Dersim Katliamı anması: Arşivleri açın, yüzleşin
- 15:43 4 Mayıs 2022
- Güncel
DERSİM - Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenler için yapılan anmada “Hiçbir şeyi unutmadık, hiç bir şeyi affetmedik” denilerek, katliama ilişkin arşivlerin açılması ve yüzleşme çağrısı yapıldı.
Dersim Emek ve Demokrasi Platformu, Demokratik Alevi Dernekleri ve siyasi partiler tarafından gerçekleştirilen etkinlikte Dersim Katliamı’nda yaşamını yitirenler anıldı. 4 Mayıs 1937 tarihinde Bakanlar Kurulu’nun "Tunceli Tenkil Harekatı" kararıyla Dersim’de başlattığı katliamın yıldönümü nedeniyle çok sayıda kişi Seyit Rıza Meydanı'nda bir araya geldi. Anmada, katliamda yaşamını yitirenlerin fotoğrafları ile “Ma terteleyê Dersimî xo vîra nêkerd, xo vira nêkemê/Dersim soykırımını unutmadık, unutmayacağız”, “Hiçbir şeyi unutmadık, hiçbir şeyi affetmeyeceğiz” pankartları açıldı.
Ortak açıklama metninin Türkçesini Demokratik Alevi Dernekleri (DAD) Eş Genel Başkanı Kadriye Doğan, Kirmançkîsini ise HDP Dersim İl Yöneticisi Özcan Ateş yaptı. Türkçe açıklamayı yapan Kadriye Doğan, “Bugün 4 Mayıs. 1937 Dersim soykırımının bizim lisanımızda Dersim Tertelesi’nin yıldönümü. Roza Şae, Dersimin kara günüdür” dedi. Kadriye, Cumhuriyet Türkiye’sinin 1925 yılında oluşturduğu ve tahkim ettiği Şark Islahat Planı’yla ülkede çoğunluğu oluşturan Kürt ve Alevi toplumsallığını ortadan kaldırmak, asimile etmek eğer direnç olursa da katletme planını Koçgiri’den başlayarak Şeyh Sait, Ağrı, Zilan, Sason ve en son Dersim’de uygulamaya başladığını söyledi.
‘Atatürk hazırladı’
Katliamda Mustafa Kemal’in rolüne işaret eden Kadriye, 1937’nin 4 Mayısı’nda Mustafa Kemal başkanlığında Meclis oturumunda, “Dersim sorunu artık çözülmeli bu çıban kökünden ebediyen sökülüp atılmalıdır” sözlerini hatırlatarak, “Çıban dediği şey; inancımız, tarihsel hafızamız, dilimiz, kültürümüz tam anlamıyla Rêya Haq inancı ve Kürt kimliğidir. Buradaki rıza toplumsallığı; tekçi zihniyet için tehlike olarak görülüyordu. Hakikat şu ki; Trabzon’da kurmayları ile yaptığı toplantıda bizzat Mustafa Kemal tarafından harita üzerinden kendi el yazısıyla planladığı ‘Dersim Hareket Planı’ Atatürk Müzesi’nde gururla sergilenmektedir. Gelen her ziyaretçiye de anlatılır. Bu gerçek ortadayken hala Atatürk hastaydı, haberi yoktu sav ve söylemleri koca bir yalandan başka bir şey değildir. Dünya da herkes de bilir ki; Dersim Katliamı’nın mimarları Atatürk, İnönü ve Fevzi Çakmak’tır. Zamanın genelkurmay başkanı, başbakan ve cumhurbaşkanın bilgisi ve Meclis’in onayıyla gerçekleştirilmiştir. Unutulmamalıdır ki, Osmanlı’nın onlarca sefer düzenlediği coğrafyamızda Kürt Alevi - Rêya Haq kültürü yok edilmek istenmiş. Hani bir söz vardır ya ‘Dersim’e sefer olur, zafer olunmaz’ bundan söylenmiştir” dedi.
‘AKP ve MHP sürdürüyor’
Dersim Katliamı sonrası, Kürtlerin Türkleştirme çalışmalarından vazgeçilmediğine işaret eden Kadriye, “Kemalist zihniyet iktidarını tahkim ettikten sonra; 1921 anayasasını lağvedip, 1924 Anayasası'yla Anadolu ve Kürdistan’da bulunan etnik ve inançsal farklılıkları yok etmek, tekçi inkârcı, herkesi Türk, Hanefi Müslüman yapmak için Şark Islahat Planı’nı uygulamaya koymuş ve gerçekleştirmek için de her yolu mubah görmüştür. Türk Dil Teorisi, Turan fikriyatıyla tenkil, tedil, asimilasyon uygulamaları bütün kurumları ile topyekûn bir savaşa girmiş ve Koçgiri ile başlayıp Şeyh Sait, Ağrı, Zilan, Dersim soykırımıyla günümüze kadar devam etmektedir. Bu tekçi, inkârcı, asimilasyoncu zulüm AKP-MHP Türkçü İslamcı zihniyet ön çekiminin devamı olarak sürüp gitmektedir” şeklinde konuştu.
‘Suskunluk onaylama anlamına gelir’
Kadriye, şöyle devam etti: “85'inci yılında unutmadığımız unutmayacağımız soykırımının Meclis'te kabul edildiği bugün yaşanan soykırımı lanetlemek, kaybettiğimiz canların yüce hatırası önünde saygıyla eğilirken; coğrafyamız, dilimiz, inancımız, hafızamız, varlığımız her gün elimizden parça parça alınıyor ve zulüm devam ediliyorsa, Rêya Haq Kürt Alevi olarak bu yok oluşa ve yok edilişe sözümüz olmalı. Harde Dewreş toprağı ocaklarımız, ziyaretgâhlarımız, dilimiz, kültürümüz, tarihsel hafızamız, varlığımız yok ediliyorsa buna karşı söz ve direncin sahibi olamıyorsak toplumsallığımız tarih karşısında mahcup ve günahkâr olarak anılacağız. Yine bu ülkede yaşayan kendisine aydın, demokrat, devrimci, sosyal demokrat kısacası ben insanım diyen her birey, siyasi grup veya partiler. İnancımız mazlum ve mağdurun yanında yer almayı Hakk bilir diye söz kuran Alevi kurum ve federasyonları. Bu soykırım hakikatini kabul ettirmeyi söze ve talebe dönüştürmeyip suskun ve kayıtsız kalıyorsa, yaşanan bu zülüm, soykırım karşısında suskunluk kayıtsızlık onaylama anlamına gelir. Rêya Haq ve bütün Alevi süreklerinin inancında insanlık hakikatinde bütün suskunlar dardadır.”
‘Özür dileyin’
Dersim Katliam'ıyla yüzleşme çağrısı yapan Kadriye, şunları dile getirdi: “Seyitlerimizin mezar yerlerini açıklayın ve ailelerine teslim edin. 1937 soykırımını kabul edip yüzleşerek Dersim halkından özür dileyin. Başta Dersim ismi olmak üzere köy ve mezra isimlerini iade edin. Dersim’in kayıp kızları ve çocukların akıbetini açıklayın. 1937’de Elazığ İstiklal Mahkemelerinde mahkûm edilen canlarımızın akıbetini açıklayın. Genelkurmay, TBMM soykırım dönemi arşivlerini açın ve açıklayın. Son olarak; ocaklarımızdan, ziyaretgâhlarımızdan, suyumuzdan, coğrafyamızdan ellerinizi çekin! Hiçbir şeyi unutmadık, hiç bir şeyi affetmedik.”
Açıklamanın ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, Dersim Barosu Başkanı Kenan Çetin, Dersim Belediye Başkanı Mehmet Fatih Maçoğlu da birer konuma yaparak katliamda yaşamını yitirenleri andı.







