‘Umut hakkı’ Meclis gündemine taşındı 2026-05-06 15:29:39   ANKARA - DEM Parti Milletvekili Nevroz Uysal, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasında “umut hakkı”na ilişkin düzenleme yapılmamasını Meclis gündemine taşıyarak, “Gurban grubu kararlarının kapatılması için hangi somut adımlar atılacak?” diye sordu.    Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Şirnex Milletvekili Nevroz Uysal Aslan, kamuoyunda “umut hakkı” olarak bilinen, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının belirli bir süreden sonra gözden geçirilmesini sağlayacak mekanizmanın yokluğunu Meclis gündemine taşıdı. Newroz Uysal, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle Meclis Başkanlığı’na soru önergesi verdi.   Önergede, Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama oranının yaklaşık yüzde 90 olduğu yönündeki söylemin yanıltıcı olduğuna dikkat çekildi. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin 2025 yıllık raporuna göre, Türkiye hakkında bugüne kadar denetime gelen 4 bin 558 dosyanın 4 bin 113’ünün kapatıldığı, ancak öncü kararlar bakımından kapanma oranının yalnızca yüzde 68,5 olduğu belirtildi.   445 dosya komitede beklemede   Önergede, 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye hakkında 445 dosyanın Bakanlar Komitesi önünde beklediği, bunların 143’ünün öncü karar niteliğinde olduğu kaydedildi. Önergede, öncü kararların önemli bir bölümünün uzun yıllardır kapatılamamasının, AİHM kararlarının uygulanmasında yapısal bir tıkanmaya işaret ettiği vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: “Bunların 37’si artırılmış denetim, 106’sı ise standart denetim altında izlenen öncü kararlardır. Bu öncü kararların 27’si artırılmış denetimde, 51’i ise standart denetimde beş yıldan uzun süredir kapatılamamıştır. Aynı yıl Türkiye hakkında 69 yeni dosyanın daha icra denetimine girmiş olması, AİHM kararlarının uygulanmasında yapısal bir tıkanmanın sürdüğünü göstermektedir.”   Önergede, Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten şu soruları yanıtlaması istendi:    “*Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde izlenmeye devam eden Gurban grubu kapsamında, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bakımından bir gözden geçirme ve yeniden değerlendirme mekanizması kurulmasına yönelik Bakanlığınızca hazırlanmış bir yasal düzenleme çalışması var mıdır?   *Böyle bir çalışma varsa, bu çalışma hangi aşamadadır; taslak metin hazırlanmış mıdır, hazırlanmış ise hangi tarihte Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgisine sunulması planlanmaktadır?   *Böyle bir çalışma yoksa, Gurban grubunun 15 Mart 2016 tarihinde kesinleşmiş olmasına ve aradan on yıla yaklaşan bir süre geçmiş bulunmasına rağmen, bugüne kadar neden herhangi bir yasal düzenleme yapılmamıştır?   *Bakanlığınız, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bakımından cezanın infazı süresince hiçbir gözden geçirme imkânı tanınmamasının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 3’üncü maddesi bakımından hangi hukuki sonuçları doğurduğunu değerlendirmekte midir?   *Hâlihazırda Türkiye’de ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası infaz edilen kişi sayısı kaçtır?   *Bakanlar Komitesi’nin Türkiye hakkında umut hakkı bağlamında yürüttüğü denetim sürecinde, Bakanlığınız tarafından 2024, 2025 ve 2026 yıllarında hangi eylem planları, eylem raporları veya bilgi notları sunulmuştur?   *Bakanlığınız, Bakanlar Komitesi’nin 2025 tarihli ara kararında hatırlattığı, müebbet hapis cezaları bakımından en geç 25 yıl içinde gözden geçirme imkânı sağlayan ülke uygulamalarını incelemiş midir? İncelemişse hangi ülke modelleri değerlendirilmiştir?   *Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası bakımından bir gözden geçirme mekanizması kurulması yönünde Adalet Bakanlığı bünyesinde, bakanlıklar arası düzeyde ya da akademik-hukuki danışma çerçevesinde oluşturulmuş herhangi bir çalışma grubu bulunmakta mıdır?   *Türkiye hakkında Bakanlar Komitesi önünde bekleyen 143 öncü kararın 37’sinin artırılmış denetim, 106’sının ise standart denetim altında bulunması karşısında, Bakanlığınızın öncü kararların uygulanmasına ilişkin özel bir önceliklendirme ve takvimlendirme planı var mıdır?   *Önceki yıla göre 2025 sonunda Türkiye hakkında bekleyen dosya sayısının 445’e ulaşmış olması ve aynı yıl 69 yeni dosyanın daha icra denetimine girmesi karşısında, Bakanlığınız bu tabloyu yapısal bir uygulamama sorunu olarak görmekte midir?   *Türkiye’nin AİHM kararlarını uygulama oranının yaklaşık yüzde 90 olduğu yönündeki resmi ve gayriresmî söylemlere rağmen, öncü kararlar bakımından kapanma oranının yalnızca yüzde 68,5 olması hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?   *Genel istatistiklerde yüksek görünen kapanma oranının, büyük ölçüde tekrar eden dosyaların çokluğundan kaynaklandığı açıkken; Bakanlığınız neden öncü kararlar alanındaki düşük uygulama düzeyi hakkında kamuoyuna ayrı ve şeffaf bir değerlendirme yapmamaktadır?   *Gurban grubu kararlarının kapatılabilmesi için Bakanlığınızın öngördüğü somut yasal ve kurumsal adımlar nelerdir; bu adımlar hangi takvim içinde atılacaktır?”