'Sözleşmenin feshi, tek adam hükümetine işaret ediyor’
- 09:02 14 Nisan 2021
- Güncel
İZMİR / AYDIN - İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar açısından hayati öneme sahip olduğunu ifade eden kadınlar, daha katı cezalar gelmesi gerekirken, Sözleşmeden çekilerek erkekleri şiddete teşvik ettiğini söyledi. Kadınlar, “Kararı Cumhurbaşkanı’nın vermesi yine tek adam hükümetine işaret ediyor” dedi.
İstanbul Sözleşmesi’nin 20 Mart gecesi Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile feshedilmesinin ardından erkek şiddeti arttı. Ajansımızın derlediği verilere göre sadece Mart ayında 27 kadın katledildi, 15 kadın şüpheli şekilde yaşamını yitirdi. Artan şiddete ve Sözleşme’nin iptaline karşı kadın mücadelesi de yükseldi. Öncesinde olduğu gibi 20 Mart’tan sonra da alanlara çıkan kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” mesajını verdi, vermeye devam ediyor. Mikrofon uzattığımız kadınlar da fesih kararına karşı tepkilerini dile getirdi.
‘Artık katlanamadığımız bir durum’
Türkiye’de kadına yönelik şiddete karşı daha katı yasalar gelmesi gerektiğini, ancak Türkiye’nin Sözleşme’den çıkmasının yanlış bir karar olduğunu ifade eden Tuğçe Yıldız, “Sözleşmeden çekilmek kadınlar için kötü bir etki yaratacak. Sosyal medyada kadınlar için biz elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Karşı tarafın ceza alması için bir sürü şey söylüyoruz. Bazen bu işe yarıyor, bazen yaramıyor ama öldürülen kişinin hayatı yok oluyor. Bu bizim artık katlanamadığımız durum” şeklinde dile getirdi.
‘Üstünlük değil, eşitlik istiyoruz’
İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması gerektiğini vurgulayan Tuğçe, “Biz susarsak bunun sonu gelmeyecek. Sadece kadın olarak değil insan olarak elimizden geleni yapmalıyız. Biz kimseden üstün olmak istemiyoruz. Sadece eşit haklar istiyoruz. Bir kadının iş hayatında erkeğin sahip olduğu haklara sahip olması için 107 yıl çalışması gerekiyor. Bu eşitlik mi? Kadın işyerinde, dışarıda, her yerde tacize maruz kalıyor. Kimse bunları yaşamak zorunda değil. Herkes bilinçlenmeli” ifadelerini kullandı.
Kadınlar olarak İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanmasını talep ettiklerini dile getiren Tuğçe, “Artık kadın cinayeti, çocuk tacizi haberlerini görmek istemiyoruz. Bir kadın olarak hem cinsim bir şey yaşadığında susup sineye çekmesini istemiyorum. Kimse yaşadığından dolayı suçlu değildir. Bunu yapan ceza alsın, gezmesin dışarıda faillerin en ağır cezalar almasını istiyoruz” dedi.
‘Kadınları eve çekmeyi planlıyor’
İstanbul Sözleşmesi’nin kadınlar için hayati değer taşıdığını kaydeden Ezgi Sarı da Sözleşme’nin aynı zamanda kadınların yaşam güvencesi olduğunun altını çizdi. Ezgi, kadınların yaptığı eylem ve etkinliklerle Sözleşme’yi sahiplendiğini vurgularken, “İstanbul Sözleşmesi aktif olarak kullanılmasa da biz Sözleşme’nin varlığını biliyorduk. Sözleşme’yi feshederek kadınları daha çok eve çekmeyi planlıyor. Bu durum erkeklere özgüven verdi. Zaten katiller takım elbise giydiği zaman cezası düşüyorsa, Sözleşme’den geri çekinilmesi daha fazla özgüven kazandırdı. İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sözlerine yer verdi.
‘Tek adam hükümetinin işaretleri’
Sözleşmeden gece yarısı çekilme nedenin tepkileri azaltmak olduğunu ama gelişmelerin planlandığı gibi olmadığını dile getiren Gizem Al, “Kadınlar ertesi gün tüm illerde toplanıp tepki gösterdi. Sözleşmeden çekinilmesi Meclis’in karar vermesi gereken bir şey. Kararı Cumhurbaşkanı’nın vermesi yine demokratik olmadığına ve tek adam hükümetine işaret ediyor. İstanbul Sözleşmesi’nin uygulanması için zaten yıllardır uğraşılıyor. Tam sesimizi duyurmuşken, bir gecede feshedilmesi kadınları ve LGBT+’ların haklarını gasp etmektir” değerlendirmesinde bulundu.
‘Aile dışında kalan kesimi çıkarmak istiyorlar’
Gizem, İstanbul Sözleşmesi’nin imzalandığı 2011 yılındaki şiddet ve katletme vakalarındaki düşüşe işaret ederek, şunları söyledi: “Sözleşme uygulanmadıkça, hükümet erkeği korudukça kadın cinayetleri daha arttı. Uygulansaydı kadın cinayetleri büyük oranda azalacaktı. Devletin kadına ve kadına yönelik şiddete karşı tutumunu görüyoruz. Katiller cezalandırılmıyor. Yeni sözleşmeyle erkeklerin ceza almasının önlenmesini kanuna uyduracaklarını düşünüyorum. İstanbul Sözleşmesi sadece aileyi kapsamıyor. Sevgililere, LGBTİ+’lara karşı olan şiddeti de içeriyor. ‘Aile yapısını bozuyor’ söylemleri de aslında aile dışında kalan kesimleri çıkarmak için. Ankara Sözleşmesi’nin kadınları ve LGBTİ+’ları koruyacağını düşünmüyorum. İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin geri çekilmesi ve uygulanması gerekiyor. Katillerin, şiddet faillerinin gereken cezayı alması gerekiyor. İstanbul Sözleşmesi yaşatır.”
‘Sözleşme’den çıkmak şiddete teşvik etti’
İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının kadınlara yapılmış bir haksızlık olduğunu ifade eden Aysel Gül ise “Bizim olan hakların bize sorulmadan, haberimiz olmadan feshedilmesi çok saçma. Şu an var olan durumdan daha kötü olacağımız gayet açık. Çünkü sözleşmeden çekilmek insanları şiddete teşvik ediyor. Var olan bir Sözleşme’den çıkılmasına dair mantıklı bir neden bulamıyorum. Bu ülkede yaşıyorsak cinsiyet ayırmaksızın birbirimize destek olmalıyız” dedi.







