HDK: 8 Mart’ı özgürlük mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlara adıyoruz

  • 13:53 7 Mart 2022
  • Güncel
 
İSTANBUL - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için açıklama yapan HDK Kadın Meclisi, “Her yıl olduğu gibi bu 8 Mart’ta da sokaklarda ve meydanlarda mücadele direncimizi ve kararlılığımızı, bitmeyen azmimizi ve isyanımızı yükseltiyoruz” dedi.
 
Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için “Yaşasın 8 Mart! Yaşasın Özgürlük Mücadelemiz!” başlıklı yazılı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, New York’ta tekstil fabrikasında çalışan 40 bin kadının, insanca çalışma koşulları talebi ile 1857 yılında başlattıkları grev ile erkek patronların, sermayenin, polisin ve devletin saldırıları sonucunda 129 işçi kadının katledildiği ifade edildi. Açıklamanın devamında şu cümlelere yer verildi: “O tarihten bugüne dek 165 yıldır her 8 Mart günü kadınlar ve LGBTİ+’lar erkek egemenliğine, savaşa, toplumsal cinsiyet eşitsizliğin yarattığı her türlü baskıya, şiddete ve sömürüye karşı sokaklarda, alanlarda birlikte el ele ortak sesle ‘Yaşasın Kadın Özgürlük Mücadelemiz’ diye haykırıyor.”
 
2021’de en az 350 kadın katledildi
 
Türkiye’de 2021 yılında en az 350 kadının erkekler tarafından katledildiğine vurgu yapılan açıklamada, en az 213 kadının ölümünün basına "şüpheli" olarak yansıdığı, en az 34 çocuğun öldürüldüğü ve sayısız kadının da fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kaldığı paylaşıldı. Evrensel hukuk kurallarının hiçe sayıldığı dile getirilen açıklamada, “Sadece bir yıl içinde yaşananlar, erkek şiddetinin geldiği boyutları ortaya koymak için yeterlidir. Erkekler kadına yönelik her türlü istismar ve şiddeti uygularken, erkek yargı da erkekleri korumak ve kollamak için elinden geleni yapmış, tüm evrensel hukuk kurallarını hiçe saymıştır. Ama biz kadınlar biliyoruz ki, yukarıda yazılanlar bizim için birer rakam değildir. Bu rakamların arkasında bizlerin kız kardeşi, annesi, komşusu, yoldaşı, arkadaşı var” denildi.
 
‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceğiz!’
 
Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi: “Bir yıl içinde kadınlar katledilirken, erkek devlet şiddetini önlemekle yükümlü olan iktidar, 20 Mart 2021 yılında İstanbul Sözleşmesi’nden çekildiğini duyurdu. Bununla da yetinmeyip, İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun’a sahip çıkan, mücadeleyle kazanılmış olan haklarını isteyen ve adaletsizliklere karşı çıkan tüm kadınları ‘terörist’ ilan etti. Önemle vurgulamak isteriz ki, İstanbul Sözleşmesi bizlerin tarihsel mücadelesi ile var oldu ve biz bu tarihin koruyucusu, savunucusu olmaya devam ediyoruz, edeceğiz. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmedik vazgeçmeyeceğiz.” COVID-19 salgını ile birlikte kadınlar, çocuklar, LGBTİ+’lara dönük şiddetin arttığına ışık tutulan açıklamada, ev içi emek sömürüsü ve kadın yoksulluğunun da derinleştiği aktarıldı.
 
‘Hapishanelerde yaşamını yitiren tüm kadınları anıyoruz’
 
Cezaevindeki hasta tutsak kadınlara da değinilen açıklamada şu cümleler kullanıldı: “Erkekler kadınlara yönelik her türlü şiddeti uygularken ve erkek devlet tarafından korunurken, kadınlar ve LGBTİ+’lar ‘terörist’ olarak yaftalanıyor, sırf siyaset yapmaktan, kadın özgürlük mücadelesinde yer almaktan, haksızlık ve hukuksuzluk karşısında direnmekten ötürü onlarca yıl cezalarla hapsediliyorlar. Erkek devlet şiddeti sadece dışarda değil hapishanelerde de devam ediyor. Hapishanelerdeki yüzlerce hasta tutsak, ATK’nin vermiş olduğu siyasi kararlar nedeniyle yaşamlarını yitiriyor. En son Aysel Tuğluk’a verilen ‘Cezaevinde kalabilir’ raporu ile başta kadın mücadelesi olmak üzere direnen, mücadele eden herkese tecrit içinde tecrit uygulamaktadır. Yaşadığı şiddetin ve cinsel istismarın hedefi olan Garibe Gezer’in şüpheli olan intiharı bizlere tekrar göstermiştir ki, erkek-devlet kadınların yaşamları ve bedenleri üzerinden özel savaş politikaları uygulamaktadır. Garibe Gezer şahsında hapishanelerde yaşamını yitiren, tüm kadınları, mücadele arkadaşlarımızı sevgi ve minnetle anıyoruz.”
 
‘Direnen tüm kadınlarla birlikteyiz’
 
Dünyanın dört bir yanında direnen kadınlarla dayanışan HDK Kadın Meclisi, “Afganistan’da Taliban rejiminin yarattığı vahşi karanlığa karşı direnen tüm kadınlarla birlikteyiz. Bu topraklarda kadın mücadelesini örgütlerken, direnirken kadın dayanışması sınır tanımaz diyor, Rojava’da da, Şengal’de de, İran’da da, Afganistan’da da ve dünyanın neresinde olursa olsun her yerde aynı bilinç ve duygudayız. Erkek egemenliğine ve onun saldırılarına karşı kız kardeşlerimizle birlikte mücadele etmeye devam ettik, etmeye devam edeceğiz” dedi. Kadın Meclisi ayrıca AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın korumaları ve yakınlarının saldırısı sonucu eşi ve iki oğlunu yitiren, bir oğlu da tutuklu olan Emine Şenyaşar’ın ve Dersim’de kaybettirilen Gülistan Doku’nun ailesinin direnişi ve adalet arayışını da sahiplendi.
 
‘8 Mart' da Deniz Poyraz için sesimiz yükselecek!’
 
Açıklamanın devamında şunlar kaydedildi: “Erkek devlet sisteminin, iktidar varlığını sürdürebilmenin en önemli aracı milliyetçilik olmuştur. Farklı etnik kimliğe mensup halklar hedef olarak görülmüştür. Türkiye’de Kürt kadınların yürüttüğü adalet, barış ve hakkaniyet mücadelesi ve HDP'de faaliyet yürütmenin ağır bedelleri olmuştur. Deniz Poyraz; barış, özgürlük, eşitlik ve kadın mücadelesi içinde yer almış, emeği ile yaşama tutunmaya çalışmıştır... Deniz Poyraz vahşice erkek devlet tarafından faili belli eller tarafından öldürülmüştür. Denizin bıraktığı yerden kadın yoksulluğu, barış, hakkaniyet, kimlik mücadelesi ile 8 Mart' da Deniz Poyraz için sesimiz yükselecektir.”
 
‘Biz kazanacağız!’
 
Açıklamada, "HDK Kadın Meclisleri olarak her yıl olduğu gibi bu 8 Mart’ta da sokaklarda ve meydanlarda mücadele direncimizi ve kararlılığımızı, bitmeyen azmimizi ve isyanımızı yükseltiyor ve 8 Mart’ı kadın özgürlük ve eşitlik mücadelesinde hayatını kaybeden tüm kadınlara adıyoruz” mesajı verildi. 8 Mart’ta sokaklarda, “Umutsuzluğa kapılırsan bu kalabalığı hatırla” diyen kadınlarla birlikte olacaklarını paylaşan Kadın Meclisi, kalabalığın bir parçası ve tarihe notunu düşen kadınlar olarak direnişte ve mücadelede yerlerini alacaklarını duyurdu. “Alışın buradayız, gitmiyoruz, bitmiyoruz. Biz kazanacağız” sözleriyle seslenilen açıklamada, 9 dilli “Yaşasın 8 Mart” denildi.