İHD Marmara cezaevleri raporu: 39 cezaevinde 7 bin 357 ihlal yaşandı

  • 15:54 9 Mart 2022
  • Güncel
 
İSTANBUL - İHD İstanbul Şubesi, cezaevlerinde yaşanan ihlallere ilişkin “2021 Yılı Raporu”nu açıkladı. Raporda, 39 farklı cezaevinden yapılan 326 başvuruda en az 7 bin 357 ihlalin yaşandığı belirtildi.
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu, Taksim’de bulunan dernek binalarında “Marmara Bölgesi Hapishaneleri 2021 Yılı Hak İhlalleri Raporu”nu açıkladı. Açıklamaya İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, Avukat Davut Arslan ile şube yöneticileri yer aldı. Raporda, İHD avukatlarının yanı sıra tutsakların avukatları, aileleri ile kendilerinin mektup, telefon, e-mail ve fax yoluyla gönderdiği hak ihlalleri başvuruları ile basın yoluyla yapılan tarama sonucu elde edilen hak ihlalleri yer aldı.
 
Bir yılda 326 başvuru
 
Rapora göre bir yıl içinde 39 farklı cezaevinden İHD İstanbul Şubesi’ne 326 başvuru yapıldı. Hak ihlallerinin tespit edildiği Marmara Bölgesi cezaevleri arasında İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi, Silivri Kampüsü’nde bulunan kapalı cezaevleri, Tekirdağ 1 ve 2 Nolu F Tipi Kapalı, Edirne F Tipi Kapalı, Kandıra F Tipi, Metris 2 Nolu T Tipi,  Bakırköy Kadın, Balıkesir Bandırma 1 ve 2 Nolu T Tipi, Gebze Kadın Kapalı, Bolu F Tipi, Maltepe 2 ve 3 Nolu L Tipi, Silivri Açık, Balıkesir Kepsut 1 Nolu L Tipi, Bursa H Tipi, Kırklareli E Tipi, Kocaeli 1 Nolu T Tipi ve Ümraniye E Tipi cezaevleri yer aldı.
 
Marmara dışındaki cezaevleri
 
Marmara cezaevleri dışında bulunan İzmir Aliağa 2 ve 4 Nolu T Tipi, Çorum L Tipi, Manisa Akhisar T Tipi, Elazığ Yüksek Güvenlikli T Tipi, Şakran Kadın, Erzincan T Tipi, Denizli T Tipi, Antalya E Tipi, Samsun Bafra T Tipi, Ödemiş T Tipi, Patnos L Tipi, Van F Tipi Yüksek Güvenlikli Kapalı, Kayseri Bünyan Kadın, Adana F Tipi Yüksek Güvenlikli,  Tarsus Kadın Kapalı, Diyarbakır T Tipi Kapalı, Akhisar Manisa T Tipi Kapalı, Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı, Urfa 2 No’lu T Tipi Kapalı, Konya Seydişehir T Tipi Kapalı cezaevleri ve yurtdışı cezaevlerinden (Yunanistan ve Katar) yansıyan hak ihlalleri raporda yer aldı.
 
Silivri’den 83 başvuru
 
Rapora Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nden 9, Edirne F Tipi’nden 13, Kandıra F Tipi’nden 15, Balıkesir 2 Nolu T Tipi’nden 18, Bandırma 2 No’lu Tipi’nden 31, Tekirdağ 1 ve 2 No’lu F Tiplerinden 64, Silivri Kampüs Cezaevlerinden 83 ve diğer cezaevlerinden 86 hak ihlali başvurusu yansıdı.
 
Raporu, İHD Başkanı Gülseren Yoleri ile Avukat Davut Arslan paylaştı. Hak ihlallerini içeren başvuruların aylara göre dağılımı da raporda yer aldı. Buna göre en çok hak ihlali Haziran’da yaşandı.
 
İhlaller ağırlaştı
 
Cezaevlerinde hak ihlallerinin artarak devam ettiği bilgisini paylaşan Gülseren Yoleri, ihlallerin ağırlaştığını kaydetti. Gülseren, “Her bir mahpusun yaptığı başvurularda her anlarının ihlallerle geçtiğini görüyoruz. Yapılan başvuruların toplamında yer alan ihlal sayısı 6 bin 222, basın yoluyla bin 135 ihlal tespit ettik” dedi.
 
Başvurucuların 33’ü kadın
 
Başvuru yapanlarının 293’ünün erkek, 33’ünün kadın olduğu bilgisini paylaşan Gülseren, bu başvurularının 275’inin politik tutsaklara, 51’in ise adli tutuklara ait olduğunu kaydetti. Raporda darp, işkence ve kötü muamele ile hücreye koyma başlığı altında 517 ihlalin yer aldığını dile getiren Gülseren, hastane sevklerinin iptali, revire çıkarmama, düzenli olarak kullanılan ilaçlarının verilmemesi yanı sıra çıplak arama, ağız içi arama, kafesli hücreye konulma, sağlık raporlarının verilmemesi başlıklarında binlerce ihlallerin yer aldığını belirtti.
 
22 tutsak ‘iyi hal’ engeli ile karşılaştı
 
Gülseren iletişim hakları, yeterli sağlık ve temiz suya erişim hakkı ile öz bakım ihtiyacı gibi alanlarda yüzlerce ihlalin yaşandığına vurgu yaparken, “İnfazda eşitlik ilkesi alanında çok fazla ihlal yaşandı. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen tutukluların havalandırmaya sadece bir saat çıkarılıyorlar. Bu duruma en az 30 mahpus maruz kaldı. Bunun yanı sıra koşullu salıvermede ‘iyi hal’ engeli ile en az 25 tutuklu karşı karşıya kaldı. En az 25 tutuklu iyi hal için ‘bağımsız koğuşlara’ zorlandı. Ayrıca adil yargılanma başlığı altında 40 ihlal yaşandı. En az 42 dilekçe vermeme ihlali yaşandı” rakamlarını paylaştı.
 
12 tutsak yaşamını yitirdi
 
Gülseren yaşanan ihlallerden ötürü en az 10 açlık grevi ve ölüm orucu ihlalinin, bu grevlerde tıbbi takip bağlamında 25 ihlalin yaşandığını, 2 tutsağın taciz edildiğini, en az 1 tutsak hakkında dava açıldığını, grevde bulunan tutsaklara meyve suyu, soda ve yeterli tuz ile limon verilmediğini sözlerine ekledi. Gülseren, kantin fiyatlarının pahalı olması bağlamında en az 32 ihlalin raporda yer aldığını belirtti. Yıl içinde en az 12 tutsağın yaşamını yitirdiğini anımsatan Gülseren, ihlallerin son bulmasını istediklerini kaydetti.
 
Daha sonra söz alan avukat Davut Arslan, raporun sonuç bölümünü paylaştı. 2021 yılında insan haklarının cezaevlerinde ayaklar altına alındığını söyleyen Davut, birçok tutsağın yaşamını yitirdiğinin ve tutsakların hasta olduğunun altını çizdi. Davut, yaşamını yitiren tutsaklar için açılan soruşturmalar hakkında gizlilik kararı verildiğini belirtti. Tutsakların ihlallere ilişkin muhatap bulamadıklarını, bu nedenle açlık grevlerine başladıklarını vurgulayan Davut, bu süreçte de binlerce ihlalin yaşandığını söyledi.
 
Suç duyuruları sonuçsuz kaldı
 
2021 yılının en ağır ihlalleri arasında çıplak arama, ağız için arama yanı sıra kötü muamele ve işkencenin yer aldığını paylaşan Davut, bunlara ilişkin yapılan suç duyurusu ardından açılan davaların takipsizlik ile sonuçlandığına ve sorumluların cezalandırılmadığına yer verdi. Tutsakların etkileşim ve iletişim haklarının da engellendiğine dikkat çeken Davut, “Mahpuslara yönelik fiziki saldırılar, tehdit, darp, çıplak arama, baskın hücre aramaları yoluyla işkence ve kötü muamele, ırkçı ayrımcı yaklaşımlar, ölümle tehdit, hücre aramalarına gardiyanlarla birlikte polisin de girmesi, politik mahpusların bağımsızlar koğuşuna geçmeye zorlanması, askeri nizamda tek sıra halinde ayakta sayıma zorlanması, sağlık ve tedavi hakkı alanındaki ihlaller, keyfi yasak ve uygulamaları artarak devam etmiştir. Sorunlarının çözümü için muhatap bulamayan mahpuslar dayanılmaz hak ihlallerine karşı açlık grevlerine ve ölüm oruçlarına girmek zorunda bırakılmıştır” dedi.
 
İmralı tecridi
 
2021 yılında diğer yıllara göre ihlallerin artığına dikkat çeken Davut, İmralı Cezaevi’ndeki ihlallere işaret ederek şunları belirtti: “Bu durum mahpusun sadece sosyalleşmesini değil, sosyal dayanışma, kültürel gelişim, dışarıda olan biteni anlama, kendisini geliştirecek düşünsel araçlara ve bilgiye erişme imkanlarını da ortadan kaldırmış, mahpusu sert bir şekilde dışarıdan izole etmiş, yalnızlaştırmıştır. İmralı hapishanesinde uygulanan ağır tecrit koşulları devam etmiş, diğer hapishanelerde de tecrit uygulamaları yaygınlaştırılmıştır. Basın taraması yolu ile elde ettiğimiz verilere göre 2021 yılı içerisinde İmralı cezaevinde tutulan Abdullah Öcalan ve diğer müvekkilleri için avukatları tarafından yapılan 167 görüşme talebi sonuçsuz kalmıştır.”
 
Tahliyeler engelleniyor
 
Cezaevlerinde en çok yaşanan sorunlardan birinin de tahliyesi gelmiş ya da açık cezaevine gitmesi gereken tutsakların “iyi hal” değerlendirmesi adı altında bu haklarından mahrum bırakılmaları olduğuna işaret eden Davut,  “Mahpusların örgütlü mahpusların koğuşunda kalıyor olmasının iyi halli olmadığına gerekçe olarak gösterilmesi, mahpusa gelen görüşçü, kimin para yatırdığı, okuduğu kitaplar, halay çekmesi, kutlama ya da anma yapması vb. durumlar iyi hal değerlendirmesine konu olmakta ve mahpusun tahliyesi engellenmektedir” dedi.
 
S tipi cezaevlerindeki ihlaller
 
Davut, 2021 yılının en önemli ihlalleri arasında tek kişilik hücrelerde tutma halinin olduğunu paylaşırken, “Buralarda oluşan, kapıların merkezi sistemle açılıp kapandığı, tuvaletle mahpusun kaldığı yerin birbirinden ayrılmadığı, ayakta sayımın dayatıldığı, mahpuslardan gardiyanlara başkan ya da abi diye hitap etmelerinin istendiği, mahpusun duvar dibinde yürümesinin istendiği yerler olan S tipi hapishanelerdir” sözlerini kullandı.
 
Hasta tutsağın durumu ağırlaşıyor
 
Raporun devamında tutsakların başvuruları yer aldı. Bu başvurulardan biri de Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan Tenzile Acar için e-mail yoluyla yapılandı. Başvuru metnindeki şu ifadeler rapora yansıdı: “T.Acar 21 Mart 2017 tarihi itibariyle Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tutulmaktadır. 14 yıl 6 ay hüküm giymiştir. Kendisi hepatit B hastasıdır. Bu hastalığı şiddetli şekilde geçirmektedir. Ona rağmen cezaevinde tutulmaktadır. Yaklaşık bir senedir hastalık tüberküloz belirtileri mevcut. Kelepçe dayatması yapıldığı için hastaneye kaldırılmıyordu. Şimdilerde ise hastalığı gittikçe şiddetlendi ve hastaneye kaldırıldı. Göğsünde sıkışma, nefes almakta zorluk yasamakta ve boğazından kan gelmesi mevcut. Bu haliyle bizler tutuklunun tahliyesini istiyoruz. Cezaevi koşullarında hastalığı günden güne artmakta. Başka hastalıklara meydan bırakıyoruz. İsteğimiz hastanın tahliyesidir. Ölüme terk edilmesin. Şu anda kendisi hastalından dolayı hastaneye gittiği her hafta tek hücrede tutuluyor. Hasta haliyle tek basına bir hücrede tutmak sağlığında korkutucu endişeler yaratıyor. Sesimizin duyulmasını istiyoruz. Bu insani olmayan bir muameledir. Yaklaşık 72 gündür açlık grevindedir. Bunların son bulmasını istiyoruz. Temennimiz odur ki hasta tutsak serbest bırakılsın.”