Yüksekova'da 'Faşizme karşı örgütleniyoruz' buluşmaları devam ediyor

  • 17:45 11 Ağustos 2021
  • Güncel
HAKKARİ - DTK ve DBP heyeti, "Faşizme karşı örgütleniyoruz" buluşmaları kapsamında Yüksekova'da Bawenîs, Sorê, Dara, Şîşemzîna halkıyla bir araya geldi. 
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk ve Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz’in Hakkari ve ilçelerindeki “Faşizme karşı örgütleniyoruz ” buluşmaları köy ziyaretleri ile devam ediyor. Buluşma kapsamında bugün Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı, Bawenîs, Sorê, Dara, Şîşemzîna'da halkla bir araya gelindi. Ziyaretler kapsamında Heyete, Halkların Demokratik Partisi Hakkari Milletvekili Sait Dede, HDP Hakkari ve Yüksekova ilçe Eşbaşkanları’nın yanı sıra Barış Anneleri Meclisi üyeleri de eşlik etti. 
 
İlçeye bağlı 4 köyde düzenlenen buluşmalara, çevre köylerde yaşayan yurttaşlarda katılım sağladı. 
 
'Halkımızla birlik ruhumuzu güçlendirmeliyiz'
 
Parti ve halkın öncüleri olarak yaşanan süreçte halkla iletişim kopukluğu olmaması için kuvvetli bağların kurulması gerektiğini aktaran DTK Eşbaşkanı Berdan Öztürk, " Halkımızla birlik ruhumuzu güçlendirmeliyiz. Kürt halkına, haklarına, diline ve iradesine karşı, iktidarın ömrü günbegün kötüye gidiyor. Türkiye devleti, Kürt halkına karşı yüz yıllardır büyük katliamlar gerçekleştirdi. Ama Kürt halkı yerine bu baskılara ve zulmü onlar görseydi yüz yıl değil 1 yıl bile dayanamazdı. Devlet 90'larda yürüttüğü vicdansız ve ahlaksız politikalardan dolayı Kürt halkını Kürdüm demeye utanacak hale getirdi. Son 6 yılda bu saldırıları daha da arttırdı. Çöktürme planını devreye soktu, bununla birlikte amaçlarına ulaşacaklarını sandılar, ama akılsızların unuttukları bir şey vardı. Onlar Kürt halkının tarihine bakmadı. Halkımız tarihten bu yana zulümlerden ve katliamlardan geçti ama yinede halkımız toprağından, dilinden ve aslından vazgeçmedi" dedi. 
 
'Ne Türk ne de Kürt halkını öldürmekle bu savaş bir yere varmaz'
 
Asıl amaçlarının Ortadoğu'da tüm halklarla ortak bir yaşam kurmak olduğunu belirten Berdan, "Tüm din, dil ve ırklar ortak yaşamda buluşsun istiyoruz. Tüm kimlikler bir olarak ortak yaşamın inşa edilmesini istiyoruz. Bu fikriyatın, anlayışın sahibi kimdir dersek, fikriyatın sahibi Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'dır. Ortak yaşamın sahibini yıllardır tecrit altında tutarak engellemek istiyorlar. Cumhuriyet tarihinden bu yana Kürt halkı üzerinde yürütülen asimilasyon ve imha politikalarını Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan boşa çıkardı. Sayın Öcalan sayesinde Kürt halkı bir kez daha kendisini tanıdı ve tüm dünya da tanıdı. Sayın Öcalan Kürt halkı kültürü ve dili için başlattığı mücadele yıllardır her türlü zulme karşı başarıyla bugüne kadar geldi. Sayın Öcalan Türkiye halkı içinde 93'ten bu yana şunu söylüyor, ne Türk nede Kürt halkını öldürmekle bu savaş bir yere varmaz. Bu örnekler dünya üzerinde ki devletler olan İspanya ve İngiltere'de yaşandı. Bu sorunların çözümü geçmişten bu yana barış masası kurularak, diyalogla çözüme kavuşturulmasıdır. Barış ve diyalog dışında bir çözümü yok" ifadelerini kullandı.
 
'Tecrit politikalarıyla iktidar savaşı daha da büyütüyor'
 
İzmir'e HDP İl binasına düzenlenen saldırı sonucunda Deniz Poyraz ve Konya'da Kürt aileye yönelik düzenlenen katliama değinen DBP Eş Genel Başkanı Saliha Aydeniz de, "AKP ve MHP iktidarı söylemleri ve politikaları sonucu Konya'da 7 yurttaşımız katledildi. İktidar şimdiye kadar bu tür katliamlar yaparak ömrünü uzatmaya çalıştı ve bu aşamaya kadar gelebildi. Kürt sorunu çözüme kavuşmadığı için ülke ve Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan üzerinde tecrit uygulanıyor. Tecrit 22 yıl önce İmralı Adası’nda başladı bugün ise son 6 yılda tüm Ortadoğu ve Türkiye halklarına ve cezaevlerine sirayet etmiş durumda. Tecrit politikalarıyla iktidar savaşı daha da büyütüyor. Yaşanan ekonomik kriz ve kaos ortamına Sayın Öcalan'ın felsefesi örnek bir durumda. Kriz ve kaos ortamından çıkmak için bugün açlık grevleri 258'nci günüde devam ediyor. Tüm dünyada başta Mısır, Amerika ve Arap ülkeleri olmak üzere her yerde Sayın Öcalan'ın felsefesini okuyan, tanıyan ve Rojava devrimini gören aydın ve yazar kişiler Sayın Öcalan için özgürlük talep ediyor. Açlık grevinde bulunan tutukluların talepleri vicdani ve ahlakidir. Grev Türkiye ve Ortadoğu halkları için bir umuttur. Bizlerde bu yükü hep beraber taşımalıyız. Tüm yükü sadece grevde bulunan tutukluların üzerinden yürütmemeliyiz” diye konuştu. 
 
Heyet'in bölgedeki ailelerle buluşma ve temasları ise devam ediyor.