21 yıl önce kaybedilen Serdar ve Ebubekir’in akıbeti soruldu

  • 13:34 29 Ocak 2022
  • Güncel
DİYARBAKIR - Kayıp yakınları 677’nci haftasında Silopi’de kaybedilen Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in akıbetini sordu.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, faili meçhul cinayetle katledilen ve gözaltında kaybedilenlerin akıbetlerini sormak ve faillerin yargılanması talebiyle her hafta düzenledikleri eylemlerinin 677’nci haftasında Koşuyolu Parkı Yaşam Hakkı Anıtı önünde bir araya geldi. Eyleme kayıp yakınları, İHD Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Zeytun ve İHD’liler, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Diyarbakır İl Eşbaşkanları Gülistan Atasoy ve Zeyyat Ceylan ile HDP ilçe örgütleri katıldı.
 
‘Zırhlı araçlar yakınlarımızın canını almaya devam ediyor’
 
İlk olarak konuşan Abdullah Zeytun, bölgede zırhlı araçlarla katledilen yurttaşlara ve faillerin cezasızlıkla yargılanmasına değindi. Abdullah, “Zırhlı araçların ya da kamu görevlilerinin kendilerine tahsis edilmesiyle düzensiz kullanmasından kaynaklı yurttaşımızı kaybettik. İHD olarak son yıllara ilişkin hazırladığımız raporumuzda da yer verdik. Güvenlikçi politikalar her gün bir yakınımızın canını almaya devam ediyor. Bu politikalardan vazgeçilmesini Kürt sorununun başta olmak üzere evrensel mekanizmalarıyla çözülmelidir. Aksi halde zırhlı araç ve silahlı çatışma ortamında insanlar yaşamını yitirmeye devam edecektir. Bizler de İHD olarak bu gerçekleri söylemeye devam edeceğiz. Bu araçların yaşam alanının dışında kullanılması gerekiyor” dedi.
 
‘HADEP açılamaz buna asla izin vermem’
 
Yapılan konuşmanın ardından İHD Şube Kayıp Komisyonu üyesi Fırat Akdeniz, Şırnak’ın Silopi ilçesinde 25 Ocak 2001 yılında kaybettirilen Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz’in hikâyesini paylaştı. Fırat, 25 yaşındaki Serdar Tanış ve arkadaşları Silopi’de HADEP ilçe teşkilatı açmak üzere çalışmalara başladığını söyledi. Fırat, çalışma yürütenlerin, Şırnak İl Jandarma Alay Komutanı General Levent Ersöz ve Silopi İlçe Jandarma Karakol Komutanı Yüzbaşı Süleyman Can’ın “Benim bulunduğum bölgede HADEP açılamaz, buna asla izin vermem” şeklinde ki ağır tehdit ve baskılarına maruz kaldığına dikkat çekti. Tüm baskılara rağmen 3 Ocak 2001 tarihinde Serdar Tanış ve arkadaşlarının HADEP ilçe teşkilatı açtığını ifade eden Fırat, Serdar Tanış’ın da ilçe başkanı olduğunu ve sonrasında baskıların daha da arttığını kaydetti.
 
Fırat açıklamanın devamında şu ifadelere yer verdi:
 
“25 Ocak 2001 tarihinde Silopi Jandarma Komutanlığından Serdar Tanış telefonla aranıp Komutanlığa gelmesi istenilir. Serdar Tanış, ilçe yöneticisi Ebubekir Deniz’i de yanına alarak Silopi İlçe Jandarma Komutanlığı’na gider ve onlardan bir daha haber alınmaz. Aynı gün takiben saat 15.00 sularında cep telefonundan Tanış ve Deniz’i arayan yakınları ve partili arkadaşları, telefonlarının kapalı olması nedeniyle kendilerine ulaşamazlar. 26 Ocak 2001 tarihinde Tanış ve Deniz’in yakınları Silopi Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusu niteliğinde kayıp ihbarı yaparlar. Bu başvuru üzerine olaya ilişkin görgüleri bulunan tanklar Ömer Sansur, İsa Kanat, Hamit Belge ve Eyüp Tanış’ın ifadeleri alınır.
 
26 Ocak 2001 tarihinde Tanış ve Deniz’in yakınlarının İHD Diyarbakır şubesine başvuruları üzerine, İHD Şube Başkanı Avukat Osman Baydemir durumu yazılı olarak Şırnak Valiliğine, Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’na, Silopi Kaymakamlığı’na, Olağanüstü Hal Bölge Valiliği’ne ve TBMM İnsan Hakları Araştırma Komisyonuna bildir. Gerekli girişimlerde bulunulması ve adı geçenlerin can güvenliğin sağlanmasını talep ediliyor. Osman Baydemir aynı gün, Olağanüstü Hal Bölge Vali Yardımcılarından biri ile Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı’yla birer telefon görüşmesi yapar. İkisinin yakınlarının başvuruları üzerine Avukat Tahir Elçi, Uluslararası Af Örgütüne başvurarak, adı geçenlerin ‘gözaltında kaybolma’ ihtimali bulunduğunu ve yaşamlarının tehlikede olduğunu belirterek ‘acil eylem’ çağrısında bulunur.
 
AHİM devleti sorumlu tuttu
 
İnsan hakları örgütleri, aydınlar, BM yargısız ve keyfi infazlar komisyonu Tanış ve Deniz’in akıbeti için devreye girer. Ama tüm girişimler sonuçsuz kalır. Dosya etkin bir soruşturma yürütülmeden 2015 yılında takipsizlik ile sonuçlanır. Takipsizlik kararına yapılan itiraz ise Cizre Sulh Ceza Mahkemesi tarafından reddedilir. Bunun üzerine aileler 17 ağustos 2015 tarihinde anayasa mahkemesine başvuruda bulunur. AYM 18 Temmuz 2019 tarihinde süre aşımından başvuruyu reddeder. Oysa 2001 yılında AİHM’e taşınan dava da mahkeme ‘yerel mahkemeler tarafından ayrıntılı bir adli inceleme veya bağımsız bir soruşturma gerçekleştirilmemiş olmasını üzüntü ile karşılamaktayız’ diyerek kaybettirilmelerden devletin sorumlu olduğu sonucuna vardı. Türkiye’yi oy birliği ile tazminata mahkûm etti.
 
Adil bir yargılama yükümlülüğü yerine getirin
 
677’nci haftamızda adli ve siyasi makamları göreve çağırıyoruz. İç hukukta yürütülen soruşturmanın kusurlu olduğu ve ön yargılı fikirlere dayandığı AİHM kayıtlarına da geçen Tanış ve Deniz dosyasında adil bir yargılama yükümlülüğünü yerine getirmeye çağırıyoruz.  Kaç yıl geçerse geçsin Serdar Tanış ve Ebubekir Deniz için tüm kayıplarımız için adalet istemekten vazgeçmeyeceğiz.”
 
Yapılan konuşma ve açıklamanın ardından kayıplar için 1 dakikalık oturma eyleminin ardından eylem sona erdi.