan bu egemen ortamın erkekler tarafından da tanımlanabiliyor olması lazım ki birarada yürüyerek bu engelleri aşalım ve şiddetin her türlüsüne karşı birlikte ses yükseltelim.”