Roboskî Katliamı anması: Katliam modern idamdır

  • 19:49 28 Aralık 2021
  • Güncel
İZMİR - Roboskî Katliamı’nın yıldönümü dolayısıyla İzmir’de yapılan anmada “katliamın insanlığa işlenmiş suç olduğu ve açığa çıkarılması” çağrısında bulunularak bölgede şiddetin ve savaş politikalarının devam ettiğine dikkat çekildi.
 
Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Roboskî köyünde 28 Aralık 2011'de Türk Silahlı Kuvvetleri'ne (TSK) ait savaş uçaklarının bombalaması sonucu çoğu çocuk 34 kişinin katledilmesinin 10’uncu yıldönümü nedeniyle İzmir Emek ve Demokrasi Cephesi, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. “Roboskî katliamı insanlık suçudur” yazılı pankartın açıldığı basın açıklamasında “Kürdistan faşizme mezar olacak”, “Roboskî’nin hesabı sorulacak”, “Ey şehîd Xwîna te erdê namîne” “Susma haykır savaşa hayır”, “Katil devlet hesap verecek” sloganları atıldı. Basın açıklamasını KESK İzmir Dönem Sözcüsü Veysel Beyazadam gerçekleştirdi. Açıklamaya Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Halkların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay ve İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri de katıldı.
 
‘Adalete erişim sağlanmadı’
 
Katliam tarihinden bugüne kadar Roboskîliler üzerindeki baskı ve şiddetin devam ettiği, adalete erişimlerinin işkenceye dönüştüğü belirtilen açıklamada, geçen zamanda bombalamanın devam ettiği vurgulandı. Roboskîlilerin köy dışındaki yaşam alanlarının sınırlandırıldığı ifade edilen açıklamada, “Bölgenin birçok yerinde yasaklanan yaylalar ve ilan edilen özel güvenlik bölgeleri ile köylülerin ekonomik yaşamına büyük zararlar verildi. Katliamla ilgili soruşturma başlatıldı, soruşturma dosyası askeri savcılığa gönderildi, müfettişler görevlendirildi, komisyonlar kuruldu ve ne yazık ki bu tür dosyalarda her zaman şahit olduğumuz üzere dosya ile ilgili ‘kovuşturmaya yer olmadığı’ kararı verildi. Bunun üzerine Roboskîli aileler, 18 Temmuz 2014’te Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvuru yaptı. Anayasa mahkemesine giden başvuru usulü eksiklikten dolayı reddedildi” denildi.
 
‘AİHM kararı cezasızlık değirmenine su taşıdı’
 
İç hukuk yollarının tüketilmesinden sonra davanın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) taşındığı 17 Mayıs 2018 günü AİHM’in ret kararı verdiği hatırlatılan açıklamada, “AİHM, bu ret kararı ile adeta Türkiye’de uzun yıllardır yürürlükte olan cezasızlık politikasının değirmenine su taşımış oldu” değerlendirmesinde bulunuldu. Açıklamada sağlık, eğitim ve çalışma hakkı ihlal edilen halkın yaşam hakkının da elinde alındığı vurgulanırken, “İleri teknoloji ürünleri olarak övünülen ve savaş amacıyla satın alınan silahların kendi coğrafyasında yaşayan sivilleri bombalaması, biz insan hakları savunucuların nazarında aslında bir post modern idam yöntemidir. 10 yıl önce gencecik sivil insanların üzerine atılan bombalar bir haliyle hem Roboskîli insanlara hem de bir bütün olarak Kürt halkının benliğine atılmıştır” ifadeleri kullanıldı.
 
Binlerce insanın militarist politikalarla katledildiği kaydedilen açıklamada, devlete ve siyasal iktidara yapılan çağrıda şu talepler sıralandı:
 
“* Roboskî Katliamı ile ilgili hakikatin ortaya çıkması için üzerinize düşen sorumluğu yerine getirin, faillerin ortaya çıkartılması ve yargılanmaları için cezasızlık politikasından vazgeçmesini talep ediyoruz.
 
* Devletin aşırı güvenlik politikalara gösterdiği hassasiyetin, bu katliamlara ilişkin gerçeği açığa çıkartılmasına da gösterilmesini talep ediyoruz.
 
* Yine Roma Statüsü çerçevesince değerlendirildiği vakit yaşanan bu katliamın, insanlığa karşı işlenmiş bir suç olduğu gerçeğinin kabul edilmesini ve ailelerin adalete erişimin sağlanması için tüm engellerin bertaraf edilmesini gerektiğini hatırlatıyoruz.”
 
Açıklama sloganlarla sona erdi.