‘Mücadelemizi tırmandırmaya devam ediyoruz’

  • 12:04 7 Mart 2022
  • Güncel
 
HABER MERKEZİ - Güvenlik ve Barış için İşgale ve Kadın Kırımına Karşı Mücadele İnisiyatifi, yayınladığı 8 Mart mesajında çok sayıda ülkede kadınların yaşadığı baskı ve ihlallere dikkat çekerek, buna karşı mücadelelerini yükselttiklerini belirtti.
 
Güvenlik ve Barış için İşgale ve Kadın Kırımına Karşı Mücadele İnisiyatifi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ne ilişkin yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada kadın haklarıyla ilgili tüm uluslararası anlaşmalara rağmen çeşitli ülkelerde, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da kadınların temel özgürlük ve haklarını elde etmekten hala uzak olduğuna dikkat çekildi.
 
Ortadoğu’da kadınların maruz kaldıkları ihlaller 
 
Açıklamada, “Hedefi yapısal krizleri yaratmak ve yok olmuş küresel kapitalist sistemin ömrünü uzatmak olan üçüncü bir küresel bölünme savaşının ortasında olduğumuz düşünülürse, içinde bulunduğumuz mevcut aşama birçok ciddi tehlikeyi de beraberinde getiriyor. Türkiye ve ona bağlı terör çeteleri, Efrîn, Tel Abyad, Rasulayn veya Tel Tamr'da şehirlerde ve işgal altındaki bölgelerde kadınlara yönelik ağır ihlalleri gerçekleştirirken, kadınları kaçırarak, şiddet ve tecavüze maruz bırakıyor” ifadelerine yer verildi.
 
‘Binlerce ihlale tanık oluyoruz’
 
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Söz ettiğimiz kentlerde zorla yerinden edilmenin tehlikeleri sürerken, aynı zamanda özellikle Kürt bölgelerinde asimile politikalarına ek olarak açlık politikaları, hafıza silmek amacıyla çevre ve tarihi yapılara yönelik saldırıları da devam ediyor. Filistin'de, Siyonist işgalin de kadınlara ve çocuklara saldırısı, taciz ve tecavüzü, zorla alıkoymaları, Gazze Şeridi, Kudüs ve diğer birçok bölgeye yönelik kuşatma politikasına ve bunun gibi daha binlerce ihlale de tanık oluyoruz.
 
İşgalci zihniyetler kadınları hedef alıyor
 
Batı Sahra'da, Türkiye'de, Irak'ta, Lübnan'da, Yemen'de, Libya'da, Afganistan'da ve İran'da kadınlara yönelik gerçekleşen saldırılar, haklarının gasp edilmesi, işkence, idam, taciz, tecavüz ve daha birçok baskıya tanık oluyor. Kadınların bu saldırı ve baskılara karşı direnişi yükseldikçe, bu direnişi bastırmak isteyen işgalci zihniyetler kadınları hedef alıyor. Her ülkeden örnekler vermeye devam etmek mümkündür. Utanç verici bir küresel sessizliğin ortasında ve insan haklarıyla ilgili uluslararası kurum ve kuruluşların gözle görülür bir felce uğramasının ortasında bu saldırılar yaşanmaktadır.
 
Mücadelemizi tırmandırmaya devam ediyoruz
 
Tüm bu olguların biz kadınlar için saflarımızı birleştirmemiz, örgütlenmemiz için güçlü bir motivasyondan başka bir şey olmadığını görüyoruz. Ve karlı, otoriter ataerkil sisteme karşı mücadelemizi tırmandırmaya devam ediyoruz. Bölgemizin tarihinde var olan kadın mücadelesi mirasımızın, uzun ve meşakkatli yolculuğumuzda bizim için sağlam bir dayanak oluşturduğunu beyan ederiz. Ayrıca, genel olarak insan hakları ve özel olarak kadın hakları ile ilgilenen uluslararası örgütlerini, kadınlara karşı işlenen ihlaller ve suçlardan sorumlu tüm kişiler karşısında gerçek ve etkili bir caydırıcı güç oluşturmak için kendilerine verilen rolü oynamaya çağırıyoruz. Kadınları korumak, temel haklarını gasp etmelerini ve çalınan özgürlüklerini geri kazanmalarını sağlamak, savaş ve barış zamanlarında kadınların siyasi karar alma pozisyonlarında yer almalarının önünü açmaya çağırıyoruz.”