HDP’li Songül Çetin: Korkmamalı sokaklara inmeliyiz
- 09:02 12 Ağustos 2021
- Güncel
Öznur Değer
KONYA - HDP Konya İl Eşbaşkanı Songül Çetin, artan ırkçı saldırılara dikkat çekerek, “Devlet kendini Kürt düşmanlığıyla ayakta tutmaya çalışıyor. HDP olarak bu ırkçı saldırılar karşısında ciddi çalışmalar yürütmek zorundayız. Bu saldırılar bizim korkmamıza değil, daha da güçlenip sokaklara inmemizi gerektirecek olan şeylerdir” dedi.
Son bir ay içinde 4’ü kadın 8 Kürt ırkçı saldırı sonucunda katledilirken, onlarca Kürt yaralandı. Afyon’da ve Antalya’da mevsimlik işçi olarak çalışan Kürtler ırkçı saldırı sonucunda darp edildi, Ankara’da yaşayan aynı aileden 4 Kürt ateşli silahla ağır yaralandı, yine Ankara’da çocuklarıyla birlikte yaşayan Kürt kadın maruz kaldığı saldırı sonucunda evini taşımak zorunda bırakıldı. Irkçılık bilançosunun bir ayı saydıklarımızdan fazla iken, cezasızlık politikaları ile kışkırtıcı siyasi dil tabloyu daha da derinleştiriyor. Özelde Konya’da bir ay içinde Kürt oldukları için katledilen 8 kişi ciddi bir sorun haline gelen ırkçılığı gözler önüne seriyor.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Konya il Eşbaşkanı Songül Çetin, Kürtlere dönük artan ırkçı saldırılara ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, iktidarın kendini Kürt düşmanlığıyla ayakta tutmaya çalıştığını ifade etti.
‘Toplum ‘Kürt ve Türk’ olarak ikiye ayrıldı’
Irkçı saldırıların çok derin bir konu olduğunu söyleyen Songül, Dedeoğulları ailesine yönelik gerçekleşen saldırının münferit bir saldırı olmadığını vurguladı. Uzun süredir ırkçı ve faşist saldırılara tanıklık ettiklerini kaydeden Songül, partilerine ve parti üyelerine yönelik gerçekleşen saldırıları hatırlattı. Dedeoğulları ailesine yönelik ölümcül bir ırkçı saldırının gerçekleşmesinin kaynağında hükümetin yarattığı dil olduğunu sözlerine ekleyen Songül, “O dille beraber halkın bilinçaltında yaratılan olgulardır. Bu dille beraber toplum ‘Kürt ve Türk’ olarak ikiye ayrıldı. Devletin yüz yıllık sürecinden bahsetmek gerekiyor. Bu, son noktada bir ailenin başka bir aile tarafından katledilmesiyle sonuçlandı. Şu anda devlet ve partiler aradan çekilip halklar birbirine kırdırılacak noktaya gelindi” sözlerine yer verdi.
‘Bana karşı da bir saldırı olur mu?’
Halklar arasında tedirginlik ve kutuplaşmanın olduğunu dile getiren Songül, herkesin “Bana karşı da bir saldırı olur mu?” kaygısı taşıdığını belirtti. İnsanların kaygı duymakta haklı olduklarını ifade eden Songül, medyada her gün bir saldırı haberi izlediklerini söyledi. Antalya, İzmir, Manisa ve Isparta’da gerçekleşen orman yanlarından bile Kürtlerin sorumlu tutulduğunu söyleyen Songül, “Bunun sonucunda elbette bir kaygılanma olacak. İnsanlar sokağa çıkmaya korkacak hale getirilmeye çalışılıyor. Bunlar bilinçli yapılan şeyler” ifadelerini kullandı.
‘11 yıllık süreç 7 kişinin katledilmesiyle sonuçlanıyor’
Songül, Dedeoğulları ailesinin, 12 Mayıs’ta gerçekleşen saldırıdan kısa bir zaman sonra katledildiklerinin altını çizdi. Aile yakınlarını sıklıkla ziyaret ettiklerini belirten Songül, aile yakınlarının tedirgin olduklarını ifade etti. Katilin arkasındaki gücün kim olduğunun bilinmediğine dikkat çeken Songül, “Bu olayların nasıl başladığı, nasıl devam ettirildiği bilinmiyor. Aile bireyleri tedirgin olduklarını söylüyor. ‘Fail tutuklanmış olabilir ama başkaları gelip bizi katledebilir. Artık hedef noktasındayız’ diyorlar. 11 yıllık süreç 7 kişinin katledilmesiyle sonuçlanıyor. Doğal olarak tedirgin olacaklar” şeklinde konuştu.
‘Devlet kendini Kürt düşmanlığıyla ayakta tutmaya çalışıyor’
Sistemde bir Kürt düşmanlığı oluşturulduğuna işaret eden Songül, devletin kendini Kürt düşmanlığıyla ayakta tutmaya çalıştığını aktardı. HDP olarak bu ırkçı saldırılar karşısında ciddi çalışmalar yürütmek zorunda olduklarının altını çizen Songül, HDP’nin düşüncelerinin yayılmasıyla faşist saldırıların azalacağını vurguladı. Songül, devletin de HDP’nin amacının farkında olduğunu belirterek şöyle devam etti: “Türkiye ne kadar demokratikleşirse o kadar güçlenecek. Bunun da farkındalar ama 100 yıldır devletin beslendiği bir nokta var, milliyetçilik. Biz bu saldırılara karşı durabilecek güçte olduğumuza inanıyoruz. Halklarımızla beraber bu saldırıları yeneceğiz. AKP-MHP hükümeti çok uzun süredir Osmanlı devletinden dem vuruyor, Osmanlıcılık oynuyor. AKP ve MHP zihniyeti tamamen Türk-Sünni olarak insanları asimile etme, Türk ve Sünni olmayan halkları ötekileştirmeye yönelik bir sistem uyguluyor. Demokratikleşmekten başka bir alternatif söz konusu değil. Türkiye’nin tek bir kurtuluşu var, bütün halkları, inançları, kültürleri, değerleri kabullenip yeni bir anayasa çıkarmalı ve halklara ‘Bizler yanlış yoldan gidiyoruz, doğru yol demokratik, adil, barış içinde yaşayan bir Türkiye’dir’ demeliler.”
‘Korkmamalı sokaklara inmeliyiz’
“HDP’yi ne kadar terörize ederlerse etsinler bu korku coğrafyası belirli bir zamana kadar gidecek” diyen Songül, korku coğrafyasının tamamen yıkılacağının altını çizdi. Songül, “Gün korkma, sinme, kendini yok etme günü değildir. Kürtler olmadan kimse iktidara gelemez, kimse kazanamaz ve Türkiye demokratikleşemez, özgürleşemez. Devlet bizim gücümüzün farkında. Biz de bu gücü en iyi şekilde kullanmalıyız. Konya’da 7’si bir aileden 1’i başka bir aileden olmak üzere toplam 8 kişi katledildi. Bu bizim korkmamıza değil, daha da güçlenip sokaklara inmemizi gerektirecek olan bir şeydir. Bizler Türkiye’yi demokratikleştireceğiz” dedi.







