Kürt Kadınlar: Özgürlük mücadelemizi 8 Mart ile birleştiriyoruz

  • 12:44 7 Mart 2022
  • Güncel
 
Medya Üren
 
HABER MERKEZİ - 8 Mart’ı farklı alanlarda karşılayacak olan Kürt kadınlar, ana temalarının topraklarını savunmak, özgürlüklerini sağlamak olduğunu vurguladılar.
 
Kadınlar renkleri ve özgürlük talepleri ile 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde alanlara çıkmaya hazırlanıyor. Kürt kadınlar da Kürdistan’ın farklı kentlerinde çalışmalarına hız verdi. Kürt kadınlar, her yeri 8 Mart alanına çevireceklerini söyleyerek, direniş ve mücadeleyi büyütme çağrısı yaptı.
 
‘Her yer kadın direniş alanı oldu’
 
TJK-E üyesi Kezban Doğan, Kürt Kadın Teali Cemiyeti, Diyarbakır Demokrat ve Devrimci Kadınlar Derneği gibi Kürt kadınların tarih sahnesinde ilk örgütlendiği ve ilk 8 Mart kutlamalarını gerçekleştirdikleri kurumları hatırlattı. Kezban kadınların, Kürt kimliği ve kadın hakları için mücadele ettiğini ifade etti. Kezban konuşmasının devamında, Kürt özgürlük mücadelesinin gelişmesiyle kadın özgürlük mücadelesinin de ivme kazandığına vurgu yaparak,  “Kadınlar bu mücadeleyle sağlam bir temelde örgütlendiler. Dağlardan sokaklara kadar her alan kadınların direniş alanı oldu. Hala devam eden mücadelenin sonuçlarını bugün görebiliyoruz. Bu çerçevede Avrupa’yı değerlendirdiğimizde Kürt kadınlar 90’lardan sonra her alanda örgütlendiler. Şimdi ise TJK-E çatısı altında örgütleniyoruz. 8 Mart bu topraklarda gerçekleşen bir olay olduğundan dolayı, gelişen her durum Diasporadaki Kürt kadınları da etkiliyor. Mücadele ve direnişi hatırlatması nedeniyle kadınlar için Newrozla aynı anlama geldiğini söyleyebiliriz.”
 
‘Devrimimizi koruyacağız, topraklarımızı özgürleştireceğiz’
 
Demokratik Suriye Meclisi ve Rojava Kadın Ofisi üyesi Derya Hanan da 8 Mart’a ilişkin yaptığı değerlendirmede kadınların direnişine dikkat çekerek, “8 Mart kadınların haksızlığa karşı direniş ve mücadele günüdür. Biz de Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınlar olarak bu anlamıyla 8 Mart’ı karşılıyoruz. Mücadele kültürüne sahip olan Kürtler olarak mücadeleyi sadece bir günle sınırlayamayız. Bilindiği üzere dört bir yanımız düşmanla çevrilmiş durumda. Öncelikle Türk Devleti dilimize, kültürümüze ve kimliğimize saldırıyor. Kadınların şahsında Kürtleri yok etmek istiyorlar. Bunlara karşı direnmeye devam ediyoruz. Kadınlar olarak sadece cins kimliğimize değil, aynı zamanda kültürel kimliğimizi de koruyoruz. Kuzey ve Doğu Suriye’deki kadınlar olarak ‘Devrimimizi koruyacağız, topraklarımızı özgürleştireceğiz’ sloganıyla 8 Mart çalışmalarını başlattık. Özgürlük mücadelemizi 8 Mart ile birleştiriyoruz” dedi.
 
‘Êzidî Kadınlar olarak 8 Mart’lara bir hamle gibi hazırlanıyoruz’
 
TAJÊ Dış İlişkiler Sorumlusu Suham Şingalî de bu yılın 8 Mart’ının ayrı bir öneme sahip olduğunu dile getirerek,  “Êzidi Kadınlar olarak 74’üncü fermandan sonra 8 Mart’lara bir hamle gibi hazırlanıyoruz. Fermanlara karşın örgütleniyoruz. 'jin pêşî li fermanan digirin û azadiya Şengalê mîsoger dikin' sloganıyla 8 Mart çalışmalarına başladık. Seminerler, toplantılar ve konferanslarla kendimizi geliştiriyoruz. 8 Mart’ta da güçlü bir şekilde başkaldıracağız,  gücümüzü ve irademizi bu şekilde göstereceğiz.”
 
‘Eril zihniyete karşı başkaldırıyoruz’ 
 
TJA üyesi Ruken Işık 8 Mart ilişkin şunları söyledi: “Birçok kadın eril zihniyete karşı başkaldırdı. Kürt kadınlar da mücadele kültürüne sahiptir. Bu topraklarda yüzyıllardır mücadele kültürü devam ediyor. 90’lı yıllarda İstanbul’da Kürdistanlı ve Türkiyeli kadınlar 8 Mart eylemleri gerçekleştirmişti. Fakat her defasında saldırıyla karşı karşıya kalmışlardı. Burada Kürt kadınlar iki kimliklerinden dolayı saldırıya uğruyorlar. Bu nedenle Kürt kadınlar özgür kadın ve özgür toplum bilinciyle alanlara çıktılar. Her yıl olduğu gibi bu yıl da büyük bir coşkuyla 8 Mart’a hazırlanıyoruz.”