Kadın Örgütleri: İsyan ateşini çoktan yaktık
- 14:26 26 Mart 2022
- Güncel
ANKARA - Dünya Kadınlar Günü’ne katıldıkları gerekçesiyle aileleri polis tarafından aranan Kadın Savunma üyelerine ilişkin açıklama yapan Ankara kadın örgütleri, birlikte mücadele etme çağrısında bulunarak, isyan ateşini çoktan yaktıklarının mesajını verdi.
8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliğine katıldıkları gerekçesiyle aileleri polis tarafından aranan Kadın Savunma üyelerine ilişkin Ankara kadın ve feminist örgütler, Mor Mekan’da ortak basın toplantısı gerçekleştirdi. Basın toplantısında, “Polis şiddeti varsa isyan var yaşasın 8 Mart” pankartı asıldı. Açıklama metnini kadınlar adına Hale Baydili okudu.
‘Değiştirme gücümüz olduğunu görüyoruz’
8 Mart’ta ülkenin dört bir yanında erkek şiddetine, hayat pahalılığına, zamlara, kadın yoksulluğuna LGBTİ+ düşmanlığına karşı isyan ettiklerini ve isyanlarının dinmediğini belirten Hale, “8 Mart 2022’ye 6 Mart’ta yapılan gündüz mitingleri, 8 Mart’ta yapılan kitlesel feminist gece yürüyüşleri damgasını vurdu. Yasak kararlarına, polis barikatlarına ve iklimi altüst olmuş dünyamızın buz gibi havasına rağmen kadınlar ve LGBTİ+’lar bu 8 Mart engel tanımadı. Bir isyan dalgasının ateşini yaktı. 8 Mart'ta kadınları ve LGBTİ+'ları sokağa taşıran sadece yaşamlarımızdaki eşitsizliğin pekiştiğini hissediyor olmamızdan kaynaklanmıyor. Bu duruma olan itirazımız, isyanımız, değiştirme isteğimiz ve en çok da buna gücümüz olduğunu görüyoruz” dedi.
‘Psikolojik şiddet hem ailelerine hem kadınlara uygulanıyor’
AKP- MHP irtifakının kadın düşmanı politikalarıyla özel ve kamusal alanda kadına yönelik erkek şiddetinin gittikçe artığına, kadınların emeğine, bedenine ve yaşam halkına doğrudan saldırının meşru kılındığı bir ülkede yıllardır direnişte olduklarına dikkat çeken Hale, “ Bu gücün farkında olanlar sadece bizler değiliz. Kadın örgütlerine, feminist örgütlere yönelik baskıları kendilerine yol bilenlerde elbette ki bu gücün farkında. Her 25 Kasım ve 8 Mart sonrası ‘8 Mart’ta katıldıkları gerekçe gösterilerek’ bir çok kadının, mücadeleyi büyüten arkadaşlarımızın aileleri Ankara Emniyeti tarafından aranıyor. ‘Çocuğunuzun ne yaptığını biliyor musun?’ diyerek kadınları şiddetin ortasına atacak fütursuzca hamleler yapılıyor. Devlet eliyle yaşımız kaç olursa aile baskısı kıskacı kurulmak isteniyor. Bununla da yetinilmiyor, aileler kaygıya, korkuya itiliyor. Psikolojik şiddet hem kadınlara hem de ailelerine uygulanıyor. Kısacası kendilerine emniyet diyenler suç işliyor. Yasaları görmezden gelerek, verilen mücadeleleri terörize ederek, toplumun yaşadığı yoksulluğu, ekonomik krizi, geçim sıkıntısını kullanarak kişilerin hak ve özgürlüklerini gasp ediyor” diye belirtti.
‘Adalet mücadelesini büyütüyoruz’
“Buradayız, şimdi tüm kamuoyu önünde bir kez daha yaptıklarımızı anlatıyoruz” diyen Hale, “Erkek şiddetine uğrayan kadınlarla dayanışıyoruz, istismara uğrayan çocukların ve ailelerinin yanlarında oluyoruz. İşten atılan arkadaşlarımızın yaşamını devam ettirebilmesi için çözümler üretiyoruz. Sağlık hakkına erişemeyen kadınların ve LGBTİ+ların sağlığa erişim mücadelesini büyütüyoruz. Boşanma hakkı gasp edilen, nafakası verilmeyen, karakollar tarafından sağlıklı işletilmeyen süreçler için adımlar atıyoruz. Yurtsuz kalan üniversitelilerin barınma hakkı için mücadele ediyoruz. Tecavüzcülere yol veren, adaleti erkeklik zanneden yargıya karşı gerçek adalet mücadelesini büyütüyoruz. Çünkü aynı zamanda bu erkek şiddetinin türlü biçimiyle karşı karşıya kalmış olan bizleriz. Yani yaşamlarımıza dair bir mücadele veriyoruz. 8 Mart’a katılmaktan kadınların, LGBTİ+ların kurtuluş mücadelesini büyütmekten onur duyuyoruz” ifadelerinde bulundu.
‘Erkek şiddetini engelleyin’
Ülkeyi ve dünyayı birlikte değiştirebilmek, kadın düşmanlarının tarihinin çöplüğüne göndermek için isyan ateşini çoktan yaktıklarını dile getiren Hale, “Evde, işte, okulda, sokakta nerede erkek şiddeti ile yalnızlığa sürüklenen bir kadın varsa oradayız. Nerede cinsiyet kimliği yok sayılan bir LGBTİ+ varsa oradayız! Nerede emeği sömürülen bir emekçi varsa oradayız, nerede bedenine saldırılan bir kadın varsa oradayız. Kısacası direnen herkesin kendisiyiz. Ankara Emniyeti önümüze barikat kurdu engelleyemedi, mücadeleyi büyüten kadınları kaçırdı engelleyemedi, psikolojik şiddet uyguladı engelleyemedi, tehditler savurdu engelleyemedi. Polis şiddeti varsa, isyan var. Taktikleriniz boşa, kadınlar birbirine inanıyor, kadınlar birbirini bırakmıyor. Güvenliğimizi tehdit etmekten vazgeçin, erkek şiddetini engelleyin” şeklinde konuştu.
Polisler hakkında suç duyurusu
Açıklamanın ardından söz alan Kadın Savunma üyesi Aysun Gençtanır, polislerin kadınları arayarak şiddetin dozunu daha fazla artırdığını belirterek, aramalarda polislerin özellikle ailelere, “Kızınız Mor mekana gidiyor” söylemlerinin kullanıldığına dikkat çekti. Polisler tarafından Mor Mekan’ın hedef gösterildiğini dile getiren Aysun, Mor Mekan’ın mücadeleyi büyüten, kadın mücadelesinin ucundan tutmak isteyen herkesin yeri olduğunu ve mücadelelerini büyüteceklerini kaydederek, arayan polisler hakkında suç duyurusunda bulanacaklarını ifade etti.
‘Erkek devlet şiddetine karşı mücadele etmeye devam’
Polislerin kadın öğrencileri gelecekleri ile tehdit ettiklerini ifade eden Türkiye İşçi Partisi (TİP) üyesi Ece Türközü, polislerin TİP’i illegal olarak lanse ettiklerini belirtti. Kadınların her alanda varlıklarını göstermeye devam edeceğini dile getiren Ece, polis ve devlet şiddetine karşı mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti.
Diyarbakır’da tutuklanan kadınlar vurgusu
Geçtiğimiz günlerde Diyarbakır’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve 25 Kasım Uluslararası Şiddetle Mücadele Günü’ne katıldıkları gerekçe gösterilerek tutuklanan 11 kadını hatırlatan Bağımsız Feminist Latife Kahyacı, bütün kadınların bir arada durarak mücadele etmesi gerektiğini yoksa sıranın herkese geleceğinin mesajını verdi.







