Kadınlar dayanışma ile yaralarını sarmaya çalışıyor
- 09:41 5 Kasım 2020
- Güncel
Melike Aydın
İZMİR- Deprem bölgesinde “Ne evde ne dışarıda güvendeyiz” diyen kadınlar, pandemi devam ederken yaşanan depremin ardından dayanışma ile birbirlerinin yaralarını sarmaya çalışıyor. Kadınlar, deprem bölgesindeki hijyen sorununa işaret ederken, deprem bölgesinde çocukların yaşadığı travma ise görünmüyor.
İzmir’de 30 Ekim günü meydana gelen 6.8 şiddetindeki depremin bıraktığı hasar, dayanışma ile aşılmaya çalışılıyor. Depreminin ardından çadırlarda kalmak zorunda olan kadınlarla, kadınlar dayanışma gösteriyor. Depremin ardından kadınların hijyen ihtiyaçlarına cevap olunmayan deprem bölgesinde kadın dayanışması dikkat çekiyor. Bölgedeki kadınlar, depremin ardından izlenimlerini paylaştı.
‘Kadınların iş yükü ikiye katlandı’
Karşıyaka Yamaç Mahallesi’nde evleri hasar gören yurttaşların 12 civarında çadırda 4-5 aile bir arada kaldığını belirten Tevgera Jinên Azad (TJA) aktivisti Türkan Poyraz, şartların kadınlar ve çocuklar açısından zorlayıcı olduğunu ifade etti. Deprem korkusu ve pandeminin yurttaşlar açısından kaygı verici olduğunu dile getiren Türkan, “Ağırlıklı olarak kadınlar ve çocuklar için malzeme getirdik. Bebek bezleri, çocuk mamaları, dezenfektan malzemeleri, kadınlar için hijyenik malzemeler getirdik. Cinsiyet rolleri fazlasıyla belirgin. Yaşamın her alanındaki rollerinden kaynaklı iş yükleri ikiye katlanmış durumda. Tekrar deprem olabilir, altında kalabiliriz gibi korkuları var. 10 gün kadar burada olacaklar sanırım bu süre zarfında dayanışmaya devam edeceğiz” diye belirtti.
‘Olay anından beri sokaklardayız’
Depremin ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir il ve ilçe yöneticileriyle ihtiyaçları belirleme çalışması yaptıklarını söyleyen CHP Kadın Kolları Başkanı Suna Karabağ, gelen yardımların uzun süre ihtiyacı karşılayacak düzeyde olduğunu kaydetti. İnsanların bir poşet dahi olsa destek çıkmaya çalıştığını ifade eden Suna, “Herkesin üzüntüsü, ev kaygısı, can kaybı… Diğerlerinin morali yüksek. Tek kaygı barınma…” diye belirtti. Deprem sonrası hasarlı ev sayısının çok fazla olduğunu dile getiren CHP İzmir İl Kadın Kolları Sekreteri Hülya Metinman Kaya da yardım etmek isteyenlerin çok olduğunu belirterek, “Burası çok kalabalık şu anda. Her birimiz çalışıyoruz ama çadırlar böyle kalacak mı yoksa prefabrike evler mi yapılır bilemiyorum. Onlar da kriz masası oluşturdular. Mutlaka hepimizin eli onların üzerinde, birlik beraberlik olunca neden olmasın” dedi.
‘Çağrımıza tüm illerden destek geldi’
Depremin yaşandığı ilk gün gözlem yaptıktan sonra çadırlarda kadın ve çocukların ihtiyaçlarına dönük liste hazırlayarak dayanışma çağrısında bulunduklarını söyleyen Kampüs Cadıları’ndan Arzu Sert, çağrıya tüm illerden destek geldiğini dile getirdi. Daha çok çadırda kalan kadınların hijyen ihtiyaçlarının yeterince karşılanmadığını gördükleri için hijyen kiti hazırladıklarını söyleyen Arzu, “Çadırın kapısını çaldığımızda ped diyemediler. Daha çok giyecek ve yiyecek temelli ihtiyaçları sıraladılar. Bu nedenle biz sorduk ped ihtiyaçları var mı diye. Birçok sivil toplum kuruluşu ve bireyler ped dağıttı ama kısıtlıydı” şeklinde konuştu.
Çadırlarda cinsiyetçi iş bölümü
Cinsiyetçi iş bölümünün çadırlarda da devam ettiğini dile getiren Arzu, gözlemlerini şu şekilde aktardı: “Gün içinde çadırları gezerseniz bir erkeğe rastlamanız zor. Kadınların çadırlarla ilgilendiği, süpürdüğü, topladığını görüyoruz. Asla bir erkek yok. Evlerde olduğu gibi çadırlarla ilgilenme durumu var. Eksikleri ihtiyaçları karşılama hali var. Bizim oluşturduğumuz masalara çocuklar babalarıyla değil anneleriyle geliyorlar. İhtiyaç var mı dendiğinde kadınlar o çadırın ihtiyaçlarını bilmek ve akılda tutmak durumunda. Bir kadınla konuşurken problemin odağında çocuklar oluyor. Kadınlar deprem anında çocuklarıyla evlerinde olduğu için evlerine girmeye korkuyorlar. O nedenle çocuklarla da çalışmalarımız var.”
‘Deprem konuşulurken çocuklar unutuluyor’
Oluşturdukları gönüllü ağı ile çocuklar için ayrıca bir çalışma yaptıklarını kaydeden Arzu, pandemiden etkilenen çocukların depremin yarattığı travma ile baş etmeye çalıştığına işaret etti. “Sadece depremin konuşulduğu yerde çocuklar unutulduğunu” belirten Arzu, “Hemen yanı başımızda bir enkaz bölgesi var ve çalışmalar devam ediyor. Gün içinde çok fazla kurtarılan veya hayatını kaybedenler konuşuluyor. Burası bir şov haline getirilmiş durumda. Farklı siyasi yapıdan insanlar çocukların haklarını gasp ederek onlara sormadan bir şeyler giydirmeye çalışıyorlar. Ellerine hediyeler, çikolatalar tutuşturuyorlar. Çok fazla ilgi odağı halindeler. Aniden çadırınız, izniniz olmadan, size sorulmadan sosyal medya hesaplarında paylaşılmak üzere video çekiliyor. O çocukların da kadınların da hakları var. Onlara sorulmadan malzeme haline getirilip eşya gibi sunuluyorlar bence” ifadelerini kullandı.
Çocuklar için çeşitli atölyeler, yaratıcı drama, yoga yaptıklarını belirten Arzu, bu süreçte çocukların farklı tepkiler gösterdiğini söyledi. Arzu, çocukların yanlarında yapılan sohbetlere dikkat edilmediğine dikkat çekerken, “Çocuklardan biri inşaattan bir işçinin düştüğünü söyledi. Onlarla ilgili bir dünya yokmuş gibi konuşuluyor” dedi.
‘Arama çalışmaları bitince insanlar unutulmamalı’
Alanda başlarda Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı görevlilerinin engellemelerine rağmen sonradan içinde üç farklı kurumun yer aldığı psiko-sosyal destek çadırının kurulduğunu kaydeden Arzu, yeterli psikolojik desteğin verilmediğini, ancak desteğin verilmeye devam ettiğini ifade etti. Kadınlarla neler yapılabileceğine ilişkin dayanışma içinde olacaklarının altını çizen Arzu, “Depremin ilk günlerinde çok büyük destek geldi ama 5 gün sonra ne olacağını bilmiyoruz. Sosyal medyada ilgi düşünce veya arama kurtarma çalışmaları bitince bu insanlar unutulmamalı. Hala evleri yok insanların ve ısınma gibi problemler dışarda kurulan varillerdeki ateşlerle ısınıyorlar. Elektrik problemi de çözülmedi. Sadece duş için bir noktada çözüm üretildi” dedi.
Kadınlar dayanışmayı büyütüyor
Kadın Savunma Ağı’ndan Emine Akbaba da depremin yaşandığı ilk anlardan bu yana alanda olduklarını ve bu süre zarfında en büyük sorunlardan birinin tuvaletler olduğunu belirterek kadınların enfeksiyon kapma riski taşıdığını kaydetti. Tuvaletlerin şimdilerde dezenfekte edildiğini dile getiren Emine, şunları söyledi: “Mahallelerdeki kadınların İzmir’de pandemi sürecinden bu yana kurduğu artan bir dayanışma biçimi var. Kadınlar hem birbiri ile yan yana olarak destek olmaya çalışıyorlar hem de elindekini paylaşarak oluşturmaya deva ediyorlar. Hem pandemi koşullarında evde kalmaya mecbur bırakılırken bir taraftan da deprem korkusu ile baş başa bırakılıyoruz. Bugün yıkılan binaların fay hatlarından olduğunu biliyoruz. Ne evde ne de dışarıda güvendeyiz. O nedenle kadınlar olarak yan yanayız ve dayanışmayı birlikte büyüteceğiz.”








