Meral Danış Beştaş: Biz kadınlar tutukluyken de eşit değiliz
- 17:33 12 Şubat 2022
- Güncel
ADANA - HDP Kadın Meclisi’nin, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve hasta tutsakların durumuna ilişkin yaptığı toplantıda konuşan HDP’li Meral Danış Beştaş, “Tıp bilime kesinlikle uygun bir tutum sergilemiyor. Biz kadınlar, tutuklu iken de eşit değiliz, gözaltındayken de eşit değiliz” dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi üyeleri, cezaevlerinde yaşanan hak ihlalleri ve hasta tutsakların durumuna ilişkin kentteki bir otelde avukatlarla bir araya geldi. Salona, “Cezaevlerindeki hak ihlallerine karşı hukukçularla buluşuyoruz" pankartı asıldı.
Buluşmanın açılış konuşmasını yapan HDP PM Üyesi Seher Kadiroğlu, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerine karşı mücadele etmek için kadın avukatlarla bir araya geldiklerini belirtti.
‘Azmettirenler aklanmak isteniliyor’
Seher’in ardından HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, sistematik işkence ve tecavüze maruz kaldığı Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulduğu hücrede yaşamını yitiren Garibe Gezer’i hatırlatarak, yaşadıklarına dair HDP'li vekiller olarak toplu önerge verdiklerini ancak Adalet Bakanlığı cevap vermeden Garibe’nin yaşamını yitirdiğini aktardı. Meral, "Şimdi de var olan tanık susturulmaya çalışılıyor. Çünkü ona yaşatılanlar çok büyük bir suç. Bu suç cezasız bırakıldı. Şimdi de ölümüne dair sürecin üstü kapatılmak isteniliyor. Azmettirenler aklanmak isteniliyor. Garibe Gezer sadece bir örnek" dedi.
‘Kadınlar konuşmaktan çekiniyorlar’
Meral, kadınların cezaevlerinde yaşadıklarını en çok avukatlarına aktardığını belirterek, 90'lı yıllarda gözaltı merkezlerinde kadınlara yönelik sistematik işkence ve tecavüz boyutlarının örneklerinde dehşete düştüklerini dile getirdi. Meral, “İHD Eş Genel Başkanı Eren Keskin ile birkaç avukatla birlikte o dönem gözaltında cinsel taciz ve tecavüze karşı hukuki yardım projesi yürüttük. Kadınların yaşadıkları travma hayatları boyunca sürüyor ve konuşmaktan çekiniyorlar. O dönem ilk olarak gözaltında tecavüze uğrayan Mardinli Şükran Aydın'ın yaşadıklarına dair bir başvuruyu aldık. İç hukukun tükenmesiyle gittiğimiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) Türkiye mahkum edildi” diye belirtti.
‘Eşit değiliz’
Meral, şöyle devam etti: “Koğuşlara takılan kameralarla kadınların tüm yaşam alanları izleniyor. 3 ay tutuklu kaldığım Silivri Cezaevi'nde bu uygulamalara tanık oldum. Kameralara dair defalarca şikayette bulunduk. Anayasa Mahkemesi'ne (AYM) başvuru yaptık ve ihlal kararı verildi. Bu toplantının amaçlarından biri de ‘Hapishanelerde kadınlar neler yaşıyor’ sorusuna yanıt bulup, buna göre mücadele etmek. Aysel Tuğluk’un ciddi sağlık sorunları var. Aysel Tuğluk ciddi hafıza sorun yaşamaktadır. Cezaevi koşullarında bu hastalığın iyileşmesi olanaksız. Yemek yemeyi unutan bir arkadaşımız var. Adli Tıp Kurumu kendi uzmanlık alanı dışında tamamen siyasi gözlüklerle meseleye yaklaşıyor. O gidenin kimliğine bakıyor. Tıp bilime kesinlikle uygun bir tutum sergilemiyor. Biz kadınlar, tutuklu iken de eşit değiliz, gözaltındayken de eşit değiliz" diyerek, hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı ortak mücadele çağrısında bulundu.
Meral’in konuşması ardından toplantı basına kapalı devam etti.







