Beritan Altın Güneş: Yasa çocukluğa savaş açmış durumda 2026-07-18 09:01:22   ANKARA - "Çocuk Yasası"na dair konuşan DEM Parti Milletvekili Beritan Altın Güneş, “Topyekûn çocukluğa karşı açılmış bu savaşı çocuklar için mücadele ederek durdurma şansımız var” dedi.   Okuldan koparılan, çalıştırılan, yoksulluğa ve şiddete maruz bırakılan çocukları koruyamayan iktidar, çocukların yaşam koşullarını iyileştirmek yerine adli süreçlere dahil olmuş çocuklara yönelik cezaları ağırlaştıran yeni bir yasa tasarısını Meclis'e sundu. Yasa teklifi; 15-18 yaş arasındaki çocuklara uygulanan ceza indirimlerinin kimi suçlarda tümüyle kaldırılmasını, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının önünün açılmasını, 12-15 yaş arası çocuklara daha az ceza indirimi uygulanmasını ve tekerrür hükümlerinin uygulanma yaşının 18’den 15’e düşürülmesini öngörüyor. Çocukların hapis cezalarının doğrudan eğitimevlerinde infaz edilmesi uygulamasına da son veren teklif, infazın kapalı cezaevinde başlamasını ve çocuğun eğitimevine geçişinin İdare ve Gözlem Kurulu kararına bağlanmasını içeriyor.   Yasa tasarısı   Yasa teklifi, Suça Sürüklenen Çocuklara dair kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nda kamu kurumları ve uzmanların yaptığı sunumlarda ortaya çıkan verilere rağmen hazırlandı. Adalet Bakanlığı bünyesindeki psikologların cezaevlerinde bulunan 617 çocukla yaptığı araştırmada, çocukların yüzde 51’inin okulu bıraktığı, yüzde 87,1’inin daha önce çalıştırıldığı, yüzde 43’ünün ailesinde ve yüzde 60,6’sının çevresinde kanunla ihtilaflı kişilerin bulunduğu belirlendi. Hazırlanan sunumlarda uzmanlar, çocukların yetişkinler gibi cezalandırılmaması, hapis cezasının son çare olması ve ‘suça sürüklenmenin’ eğitimden kopma, yoksulluk, emek sömürüsü, şiddet ve sosyal destek mekanizmalarının işlememesiyle birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Buna karşın yasa teklifi, devletin çocukları koruma sorumluluğunu güçlendiren mekanizmalar yerine çocuğu daha uzun süre ve ağır koşullarda hapsetmeyi öne çıkardı.   Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Çocuk Hakları Komisyonu Eş Sözcüsü Beritan Güneş Altın, yasaya dair konuştu. "Devlet, görmezden geldiği çocukları çocuk koruma mekanizmalarıyla buluşturmak yerine çocukluk yaşını düşürerek, çocukları cezaevlerine gönderiyor" diyen Beritan Güneş Altın, Suça Sürüklenen Çocuklara İlişkin Araştırma Komisyonu raporunun adli süreçlerde yapılacaklara geniş yer ayırırken, sosyal destek mekanizmalarına yer vermediğini belirtti.   Çözüm ne olmalı?   Komisyonda açığa çıkan gerçeklikle yasa tasarısının sunduğu çözümler arasındaki çelişkinin, devletin 100 yıllık inkâr ve cezalandırma refleksiyle ilgili olduğunu belirten Beritan Güneş Altın şöyle devam etti: “İktidar sanıyor ki her sorun alanını yok sayarak, inkâr ederek, özel savaş politikaları ile domine ederek ya da kapatarak, cezalandırarak sorunların üstünü örtüp çözebileceğini düşünüyor. Fakat Türkiye'de bugün hiçbir sorunun bu şekilde çözülemeyeceğini, bastırma, kapatma ve inkârla sonuç alınamadığını açık biçimde gördüğümüz günlerden, zamanlardan geçiyoruz. Dolayısıyla çocukları, suçla bir şekilde bağ kurmuş ya da bağlantılanmış ve suç örüntüsü oluşmuş çocukları cezaevine kapatarak ne yazık ki hiçbir şeyi önleyemiyoruz. Dünya bunu deniyor. Dünyada bununla ilgili çalışmalar var."   Onarıcı adalet talebi   Uluslararası sözleşmelerin tümünde, adli süreçte kanunla ihtilaflı hale gelmiş çocukları koruyan ve gelişim süreçlerini izleyen hükümlere yer verildiğini belirten Beritan Güneş Altın, çocukların hapsedilmesinin suçu önlememesi nedeniyle en son çare olması gerektiğini söyledi. Beritan Güneş Altın, "Biz bunun politik ve çocuk koruma hükümlerini ihlal eden bir yasa tasarısı olduğunu söylemek zorundayız. Çünkü çocukları hapsetmenin son çare olduğunu düşünen bir iktidar, yeni çocuk hapishaneleri yapmaz. Onun yerine onarıcı adalet teamüllerini, rehabilitasyon merkezlerinin, psikososyal destek mekanizmalarının olduğu, dünyada da örnekleri olan rehabilite edici köyler ya da onarıcı adalet mekanizmalarını inşa eder" dedi.   ‘Çocuğu hedef gösteren bir yasa’   Bir sistem haline dönüşmüş çocuk emek sömürüsü, çocuk yoksulluğu ve çocuk istismarının bulunduğunu dile getiren Beritan Güneş Altın, çocuğa karşı işlenen suçlarda yetişkinlere cezasızlık politikasını uygulayan devletin olduğunu söyledi. Tüm bunları onarmak için sunulan bir yasa teklifi olmadığını aktaran Beritan Güneş Altın, “Biz bunların onarılması gereken yasa tekliflerinin bu komisyondan çıkmasını beklerken tamamen ters yüz edilmiş, çocuğu hedef gösteren, aileyi hedef gösteren, çocuk adalet sisteminde geriye gidişi ifade eden bir yasa tasarısı ile karşılaşıyoruz.   Yasa tasarısının çocukların eğitim evi ile kapalı ceza infaz kurumları arasındaki geçişi sağlayacak mekanizma kadar kritik bir role sahip olması dolayısıyla bu yasa tasarısının mevcut halinin, çocuk hak aktivistliği yapan ve adalet sistemi içerisinde çocuk çalışan hiç kimsenin kabul etmesi mümkün değil” şeklinde konuştu.   Beritan Güneş Altın, komisyonda yapılan görüşmelere ve açığa çıkan gerçekliğe rağmen yasa tasarısının Meclis’e sunulmasını sistematik olarak çocuk haklarını hedef alan ideolojik bir yapılanma olarak gördüklerini belirtti.   ‘Çocuğa açılmış bir savaş’   Adalet sistemi içerisinde çocukluk yaşını 15’e düşüren bir anlayışın bir sonraki hedefinin evlilik ve çalışma yaşını da 15’e düşürmek olacağına vurgu yapan Beritan Güneş Altın, bunun çocukluğa yapılan bir müdahale olduğunu belirtti. Beritan Güneş Altın, “Bu yasa tasarısı komisyonda konuştuğumuz uzmanların tavsiyede bulunduğu yasa tasarısıyla uyuşmuyor, çok ciddi açmazları var. Dolayısıyla bu konuda muhalefet etmeye devam edeceğiz” diye belirtti.   ‘Çocukluğu hapseden anlayış deşifre edilmeli’   Yasanın topyekûn çocukluğa karşı açılmış bir savaş olduğuna dikkat çeken Beritan Güneş Altın, “Bu savaşı, çocuklar için mücadele ederek durdurma şansımız var. Gücümüz var, örgütlenmeye ihtiyacımız var, söz söylemeye ihtiyacımız var. Bunu kabul etmediğimizi, toplumun buna rızasının olmadığını ifade etmemize ihtiyaç var. Dolayısıyla ben daha fazla örgütlenmeye, gerçekler komisyonda bu kadar açığa çıkmışken buna rağmen çocukluğu hapsetmeye ve çocuğu cezalandırmaya sıkıştıran bu anlayışı deşifre etmeye, bu anlayışa karşı mücadele etmeye davet ediyorum” diye konuştu.