HDP’li Ebru Günay: Hukukçu kadınlar olarak cezaevlerinin ses olmalıyız

  • 14:04 8 Şubat 2022
  • Güncel
 
VAN - HDP Kadın Meclisi hukukçu kadınlarla buluşmalarının ilkini Van'da gerçekleştirdi. Hukukçularla bir araya gelen HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay, Cezaevinde yapılan kötü muamele, baskı, işkence ve zulmün temelinde de İmralı tecrit sisteminin olduğunu vurgulayarak, içerideki kadınların sesi olunması gerektiğini ifade etti.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, Parti Sözcüsü Ebru Günay'ın katılımıyla cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve hasta tutsakların durumuna ilişkin  Van'da avukat kadınlarla düzenlenen toplantı da bir araya geldi.  Van Barosu'nda düzenlenen toplantı da "Cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı hukukçularla buluşuyoruz " pankartı asılırken, toplantıya Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) Van Şube üyesi avukatlar ile baroya bağlı birçok kadın avukat katıldı.  
 
'Cezaevlerinde erkek adalet devrede ' 
 
İlk oturumun basına açık olduğu toplantıda konuşan HDP Parti Sözcüsü Ebru Günay "Cezaevinde yaşanan ihlallerin kadın tutsaklara karşı daha ağır hale gelmesi ve birde kadın katliam faillerinin yargılama süreçlerinin cezasızlık politikaları ile serbest bırakılmaları konuları var. Faillerin serbest kalmasının dışarıda yarattığı iki yönlü bir sonucu var. Bizler cezaevinde kalan avukat yoldaşlarımız ve hem de cezaevinde kadınların yaşadığı sorunlara bire bir tanıklık ediyoruz. Hem de yargı süreçlerinde özellikle adalet sistemlerinin çöktüğü, yargının bu kadar erkekleştiği, gerçek adalet değil de bir erkek yargının yarattığı adaletinin oluşturulduğu bir yerde aslında bu süreci yakından takip eden hukukçularız. Burada sizlerle aslında bu meseleleri konuşmak istiyoruz " ifadelerini kullandı. 
 
'Garibe Gezer'in çığlığının duyulmaması erkek yargıdan bağımsız değil' 
 
Ebru, " Özellikle Garibe Gezer'in gönderdiği mektupta onu intihara götüren süreçte esasında cinayete götüren süreçte cezaevinde uğradığı cinsel saldırı ve cinsel saldırının tamamen cezasız bırakılması, tekli bir odaya hapsedilmesi ve onun çığlığının duyulmamasını yaratan bir süreçte aslında erkek yargı ve sistemden bağımsız değerlendirmemek lazım" dedi. 
 
'Haosetmenin temel politikası yalnizlastirmak'
 
Aysel Tuğluk şahsında tüm hasta mahpusların yaşadığı sorun ve sıkıntıların daha fazla yansıdığını söyleyen Ebru,  "Cezaevleri tamamen ölüm evlerine döndüğü, faili meçhul cinayetlerin yerini aslında cezaevlerinde ölümlerin aldığı bir süreci yaşıyoruz. Cezaevleri dediğimiz yer katı, saf erkek alanları, erkek mekanlarını yansıtıyor. Hapsetmenin temel politikalarından biri yalnızlaştırmak, tekleştirmek ve diğer bir haliyle cezalandırmak olarak ele alıyoruz " dedi. 
 
'Dışarıdaki kadınlar içerdeki kadınların gözü kulağı olmalı ' 
 
Kadınlar olarak zaten dışarıda yalnızlaştırılmaya çalışılırken, mağdur edilmeye çalışılırken, cezaevinde bu politikalara çok daha açık ve çıplak bir şekilde maruz bırakıldığını ifade eden Ebru, "  Nasıl ki dışarıda kadın dayanışmasıyla kadın kazanımlarımızı koruyabiliyorsak içerideki kadınlarla da dayanışmanın önemli olduğunu vurgulamak isteriz. Gültan Kışanak’ın en son cezaevinden gönderdiği mektupla kadınların yaşadığı sorunları esasında çok iyi özetlenmişti. Biz dışarıdaki kadınlarında içerdeki kadınlara göz kulak olmamız yönünde bir çağrısı vardı. Bizim özelde içerde bulunan arkadaşlarımıza göz kulak olmamız gerekir" şeklinde konuştu. 
 
'Cezaevlerinde işkencesiz, ölümsüz tek bir gün kalmadı'
 
Pandemi sonrasında cezaevlerinde ihlallerin arttığına dikkat çeken Ebru, " işkencesiz kötü muamelesiz ve ölümün neredeyse bir gün dahi kalmadı Türkiye'de ki cezaevinde. Sadece son iki ayda bile onlarca hasta mahpus hayatını kaybetti. Hepsi tekli hücrelerde, hepsi ihmalkarliklarla özel düşman politikalarıyla bu ölümler gerçekleşti. Aslında hiçbir ölüm doğal ölüm değildi. Hepside birer cinayetti. Hal böyleyken daha özel ilgilenmeye daha özel dayanışmaya ihtiyaç var. 
 
'İçerdeki arkadaşlarımızın sesini duyuralım' 
 
Cezaevinde yapılan kötü muamele, baskı, işkence ve zulmün temelinde de İmralı tecrit sisteminin olduğunu vurgulayan Ebru, " Tecrit sisteminin Türkiye'deki tüm cezaevlerine yayıldığını aslında o izolasyonun yarattığı sesinin dışarıya duyurmamanin yarattığı bir şey var. Bizler kadın mücadelesi veren kadınlar olarak sokakta sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Ama içerdeki arkadaşlarımızla dayanışma ve seslerini duyurmaya ihtiyacımız var. Toplantının ilkini burada gerçekleştirdik. Önümüzdeki günlerde İstanbul, Ankara, Mersin, Ege bölgesi ve Diyarbakır'da toplantılar gerçekleştireceğiz" ifadelerini kullandı. 
 
Ardından toplantı basına kapalı olarak devam etti.