‘Tecrit derinleştikçe savaş da derinleşiyor’

  • 09:02 5 Kasım 2020
  • Güncel
ŞIRNAK - PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde yıllardır devam eden tecrit koşullarına dikkat çeken Şırnaklılar, tecridin savaşı derinleştirdiğine işaret ederek, “Tecridin ağırlaşması kadın katliamlarına da sebep oluyor. Derinleşen tecritle dağlarımız bombalanıyor, savaş da derinleşiyor” dedi.
 
PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde yürütülen ağırlaştırılmış tecrit koşulları her geçen gün artarak devam ediyor. 21 yıldır İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde, çeşitli hak ihlaline maruz kalan Abdullah Öcalan’a, en son verilen 6 aylık avukat görüş yasağının ardından 10 Ekim’de de bir sefer tek kullanabildiği telefon hakkına da 6 aylık yasak getirildi. Temel meşru hakkı olan aile ve avukatlarıyla görüşme hakkının engellenmesine tepki gösterenler ise dünyanın birçok ülkesinden çeşitli eylemler gerçekleştirmeye başladı. 12 Ekim’de Avrupa Konseyi (AK) önünde başlayan bir aylık oturma eylemi, her hafta farklı kesimden kişilerin devralmasıyla devam ediyor.
 
Şırnaklılar da Abdullah Öcalan üzerinde devam eden tecrit koşullarına dikkat çekerek, tecridin bir an önce son bulması gerektiği çağrısında bulundu.     
 
‘Derinleşen tecritle dağlarımız bombalanıyor’
 
“Tecrit ağırlaştıkça kötü şeyler oluyor, savaş daha çok derinleşiyor” sözleriyle tecridin toplum üzerindeki etkisine vurgu yapan Fahriye Güngen (40), ağırlaşan tecritle beraber baskı ve saldırıların da arttığına işaret etti. Herkesin kendi varlığı, dili ve kültürüyle yaşaması gerektiğini söyleyen Fahriye, “Kim olduğumuzun bilinmesini istiyoruz. Tecridin ağırlaşması kadın katliamlarına da sebep oluyor. Derinleşen tecritle dağlarımız bombalanıyor, savaş artıyor. Bu yapılan bir zulümdür. Biz kimseye bir şey yapmadık ama bize zulmediliyor. Tecridin bir an önce kaldırılmasını istiyoruz. Biz de herkes gibi yaşamak istiyoruz. Şehirlerimiz, binalarımız yakılıyor. Artık güzel şeylerin yaşanmasını istiyoruz. Tecridin kalkmasıyla birlikte tüm sorunlar çözüme kavuşacaktır. Tüm halklar gibi yaşamak istiyoruz. Hepimiz zulmün karşısında durmalıyız. Kimse zulmü kabul etmemeli. Herkes kendine, diline, halkına sahip çıkmalı” dedi. 
 
‘Kadınlar birlik olarak Önderlik için ayağa kalkmalıdır’
 
Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin bir an önce kaldırılması gerektiğini dile getiren Taybet Güngen (57) de  “Önderliğimiz üzerindeki tecridi lanetliyoruz ve her zaman önderimizin yanında olacağımızı belirtiyoruz. Halkların yanında önderleri de bulunmalı. Biz de önderimizin yanımızda olmasını istiyoruz. Barış ve kardeşlik istiyoruz. Herkes birlik olmalı ve mücadele etmeli. Kendimize sahip çıkalım. Önderimizin özgürlüğüne kavuşmasını istiyoruz ve Kürt halkı üzerindeki tecridin son bulmasını istiyoruz. Barış istiyoruz. Tüm kadınlar birlik olarak Önderlik için ayağa kalkmalıdır. Zindan kapıları açılsın. Tecrit zulümdür” diye belirtti. 
 
‘Tecrit ağırlaştıkça savaş da ağırlaşıyor’
 
Hanım Güngen (60) ise tecridin bir an önce kalkmasını istediklerini söyleyerek, ancak tecrit kalkarsa dünyanın daha yaşanılır bir hal alacağını ifade etti. Hanım, “Barış olsun istiyoruz. Tüm zindan kapıları açılsın istiyoruz. Bu zulmün sona ermesi için barış olmalı. Tecrit ağırlaştıkça savaş da ağırlaşıyor. Tüm dünyaya yayılıyor bu savaş. Barış olsun ve ne Kürt ne de Türk ölsün. Birlik için çabalamalıyız. Yaşadığımız müddetçe davamızın arkasındayız. Beni kesseler de tek kelime Türkçe bilmiyorum. Kürt’üz ve davamızın, toprağımızın arkasında olacağız” sözlerini kullandı.