Tutsak yakınları: Artık tahammülümüz kalmadı

  • 16:31 12 Şubat 2022
  • Güncel
DİYARBAKIR - Tutsak yakınlarının başlatmış olduğu Adalet Nöbeti 89’uncu gününde devam ederken aileler,  yetkililerin duyarsızlığına karşı “Artık tahammülümüz kalmadı” diye tepki gösterdi.  
 
Tutsak yakınlarının, hasta tutsakların bırakılması ve infaz süreleri dolmasına rağmen tahliye edilmeyen tutsakların durumuna dikkat çekmek için Diyarbakır Barosu Hizmet Binası’nda sürdürdüğü Adalet Nöbeti 89'uncu gününde devam etti. Eylemdeki ailelere, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Amed Şubeler Platformu üyeleri destek ziyaretinde bulundu. 
 
‘Bizim de mücadelemiz’
 
Ziyarette konuşan Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) Diyarbakır 1 Nolu Şube Eşbaşkanı Emine Akşahin, Türkiye’nin birçok kentinde “adalet” talebiyle süren eylemlere her daim destek vereceklerini dile getirerek, “Bu bizim de mücadelemiz. Annelerin gücüyle, ülkenin her tarafında iktidarın kendi eliyle öldürdüğü adaleti yeniden tesis edileceğine ve barışın sağlanacağına inanıyoruz. Umarım yakın zamanda herkesin ortak istediği arzuladığı barışı görebiliriz. Bunu ortak mücadeleyle gerçekleştirebileceğimize inanıyoruz, yanınızdayız” diye belirtti.
 
KESK olarak her Cumartesi günü anneleri ziyaret etme kararı aldıklarını söyleyen Amed Şubeler Platformu Dönem Sözcüsü Siraç Çelik ise, “Sadece burada değil, her yerde bugün kirli bir savaş söz konusu. Bu savaş bitmediği sürece refah da huzur da sağlanamayacak. Her yerde adalet talebini dile getiren annelerimiz var. Annelerimiz yalnız olmadıklarını bilsinler. Kalbimiz her zaman annelerimizle atıyor” dedi.
 
‘Bizi duysunlar’
 
Tutsak yakınlarından Reşahat Ada da, ziyaret için teşekkür ederek, nöbetlerinde 3 ayı geride bırakmak üzere olduklarını belirtti. 10 yıl da sürse eylemlerine devam edeceklerinin altını çizen Reşahat, “Disiplin cezası yüzünden 1 aydır kardeşimin görüşüne gidemiyoruz. Artık tahammülümüz kalmadı. Adalet Bakanı’na, Cumhurbaşkanı’na sesleniyorum; çocuklarımız için adaleti sağlasınlar. Annelerimizden Hasina, sürekli ağladığı için gözlerinden ameliyat edildi. Teyzem Fevziye de kalp rahatsızlığı geçirdi ve şuan ameliyatlı bir şekilde evde oturuyor. Yeter artık ciğerimiz yanıyor. Gelsinler (hükümeti kastederek) onlara anlatalım. Bizi duysunlar” dedi.
 
‘Bize umut verdiler ama bir şey yapılmadı’
 
Tutsak yakınlarından İnci Güler ise, cezaevlerindeki yakınlarını her görmeye gittiklerinde üzerindeki baskının daha da arttırıldığına tanık olduklarını anlattı. İnci, “Hastalıklarını bir tarafa atalım, bugün çocuklarımızı aç bırakıyorlar. Bugün onlara doğru düzgün yemek vermiyorlar. Burada oturmamamızdan bu yana baskıları arttırdılar. Bugün cezaevinde 30 yılı biten çocuklarımızın arkasında anneleri kalmadı, babaları kalmadı, yaşı büyük olan ablalarımızın ömrü yetmedi. Onların hepsi onları görme umuduyla yaşama gözlerini kapattı. Kendi aileme bir ben bir de kız kardeşim kaldı. Bizim de gözümüz tutuklu kardeşimizin serbest bırakılmasındaydı. Kardeşim de hasta her onu görmeye gittiğimde içim daha da yanıyor. Keyifli gidiyorum ama haftalar geçtikçe içim eriyor. Ankara'ya kadar gittik. Bize öyle bir umut verdiler ki… Bize; ‘Talebiniz talebimizdir, söylemleriniz söylemlerimizdir’ dediler. Ama hiçbir şey yapmadılar. Kendi kanunlarını bile uygulamadılar. Çocuklarımıza resmen ‘sizi öldüreceğiz’ deniyor. Bizi de çocuklarımızla öldürüyorlar" sözleriyle seslendi.