İstanbul Sözleşmesi eyleminde polisten ısrarlı takip ile taciz
- 18:00 15 Nisan 2021
- Güncel
İZMİR- İstanbul Sözleşmesi’nin feshini, yaptkları eylemle protesto eden kadınlar, sonrasında polisin ısrarlı takibi ile taciz edildi.
İstanbul Sözleşmesi’nden Vazgeçmiyoruz Kampanya Grubu, İstanbul Sözleşmesi’nin feshini protesto etmek için düzenledikleri nöbet eylemi için Konak İskelesi önünde bir araya geldi. “İstanbul Sözleşmesi bizimdir vazgeçmiyoruz” pankartı açan kadınlar, “İstanbul Sözleşmesi yaşatır”, “Kadınları değil katilleri yargıla”, “Özsavunma haktır yargılanamaz”, “Jin jiyan azadi” ve “Kadınları değil katilleri yargıla” sloganları atıldı. Eylemde kadınlar adına açıklama metnini Eylem Tunalı okudu.
‘Sözleşme kadınların kalkanı niteliğinde’
Sözleşmenin ırk, renk, dil, din, statü, cinsel yönelim, medeni hal, göçmen, mülteci gibi hiçbir ayrımcılık yapılmaksızın kadın, çocuk ve LGBTİ+’ların anayasal haklarını, erkek şiddeti karşısında devletin koruma görevini pekiştirdiğini dile getiren Eylem, sözleşmenin kadınların mücadelesinin ürünü olduğunu ve meşru olduğunu kaydetti. Eylem, “İçerdiği 81 madde, tek tek yaşanmış bir öyküyle temellendirilebilir. İstanbul Sözleşmesi, ataerkil sistemin aracı olan erkek şiddetine karşı kalkanımızdır. Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, erkek lehine kurduğu tüm yapılara itiraz metnidir. Bugün kağıtlara yazdığımız 81 maddenin her biri hayatlarımızla bedellenmiştir ve kimsenin vicdanına bırakabileceğimiz konular değildir. Hayatlarımızı ve haklarımızı, bize bağışlanmış armağanlar olarak görmenize izin vermeyeceğiz” diye belirtti.
‘İktidar salgın koşullarını lehine çevirmeye çalışıyor’
AKP iktidarının, toplumu temelden sarsan her sorunu, fırsata çevirme politikasının salgın koşullarında devam ettiğini ifade eden Eylem, “Salgınla mücadele yöntemi olarak, eve kapanmayı öneren iktidar, kadın, çocuk ve LGBTİ+’ların uğradığı şiddeti katbekat artıran bu uygulamanın zararlarını engelleyecek Sözleşmeden çekildiğini söyleyerek, bizden vazgeçtiğini ilan etmekten çekinmemiştir. Salgın bahanesiyle eve kapatıldığı için okula gönderilmemesi fiili meşruiyet kazanmış kız ve erkek çocuklarının yaşadığı istismarı gizlemek bir diğer hedefidir. Salgın koşullarında giderek artan yoksulluğun neden olacağı öfkenin önüne kadınları ve LGBTİ+ları atarak, kendisine yönelecek toplumsal itirazın önünü kesmeyi planlamakta, bize “kum torbası” muamelesini fıtrat olarak dayatmaktadır” şeklinde konuştu.
‘Toplumsal gerçeklik çarpıtılıyor’
Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı vasıtasıyla ev içi şiddetin nedeni olarak, cinsiyet eşitsizliğini değil alkol kullanımını bahane ederek hem toplumsal gerçekliği yanlış algılatmak hem de özgürlüklerin kısıtlanmak istendiğini belirten Eylem şu ifadeleri kullandı: “Hiçbir hukuk devletinde, ‘istediğimizi yaparız’ gibi bir cümlenin kurulamayacağını bilmelerine rağmen, sözleşmenin ne uluslararası hukuk prosedürüne ne de iç hukuk kurallarına uygun olmayan feshini aklamaya çalışmaktadır. Şiddete ve ayrımcılığa maruz kaldığımızda yanımızda durmayan kolluk kuvvetlerinin, anayasal hakkımıza uygun eylemlerimize uyguladığı orantısız şiddetin de kaynağı olan baskı siyasetini normalleştirmek istemektedirler.”
‘Baskıların sıradanlaşmasına izin vermeyeceğiz’
AKP iktidarının ana akım medyayı kullanarak yalan bilgiler yaydığını ifade eden Eylem şöyle devam etti: “Bayi toplantısı gibi üç-beş erkeğin, tükürükler saçarak hönkürdüğü konuların hepsi ya sözleşme içeriğinde asla yer almamaktadır ya da, bağlamından kopuk anlatılmaktadır. Ne yaparsanız yapın. Bizi, yani kadim bir mücadele tarihinin özneleri olan kadınları korkutamayacak, sindiremeyecek ve kandıramayacaksınız. Sizi görüyor, tanıyor ve biliyoruz. Kadına şiddetin katlanarak arttığını, çocuk istismarının gizleyemediğiniz yükselişini ve LGBTİ+’lara uygulanan ağır baskının sıradanlaştırılmasına izin vermeyeceğiz. İstanbul Sözleşmesi eylemlerine destek verdikleri bahanesiyle sınır dışı etmek için uğraştığınız 4 İranlı kadının da hakkını koruyan sözleşme bizimdir vazgeçmeyeceğiz.”
Eylem, son olarak sözleşme uygulanana kadar mücadeleye ve nöbet eylemlerine devam edeceklerini söyledi.
Açıklamanın ardından kadınlar oturmaya başladı. Oturma eyleminin bitimine yakın polis ablukası daraltılırken, kadınlar eylem sonrasında onlarca polis tarafından takip edilerek taciz edildi.







