Saldırıların sürdüğü Şengal’den mesaj: Bu toprakların sahipleri bizleriz
- 09:12 22 Nisan 2022
- Güncel
Medya Üren
HABER MERKEZİ - TSK ve KDP’nin Federe Kürdistan Bölgesi’ne ve Şengal’e yönelik saldırılarını değerlendiren TAJÊ üyesi Rîham Hîco, “Her geçen gün saldırıların artığını görüyoruz. Ancak başaramayacaklar, çünkü bu toprakların sahipleri bizleriz. Buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz” dedi.
Federe Kürdistan Bölgesi yönetimi ve Irak hükümeti tarafından 9 Ekim 2020 tarihinde Şengal Antlaşması imzalandı. Antlaşmanın imzalanmasının ardından Şengal halkından tepkiler gelirken, antlaşma maddelerinin uygulanmaya başlaması ise Êzidî halkı direnişe geçti. Geçtiğimiz günlerde Şengal ile Kuzey ve Doğu Suriye arasında örülmeye başlanan duvar da antlaşmanın fiili olarak uygulandığın göstergesi oldu. Bununla beraber 14 Nisan’dan bu yana Federe Kürdistan Bölgesi’ne TSK ve KDP’nin başlatmış olduğu saldırılar ve buna karşı direniş de sürüyor.
Federe Kürdistan Bölgesi ve özelde de Şengal’de yaşanan gelişmelere dair Tevgera Azadiya Jinên Êzidî (TAJÊ) Koordinasyon üyesi Rîham Hîco, değerlendirmelerde bulundu.
‘Katliam ABD’nin gözleminde oldu’
Ortadoğu’da yaşayan halklar üzerinde uygulanan politikalara değinen Rîham, 2014 yılında Şengal’de Êzidî halkına yönelik 74’üncü fermanla beraber büyük bir katliam gerçekleştirildiğini hatırlattı. Fermana sebep olanların, yaptıkları ile sınırlı kalmadıklarını belirten Rîham, “Orada hedef Kürt halkının yok edilmesiydi. Bunun için de bu topraklarda en eski kültüre sahip olanlar hedef alındı. Öte yandan komşularımızla da bizim düşman haline gelmemize neden oldular. Ortadoğu’da yaşayan halkların düşman olması için ellerinden geleni yaptılar. Şengal’de yaşananların sorulması gerekiyor. Katliam olurken, kim buna izin verdi, çıkarları neydi? Tabi yapılan katliam ABD’nin gözleminde oldu. Gerçekleşen katliamdan bu yana Türkiye, KDP ve Irak hükümetinin ortaklığını unutmamak gerekiyor. Saldırılarda onların da payı vardı” dedi.
‘Şengal Antlaşması saldırıların başlangıcıydı’
“Kürtleri yok etme politikaları her geçen gün daha da büyüyor. 9 Ekim 2020 yılında yapılan Şengal Antlaşması da bunun başlangıcıydı. Kürdistan topraklarını parçalayarak saldırmaya çalışıyorlar” diyen Rîham, Şengal ile Kuzey ve Doğu Suriye arasına örülen duvara işaret ederek, şunları söyledi: “Örülen duvarların üstüne kameralar yerleştiriliyor. Aslına baktığımız zaman bir bütünen Kürdistan topraklarına saldırıların olduğunu görmekteyiz. Örülen duvarların ‘Milliyetçilik duvarı’ olduğunu söylüyoruz. Kişileri din, dil ve renklerine göre ayırıyorlar ama bu çabalarının boşa gideceğini söyleyebiliriz, çünkü Kürtler ve Araplar arasına da nifak koymak istediler ama başaramadılar.”
‘En büyük mücadeleyi veren QSD ve YBŞ oldu’
Rîham, Şengal ile Kuzey ve Doğu Suriye arasında kopmaz bağların olduğunu kaydederek, “Biz bu topraklarda beraber kan döktük. DAİŞ’e karşı birlikte mücadele ettik. DAİŞ’in zulmüne maruz en çok yine bizler olduk. Örülen bu duvar hepimize karşı bir zulümdür. Ancak bizler şunu söylüyoruz, ‘Bizleri sadece DAİŞ’ten değil Türkiye ve ortaklarından koruyun. Tüm bu saldırılara karşı Şengal halkı olarak savunmamızı gerçekleştireceğiz. Irak’ın her yerinde DAİŞ’liler var, önce onları temizlesinler. DAİŞ’e karşı en büyük mücadeleyi veren yine QSD ve YBŞ oldu” ifadelerini kullandı.
‘Türk devleti KDP’nin dostu değildir’
Birliğin Kürtler için her zaman büyük bir umut taşıdığının altını çizen Rîham, bundan kaynaklı sistemlerin birliğe karşı olduğunu kaydetti. Birlikte ısrar etmenin başarı getireceğini belirten Rîham, “Şengal halkı, Kürt halkının düşmanı olan devletlerin oyununa gelmiyor. Başûr halkından beklentimiz KDP’nin saldırılarına karşı çıkmasıdır. Bu sessizlik bizi yok edecektir. Sadece Şengal ve Rojava’nın başkaldırmasıyla başarıyı getiremeyiz. Hepimizin birlik olması gerekiyor. Hedef sadece bu iki yer değildir. Kürt halkının kazanımlarıdır. Kürdistan’ı daha da parçalamak istiyorlar. Kürt partileri neden yaşananlara karşı sessiz kalıyorlar. Türk devleti kendisini var etmek adına Kürtleri yok etmek istiyor. Bu duruma binlerce örnek var. Büyüklerimizin dediği gibi, ‘Dijminê bavan nabe dostê lawan’ (Babanın düşmanı, oğulun dostu olamaz) duruma böyle yaklaşmak gerekiyor. Türk devleti KDP’nin dostu değildir, KDP bunu iyi bilmelidir. İhtiyacımız olan örgütlülük ve birliktir” diye ekledi.
‘Saldırılar her geçen gün artmakta’
Rîham, konuşmasına şu sözler ile son verdi: “Şengal’in stratejik bir konumu var. Kürt halkı içinde her zaman önemli bir yere sahip olmuştur. En eski kültür de Şengal’de yaşatılmaya devam ediyor. Şengal’e saldırmakla Kürt halkı kültürsüzleştirilmek isteniyor. Her geçen gün saldırıların artığını görüyoruz. Ancak başaramayacaklar, çünkü bu toprakların sahipleri bizleriz. Buradayız ve burada olmaya devam edeceğiz.”







