‘HDP'nin mücadelesinin başladığı yer, AKP'nin siyasetinin bittiği yerdir’

  • 12:44 6 Mart 2022
  • Güncel
 
ANTEP - Partisinin Antep İl Kongresi’nde konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, iktidarın Ukrayna çağrılarına ilişkin“ Kürde olan düşmanlıklar, kadınlara yapılan düşmanlıklar ortada dururken Ukrayna'ya yaptığınız çağrıların bir anlamı yok” diyerek Kürtler ve HDP’nin sandıkta gerekli cevabı vereceğini belirtti. 
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Antep İl Örgütü’nün “Dem dema HDP'ê ye” (Şimdi HDP zamanı) şiarıyla düzenlediği 4'üncü Olağan Kongresi, kentte bulunan bir düğün salonunda başladı. Salon, "Deniz Poyraz’ı isyanımızda yaşatacağız", "Baskılar bizi yıldıramaz", "Jin jiyan azadî" pankartları ve HDP bayrakları ile süslendi. Kongreye Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, Barış Anneleri Meclisi üyeleri ve kadınlardan oluşan binlerce kişi katıldı. Demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin anısına saygı duruşuyla başlayan kongrede HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan gündeme dair açıklamalarda bulunuyor.
 
‘3’üncü Dünya savaşı derinleşiyor’
 
Berdan Öztürk ve Pervin Buldan’ın salona girmesiyle coşku zirveye ulaştı. Divan oluşumunun ardından saygı duruşuyla başlayan kongrede, sloganlar atıldı. Kongrede ilk olarak konuşan DTK Eş Başkanı Berdan Öztürk, Ukrayna-Rusya arasındaki savaşa değindi. Ukrayna'da çıkan savaşın 3'üncü Dünya Savaşı olduğunu belirten Berdan, "Üçüncü Dünya Savaşı derinleşiyor. Bunun neden çıktığını biliyoruz. Bu savaş ben daha güçlü olayım savaşıdır. Rusya ve NATO arasında güç savaşıdır" dedi. AKP-MHP'nin ülkeye 7 yıldır savaş ortamını sürdürdüğünü Berdan, "Şimdi de barış güvercini oluyorlar. Ukrayna ile Rusya arasında barış olsun istiyorlar. Efrîn, Girê Spî’yi kuşat, sonra da bunları söyle. Semra Güzel'in vekilliğini düşürün, sonra da barış diyeceksiniz. Kimse bunlara inanmaz. Bu şekilde bu zihniyet ile devam ederseniz. Söylem ve pratiğinize halk gereken cevabı verecektir" dedi. 
 
‘Son nefesimize kadar diyoruz, bunun  yolu İmralı’dır’ 
 
AKP’nin 7 yıldır sürdürdüğü savaş ortamının “Kürtleri bitirme” politikası olduğunu dile getiren Berdan, "Bugün Antep'te de göründüğü gibi Kürtler bitmez. Kürtlerin bir meselesi var. Kürtlerin meselesi özgürlük meselesidir. Kendi topraklarında özgür bir yaşam istiyor. Bu özgürlük nasıl gelir. Bu demokrasi, bu barış nasıl gelir. Son nefesimize kadar diyoruz, bunun yolu İmralı'dır. Sayın Abdullah Öcalan ile görüşmektir. NATO size çözüm olmaz. Halkların geleceğini satmayın. Tecrit muhakkak kaldırılmalıdır. Newroz'da halkların talebi yine Öcalan üzerindeki özgürlük olacak. Başka yolu, yordamı yok. Artık halkları kandırmayın. Bunca yıl kandırdınız ülkenin hali ortadadır. Kürt düşmanlığı ile NATO, ABD ile Mahmur’u, Şengal’i bombalıyorsunuz. Başur Kürdistan'ını işgal ediyorsunuz. Efrîn’i işgal ediyorsunuz. Gün gelecek sizin Efrîn çeteleriniz çıkacak. Bu topraklara barış gelecek" ifadelerini kullandı. 
 
‘HDP’nin değişim rüzgarı Serhat’tan Karadeniz’e kadar uzanıyor’
 
HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, kongreye katılan binleri selamlayarak, sözlerine başladı.  3 Kasım 1992'de katledilen Demokrasi Partisi (DEP) Antep İl Başkanı Abdulsamet Sakık'ı anan Pervin, aynı zamanda 6 yıl önce DAİŞ'in  Beybahçe'de yaptığı  katliamda yaşamını yitiren 57  yurttaşı da andı. Pervin, "Siz bu coşkunuzla Mersin'i de Amed'i de Batman'ı da geride bıraktınız. Bir kez daha gösterdiniz ki demokratik siyasetimizin kalelerinden biri de Antep'tir. HDP'nin değişim rüzgarı Botan'a, Karadeniz'e Serhat'a kadar uzanmaktadır. HDP sahadadır. Demokratik mücadelenin tam da merkezindedir. Parlamentodadır, cezaevlerindedir, sokaklardadır, yaşamın her alanında vardır, var olmaya da devam edecektir. Nerede bir cesaret, umut, kararlılık varsa HDP çalışmaları, ilkeleriyle, ittifaklarıyla oradadır, orada olmaya devam edecektir" diye konuştu. 
 
‘Bizi siyasetten koparamayacaklar’
 
HDP'nin yürüyüşünden korkanların önlerine engeller çıkardığını belirten Pervin, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kobanê kumpas davası AKP-MHP ittifakının HDP'nin önünde çıkardığı bir kumpas davasıdır. Bu dava hukuki bir dava değil, siyasi bir davadır. Tam 8 yıl önce burada Antep'te ‘Kobanê düştü düşecek’ dediği için bir kaos yaratmaya çalıştılar. Bekledikleri sonucu alamadılar. Bizim önümüze çıkardıkları tam da budur. Bu bir intikam davasıdır. Bu dava sadece Kobanê kumpas değil, HDP'yi kapatma davası olarak önümüze çıkmaktadır. Tam anlamıyla siyasi bir davadır. Başaramadılar, ama başaramayacaklar. Bizi siyasetten koparamadılar, koparamayacaklar. Mahkemelerinde boyun eğeceğimizi sandılar ama onları boşa çıkarttık. Kobanê gerçeğini bütün arkadaşlarımız tek tek anlatarak yüzlerine vurmaya devam edecekler.
 
Onları yanıltmaya devam edeceğiz
 
Çünkü bu davanın hakikatle sonuçlanacağını çok iyi biliyoruz. HDP'nin mücadelesini, Türkiye siyasetindeki yerini, önemini anlatmaya devam edeceğiz. Onların işleri engel çıkarmak olabilir ama bizim işimiz önümüze bakmak, yolumuza devam etmektir. Onlar sandıktan korktukları için karşımıza sandıkla çıkmıyorlar. Sandıktan, siyasettin korktukları için karşımıza kumpas davalarla çıkıyorlar. Onların dertleri, tasaları halkın sorunu, ülke toplumunun sorunu değil tek dertleri HDP'idr, muhalefet güçleridir, Kürtlerdir. Ama bu hesapları bir bir bozuluyor. HDP'nin yarattığı umudu ve cesareti kırabileceklerini sandılar ve bir hayal kurdular, yine yanıldılar. Biz onları yanıltmaya devam edeceğiz." 
 
‘Halklarımızın iradesini kıramadılar’
 
“HDP'nin mücadelesinin başladığı yer, AKP'nin siyasetinin bittiği yerdir” diyen Pervin, “Her türlü engel, kumpas, baskıya rağmen HDP'yi korkutamadılar, HDP'ye geri adım attıramadılar. Halklarımızın iradesini kıramadılar. Kongrelerimiz buna en güzel cevaptır. Mecali kalmadı diyenlere en güzel cevaptır" diye ekledi. 
 
‘HDP’yi Antep’ten silmek istediler ama başaramadılar’
 
Kongrede seçilecek olan yönetime başarılar dileyen Pervin, “HDP'nin fikriyatını, HDP'nin cesaretini, umudunu, kararlılığını sadece Antep'te değil, tüm Türkiye'de tüm Türkiye halklarına ulaştıracaklarından kaygımız yoktur. Kendilerine başarılar diliyorum. Burada partimize yönetici arkadaşlarımıza özel bir baskı politikası yürüttüklerini biliyoruz. Hukuksuz tutuklamalar yaptılar, siyasetimizi burada bitirmeye çalıştılar. Onurlu Antep halkının gündemini değiştiremediler. HDP'yi Antep’ten silmek istediler ama başaramadılar. Kendileri siyaseten de gidecekler, Antep'ten de gidecekler. Bunun müjdesini buradan halkımıza veriyoruz" dedi. 
 
HDP'nin Türkiye'nin her yerinde en güçlü seçenek haline geldiğini belirten Pervin, “En büyük umut haline geldi bunu herkes biliyor. HDP düşmedi, HDP düşmeyecek, bunu da herkes böyle bilsin. Barış umutları düşmedi, asla düşmeyecek. Ne yargı kumpasları, ne siyasi operasyonları, ne çökertme politikaları halklarımızın umudunu çökertemedi, çökertemeyecek. Karanlık zihniyet halkın yakasından mutlaka düşecektir. AKP düşecektir, MHP düşecektir" ifadelerini kullandı.
 
'Dünyada barış istiyoruz’
 
Barışın tüm insanlığın en acil ihtiyacı olduğunu vurgulayan Pervin, devamla şöyle dedi: “Bugün bakıyoruz özellikle Ukrayna'da bir güç savaşı var. Gittikçe de büyüyen, insanların ölümüne, topraklarından göç etmek zorunda olan bir savaştan bahsediyoruz. Her gün insanların yaşamını yitirdiği, gencecik insanların toprağın altına girdiği Ukrayna halkının yaşadığı acıyı ve zulmü en iyi anlayan bizleriz. Bu savaş halkların tercihi olan bir savaş asla değildir. Savaşın kaybedeni her zaman mazlum halklar olmuştur. Dolayısıyla arkadaşlarım insanlığın başına bela olan bu savaş siyasetinin karşısında halklar olarak barış siyasetini en fazla dillendirmek için en iyi zemin, en iyi süreç bu süreçtir. Savaşları görüyoruz, barışın ne kadar acil ne kadar elzem olduğunu hep beraber anlıyoruz. Savaş karşıtı milyonlarca insan olduğunu biliyoruz. Savaş karşıtı büyük bir koalisyona bugün Türkiye'de ihtiyaç olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Bunu başarabilirsek savaş politikalarını uygulayanlar değil, barışı umut edenler kazanır, biz kazanırız, halklar kazanır. Barışarak kazanacağımıza, büyüyeceğimize, güçleneceğimize yürekten inanıyoruz. HDP bunun için var, bunun için mücadele ediyor. Suriye'de, Ukrayna'da Türkiye'de de dünyada da barış diyoruz. Barış dışında hiçbir seçenek yoktur. Dünyanın neresinde olursa olsun yaşanan bir savaş tüm insanlığın ortak sorunudur. HDP olarak bir kez daha diyoruz ki bütün sorunların çözümü diyalogdur, müzakeredir.” 
 
‘En büyük barış ittifakını kurma zamanı’
 
“Tarih bize göstermiştir ki müzakere ve barıştan başka bir seçenek yoktur” diyen Pervin, tek geçerli çözüm yolunun demokratik sivil yollardan geçtiğini ve bu yöntemle çözümlerin kolay olduğunu belirtti. HDP’nin bunun mücadelesini verdiğine dikkat çeken Pervin, “Vermeye de devam edecektir. Türkiye'de öyle bir iktidar var ki Kürt sorununu inkar ediyor. Barış imkanlarına büyük zararlar veren bir iktidar var. Tecrit politikası, tüm Türkiye'ye yayılan, sadece İmralı ile sınırlı kalmayan, ülkenin her tarafına sirayet eden politikanın kaybedeni sadece Kürtler değil herkestir. Barışa kapatılan kapılar ortak geleceğe kapatılmıştı, bunun kaybedeni herkestir. Diyalog ve müzakereye kapatılan yolların kaybedeni de herkestir. Kaybedenler 85 milyon vatandaştır. Biz bu savaş politikalarını, bu çözümsüzlük politikalarını halkların lehine çevirmek zorundayız. Başka alternatifimiz yoktur. Şimdi en büyük barış ittifakını kurma zamanıdır. Barış hemen şimdi deme zamanıdır. Barışı bu ülkeye biz getireceğiz önce Erdoğan'ı göndereceğiz, AKP'yi göndereceğiz. Barışı getireceğiz. Çünkü biliyoruz ki barış samimiyet ister, biliyoruz ki barış ilkeli bir duruş ister” şeklinde konuştu. 
 
‘Kürde yapılan ortadayken yapılan çağrıların bir anlamı yok’
 
İktidarın Ukrayna savaşına karşı çıktığını iddia ettiğini ancak Türkiye içinde yaşananlara, Türkiye’nin komşu ülkelerde yaşattıklarına bakmadan çağrı yaptığını dile getiren Pervin, “ Kürde olan düşmanlıklar, kadınlara yapılan düşmanlıklar ortada dururken Ukrayna'ya yaptığınız çağrıların bir anlamı olmadığını ifade ediyoruz. Önce kendi içinize bakacaksınız, sonra dışarıya yapacağınız barış çağrılarının inandırıcılığı ancak o zaman ortaya çıkar. Bu kadar zulüm ve hukuksuzluklar, cezaevlerine attığınız siyasetçilerimiz ortada dururken, barış çağrıları yapacaksınız. Bu iki yüzlülüğün ve samimiyetsizliğin tam da kendisidir. AKP'nin bugün yürütmüş olduğu hiçbir çağrının ne geçerliliği vardır, ne anlamı. AKP'nin Rojava’da, Efrîn’de yaptıkları da asla unutulacak bir girişim değildir. Rojava için, Kürtlerin yaşadığı bölgelerde, yaşam alanlarında düşmanlık politikalarını devreye sokarsan sana Kürtler'de, HDP de sandıklarda gerekli cevabı vermek için gün sayıyor” sözlerine dikkat çekti. 
 
AİHM kararları 
 
AKP’nin AİHM kararlarını tanınmadığını belirten Pervin, Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Gültan Kışanak ile ilgili verilen kararları hatırlattı. Pervin “AİHM kararlarını da tanımayan ve bizi neden AB'ye almıyorsunuz derseniz size en iyi cevabı biz biliyoruz. AİHM kararı orta yerde dururken biz sizin mahkemelerinizi tanımıyoruz derseniz AB'ye girmek için yaptığınız çabalar beyhude kalır. Ama AKP yüzünden, AKP huzursuzlukları yüzünden AB kapılarının Türkiye'ye kapalı olduğunu biliyoruz. Bu kapıları da çözüm süreçleriyle, adaletin, hukukun ülkeye gelmesi ile açılacağına inanıyoruz. Bunun da başaranı bizler olacağız. Bunu herkes böyle bilsin” dedi. 
 
Muhalefetin tutumu
 
Muhalefetin tutumuna da tepki gösteren Pervin, şunları dile getirdi: “Bugün bütün hukuksuzluklara şikayet eden ama bunu uygulamaya gelirken yerine koymayan muhalefet ile karşı karşıyayız. HDP’nin belediyelerine kayyım atanırken sesini çıkarmayan bir muhalefet var. Muhalefetin bu tavrını bu tutumunu bir kez daha gözden geçirmesi gerektiğini belirtmek ve ifade etmek istiyorum. Türkiye'de sanki ortada bir hukuk varmış gibi duran muhalefeti bu anlattıklarım üzerinden ilkeli bir duruş sahibi olmaya davet etmek istediğimizi belirtmek istiyorum. Bu hukuksuzluklar sadece HDP'ye değil, ülkenin geleceğine yapılan saldırılardır. Bugün ekonomi ne halde görüyoruz. İşçiyi, esnafı, kadınları zamlarla ne hale getirdiklerini hepimiz biliyoruz. Yoksulluğu, açlığı, sefaleti Türkiye'ye yaşatan AKP iktidarı ile karşı karşıyayız. Yapılan bu zamlardan dolayı Antep'te yaşayan işçiler, esnaf, emekçi, kadın da bir bütün yaşıyor. Size reva görülen bu yaşamı asla kabul etmiyoruz. Bugün Antep'te direnen işçiler var. Onlara binlerce selam olsun. Sizin direnişiniz bizim direnişimizdir diyoruz. Biz bu zoru mutlaka başaracağız. En güçlü seçeneği mutlaka yaratacağız. Ortak mücadele ile ortak geleceğe hep birlikte yürüyeceğiz." 
 
‘Nu Newroz barış Newroz’u olacak’
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Pervin, "Kadınların tacize uğramadığı, yaşamın her alanında özgürce yaşayacağı bir dünyayı hep birlikte oluşturacağız. Bizim sloganımız 'Jin jiyan azadî'dir. Hem 8 Mart'ınızı hem 21 Mart'taki Newroz Bayramı'nın barışa huzura vesile olmasını yürekten temenni ediyorum. Bu Newroz, barış Newrozu olacak. Herkese şimdiden müjde veriyorum" dedi. 
 
Konuşmaların ardından tek liste ile gidilen seçimde HDP Antep İl Eşbaşkanlığına Ayten Kaya ve Avni Bilici seçildi.