Avukat Zuhal Işık: İmralı ile ilgili başvurumuza geri dönüş olmadı
- 09:02 3 Şubat 2022
- Güncel
Şehriban Aslan
DİYARBAKIR - Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı avukat Zuhal Işık, Asrın Hukuk Bürosu’nun çağrısı üzerine Adalet Bakanlığı’na yaptıkları başvuruya hala bir geri dönüş olmadığını belirtti.
İmralı Cezaevi’nde bulunan PKK Lideri Abdullah Öcalan’a ve beraberindeki dört hükümlüden aylardır haber alınamıyor. Avukatları uzun süredir müvekkilleriyle görüşebilmek için başvuruda bulunsa da herhangi bir geri dönüş yapılmıyor. Tüm bunlar tecridin derinleşmesine neden olurken cezaevlerinde bulunan hasta tutsak ve hükümlülere dönük baskı ve işkence de artarak devam ediyor. Aileler, hasta tutsaklar ve infazı yakılarak tahliye edilmeyen tutsaklar için Diyarbakır ve Van Barosu’nda, “Adalet Nöbeti” eylemi başlattı.
Diyarbakır Barosu Başkan Yardımcısı Zuhal Işık’ta hem tecride dönük hem de cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine dönük değerlendirmelerde bulundu.
‘Tecrit insanlık onuru ile bağdaşmayan bir yöntemdir’
Zuhal, içinde bulunulan yüzyılda tecridin hala konuşuluyor olmasının can sıkıcı bir durum olduğunu belirtti. Zuhal, “Türkiye cezaevlerinde birçok temel hakkın kullanılamadığını ve ciddi hak ihlallerinin yaşandığını biliyoruz” dedi. En temel hakkın “yaşam hakkı” olduğuna değinen Zuhal, bu hakkın gerek ulusal, gerekse uluslararası mevzuatta koruma altına alındığını dile getirerek, son zamanlarda hasta tutsakların tahliye edilmemesinin ve cezaevlerinde yaşamlarını yitirmelerinin yaşam hakkı ihlali olduğunu söyledi. Zuhal, “Cezalandırmanın yaşam hakkı ihlali boyutuna gelmesini bir hukukçu olarak kabul etmek mümkün değildir” diye belirtti.
‘Adalet Bakanlığı henüz geri dönüşte bulunmadı’
Zuhal, 1136 sayılı avukatlık kanununun barolara insan hakları ve hukukun üstünlüğünü sağlama ve koruma sorumluluğunu yüklediğini kaydederek, “Diyarbakır Barosu bu sorumluluğunun gereği olarak bu alanda yıllardır mücadele vermektedir. Bu çerçevede Asrın Hukuk Bürosu’nun Diyarbakır Barosu dahil olmak üzere 28 kuruma çağrıda bulunması üzerine; Baromuz, Asrın Hukuk Bürosu’nun İmralı Ada Hapishanesi’nde bulunan müvekkilleriyle 8 aydır görüşemediği, yaşamlarından ciddi endişe duydukları ve kendilerinden haber alamadıklarına ilişkin başvurusunu bir hukuk örgütü olmanın sorumluluğuyla önemsemiş ve gerekli girişimlerde bulunmuştur. Bu başvuruya istinaden öncelikle avukatların müvekkilleri ile görüşmeleri yönündeki kanuni hakkın sağlanması ve müvekkillerine yönelik endişelerin giderimi için İmralı cezaevine gidilmesi yönünde Adalet Bakanlığı’ndan izin talebinde bulunduk. Fakat henüz bize Adalet Bakanlığı’ndan bir dönüş yapılmadı. Açıkçası İmralı Cezaevi’nde bulunan hükümlülerin aileleri ve avukatları ile görüşemiyor olması bir hak ihlali olmakla birlikte yakınları ve avukatları içinde bir endişe oluşturmaktadır” dedi.
‘Aileler 15 Kasım’dan bu yana baromuzda eylemde’
Bunun yanı sıra cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri, baskılar ve hasta tutsakların durumuna değinen Zuhal, “15 Kasım’dan bu yana aileler baromuzda ağır hasta tutuklu ve hükümlü yakınları için nöbet eylemi başlattı. En azından tedavilerinin yapılabilmesi için ceza infazlarının bir süre daha ertelenmesi talebi var. Sadece Diyarbakır değil Türkiye’nin birçok cezaevinde 300 bine yakın tutuklu ve hükümlü var. Bunlardan bin 600’ü hasta tutuklu ile hükümlüler bulunuyor fakat aralarında çok ciddi hastalığı olan da var. Aileler hem içerdeki tutuklu ve hükümlülerin tedavilerinin dışarıda devam ettirmesi hem de farklı şehirlerde cezaevlerinde bulunan yakınlarıyla görüşme yapabilmek için baromuzda eyleme başladılar” şeklinde konuştu.
‘Aysel tuğluk için yaptığımız başvuruya da dönüş olmadı’
Aysel Tuğluk’un da ağır hasta tutsak olduğuna dikkat çeken Zuhal, Aysel’in 8 ay boyunca ATK’de uzman doktor tarafından muayeneye tabi tutulduğunu ifade etti. Zuhal, “Hazırlanan rapor doğrultusunda Aysel Tuğluk’un sağlığı açısından cezaevinde kalmasının ciddi anlamda sıkıntı teşkil ettiği ve içerde tek başına yaşamını idame ettiremediği kanaatine varıldı. Bu rapora rağmen Aysel Tuğluk hala cezaevinde tutuluyor. Ardından ATK, Eylül ayında cezaevinde kalabileceğine sağlık koşullarına ilişkin yeni bir rapor verdi. Diyarbakır Barosu’nun da arasında bulunduğu 20 baro bir çağrıda bulunduk. En azından Aysel Tuğluk’un sağlık koşullarının tekrar eski haline gelmesi için cezasının infazının ertelenmesi başvurusunda bulunduk fakat bunun için de bize bir geri dönüş olmadı” ifadelerini kullandı.
Zuhal son olarak şu ifadeleri kaydetti: “Diyarbakır Barosu olarak yılardır Cezaevlerindeki hak ihlallerini tespit edip raporlama çalışmaları ile kamuoyuyla paylaşıyoruz. Hak ihlallerinin giderimi için tutuklu ve hükümlü yakınlarının taleplerinin dikkate alınması ve bu konuda gereken adımların atılması gerekmektedir. Son aylarda sürekli cezaevlerinden ölüm haberleri almaktayız. Diyarbakır Barosu olarak hak ihlallerine karşı gereken hukuki mücadeleyi vermeye devam edeceğiz.”







