Zimanger Eşbaşkanı: Yeni süreçte Kürtçe’ye statü istiyoruz 2026-05-10 09:02:18   Evin Çiftçi   RIHA - Kürt Dil Bayramı yaklaşırken Zimanger Eşbaşkanı Esma Şengül, “Bu bayramı kutlamak; aslında o günden bugüne dilimizi koruduğumuzun ve ona sahip çıktığımızın bir göstergesidir. Biz yeni süreçte Kürtçenin statü kazanmasını istiyoruz” dedi.   Kürtler, yüzyıllardır kendi dili, kimliği ve kültürü üzerinde yürütülen inkâr, imha ve asimilasyon politikalarıyla yüz yüze kalıyor. Kürdistan ve Türkiye metropollerinde yaşayan Kürt halkı, eğitim ve sağlık gibi temel alanlarda kendi dillerini kullanamamanın yarattığı ciddi sorunlarla karşılaşıyor. Bu durum hem günlük yaşamda zorluklara hem de Türkiye kentlerinde yaşayan Kürtler açısından ırkçılık ve ayrımcılık gibi toplumsal sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor. Anadilde hizmete erişimin kısıtlı olması, özellikle yaşlılar ve Türkçe bilmeyen bireyler için haklara erişimi daha da zorlaştırıyor. Kendi anadilinde eğitim alamayan çocuklar da birçok sorunla karşı karşıya kalıyor.   Bu politikalara karşı Kürtler de bulundukları her alanda Kürtçe konuşarak ve günlük yaşamlarında anadillerini yaşatarak mücadele ediyor. Anadili sahiplenme mücadelesinin bir parçası da 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı. Bu yıl da birçok alanda Kürt Dil Bayramı etkinliklerine ilişkin hazırlıklar yapılıyor. Her yıl kutlanan 15 Mayıs Kürt Dil Bayramı, 1932 yılında Celadet Ali Bedirhan ve bir grup Kürt aydını tarafından Şam'da yayımlanan Hawar Dergisi’nin ilk sayısının yayımlandığı günü simgeliyor. Bu tarih, Kürtçenin korunması ve geliştirilmesine yönelik mücadelenin sembolik bir ifadesi olarak kabul ediliyor.   15 Mayıs Kürt Dil Bayramı’na ilişkin Riha’daki Kürt Dili Araştırma Derneği Zimanger Eşbaşkanı Esma Şengül değerlendirmelerde bulundu.   ‘Dil varlığın kanıtıdır’   Kürt halkının yüzyıllardır inkâr, imha ve asimilasyon politikalarına karşı direndiğini söyleyen Esma Şengül, “Halklar varlığını, tarihini, edebiyatını, kültürünü ve sanatını kendi dilleri üzerinden devam ettirir. Bunun için dil, varlığın kanıtıdır. Bir halk kendi diliyle konuşmayı bırakırsa yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Eğer dilimizi yaşatmayı bırakırsak geriye bir şey kalmaz. Kürtçe, tarihten bugüne hep yasaklara maruz kaldı. Ancak Kürt halkı her zaman bu yasaklara başkaldırdı, kendi varlığını inkâr eden politikalara karşı mücadele etti ve başarılı da oldu” dedi.     ‘Eskiden konuşamadıkları dillerini şimdi öğreniyorlar’   Geçmişte Kürtçeye getirilen yasaklar nedeniyle anadillerini konuşamayanların şimdi kurslara geldiğini belirten Esma Şengül, “Eskiden Kürtçe üzerindeki yasaklar nedeniyle birçok aile çocuklarıyla Kürtçe konuşmaya korkuyordu. O dönem öğrenemeyenler şimdi kurslara geliyor. Öğrenmek isteyenlere burada imkân sunuyoruz. Buraya Kürtçeyi hiç bilmeyenler de, Kürtçesini geliştirmek isteyenler de geliyor. Öğretmenlerimiz her seviyede eğitim veriyor. Atölye şeklinde dersler yapıyoruz. Hafta içi salı ve perşembe günleri saat 17.00 ile 21.30 arasında yetişkinlere ders veriyoruz. Çocuklara ise hafta sonları öğleden sonra eğitim veriyoruz” diye konuştu.   ‘Çocuklar anadilinde kendini daha rahat ifade edebiliyor’   Anadilde eğitimin önemine vurgu yapan Esma Şengül, “Küçük çocuklar kendi dilleriyle eğitim gördükleri için çok meraklılar. Şimdiye kadar okullarda sürekli Türkçe eğitim gördüler. Bu nedenle burada anadilleriyle eğitim verdiğimizde dersler onlara daha güzel ve eğitici geliyor. Çocuklar anadilleriyle kendilerini daha rahat ifade edebiliyor. Derslerde eğlendiklerini ve severek katıldıklarını gözlemleyebiliyoruz. Anadillerini evde konuştukları için burada da Kürtçe ders işlendiğinde kendilerini daha iyi ifade edebiliyor, daha rahat ve mutlu hissediyorlar” ifadelerini kullandı.     ‘Bu bayram mücadelemizin sembolü’   “7 yaşındaki çocuğumuzdan 70 yaşındaki yaşlılarımıza kadar herkes diline sahip çıkmalı” diyen Esma Şengül, şöyle devam etti: “Kürt Dil Bayramı, Hawar Dergisi’nin ilk sayısının yayımlandığı günü temsil ediyor. Kürtçe günümüze kadar yasaklara maruz kaldı. Bu bayramı kutlamak; aslında o günden bugüne dilimizi koruduğumuzun ve ona sahip çıktığımızın bir göstergesidir. Kürt Dil Bayramı’nın kutlanması bu nedenle çok önemli. Kürtçenin sorumluluğu yalnızca bir dil kurumuyla sınırlı bırakılmamalıdır. Bu hepimizin görev ve sorumluluğudur. Anadilimizi geliştirme noktasında ‘Bu devletin işidir’ ya da ‘Kurumların işidir’ demeden herkesin çalışması gerekir. Halkın da bu bilinçle çocuklarını büyütmesi gerekir. Anne ve babaların çocuklarıyla anadili olan Kürtçeyi konuşması gerekir. Eksik hissedilen durumlarda ise Kürtçe kurumlarından eğitim talep edilmelidir.”   ‘Yeni süreçte Kürtçeye statü’   Kürtçeye resmi statü verilmesi gerektiğine dikkat çeken Esma Şengül, son olarak şunları söyledi: “Türkiye devleti her yerde Türkçeyi resmi dil olarak kullanıyor. Kürtler için ise resmi dil diye bir şey yok. Biz medyada ve devletin tüm kurumlarında Kürtçenin yer almasını istiyoruz. Yaşlılarımız hastaneye gittiklerinde yanlarında Türkçe bilen birisinin olması gerekiyor. Tercüman olmadan kendilerini ifade edemiyorlar. Biz yeni süreçte Kürtçenin statü kazanmasını istiyoruz. Türkçe için nasıl bir statü varsa Kürtçe için de aynı statüyü istiyoruz.”