Demokrasi ve Özgürlük Konferansı’nda ‘Toplumsal Muhalefet’ konuştu

  • 15:51 6 Mart 2022
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - Berlin’de dün başlayan “Demokrasi ve Özgürlük Konferansı”nın ikinci gününde “Toplumsal Muhalefet” başlıklı oturum gerçekleştirildi.
 
Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen “Demokrasi ve Özgürlük Konferansı” ikinci gününde sürüyor. Bugün hak ve adalet mücadelesini sürdüren 17 dernek ve inisiyatifin katılımıyla gerçekleşen “Toplumsal Muhalefet” oturumu akademisyen Nil Mutluer’in moderatörlüğünde başladı. Nil, toplumsal muhalefeti temsil eden konferansın temsilcilerinin “İçerideki Yabancıların Direnişçileri” olarak tanımlandığını söyledi.
 
‘Cenazelerimizi kargoyla gönderdiler’
 
Oturumda ilk sözü alan Barış Annesi Nafiye Yiğit, Kürtçe yaptığı çevrimiçi konuşmasında, Kürt annelerin yıllardır barış için mücadele ettiğini, buna karşılık çocuklarının cenazelerini buzdolabında saklamak zorunda kaldıklarını dile getirdi. “Çocuklarımızın cenazelerini bize kargoyla gönderdiler” diyen Nafiye, Avrupa’da yaşayan hak savunucularına barış mücadelesine destek vermeleri yönünde çağrıda bulundu.
 
‘Mevcut iktidarla adaletin gelişi imkansız’
 
Ardından konuşan Gezi Aileleri İnisiyatifi’nden Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan da mevcut siyasi iktidarın barış, huzur ve adalet getirmesinin imkansız olduğunu, bu nedenle mevcut ittifakların güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
 
Kaz Dağları İnisiyatifi’nden Onur Kır, tüm dünya üzerinde aynı oksijeni soluyan herkesin eşit haklarla yaşadığı, hak hukuk ve adaleti gözeten, lidersiz bir dünya kurulması gerektiğini söyledi.
 
Adalet Nöbeti
 
Urfa’da bir yıldır annesi Emine Şenyaşar ile birlikte “Adalet Nöbeti” tutan Ferit Şenyaşar, Suruç Devlet Hastanesi katliamından sonra açılan  davada hala tek bir tutuklu olmadığını hatırlatarak, “Biz de bu hukuksuzluğa dur demek için annemle birlikte adliye önünde bir direnişe başladık” dedi.
 
20 Temmuz 2015’te Suruç Katliamı’nda oğlu Hogir Uğur Özkan’ı kaybeden Mehmet Özkan ise, Suruç Aileleri İnisiyatifi adına konferansı selamlarken, demokrasi ittifakının güçlendirilmesi gerektiğini  dile getirdi.
 
Kayyımlara karşı mücadele
 
İktidarın demokrasi mücadelesi verenleri yok etme adına kullandığı şiddete vurgu yapan Boğaziçi Dayanışması’ndan Emine Nur Güler de “Kayyımlar yalnızdır bizler değiliz. Türkiye’de göz yumulan kayyım gerçeği, Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinin direnişi ile görünür oldu” dedi.
 
Dayanışma çağrısı
 
Cumartesi Anneleri İnisiyatifi adına konuşan Maside Ocak, “Unutmak rıza göstermeye dairdir, hatırlamak ise yüzleşmeye hesaplaşmaya ve adalete” ifadelerini kullandı. Maside, Şenyaşar ailesinin Adalet Nöbeti’nin birinci yılını dolduracağı 9 Mart günü Urfa Adliyesi önünde yapılacak eyleme destek çağrısında bulundu.
 
Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi adına konuşan Uğur Karataş, "Türkiye tarihi aynı zamanda bir hapishaneler tarihidir" şeklinde başladığı konuşmasında, bin 600’e yakın hasta tutsağın durumuna dikkat çekti. Uğur, Türkiye’deki hapishaneler sorununun dışarıdaki direniş ve tutsak ailelerin kararlılığı ile aşılabileceğini belirtti.
 
Demokratik Alevi Dernekleri Federasyonu adına söz alan Mehmet Bayrak, Alevilere yönelik sistematik ayrımcılıkla sonuna kadar mücadele edileceğini kaydetti. 
 
Kürdistan İslam Toplumu Genel Başkanı Hafız Ahmet Turhallı ise bölgedeki şiddet politikalarına vurgu yaptı. Ahmet, “Sorun İslam’dan değil iktidardan kaynaklanıyor” dedi.
 
Konferans devam ediyor.