‘Kahramanlarımıza her zaman sahip çıkmalıyız'

  • 13:47 18 Mayıs 2022
  • Güncel
 
VAN - Van’da "6 Mayıs’tan 18 Mayıs’a özgürlük çizgisinde buluşuyoruz” şiarıyla düzenlenen panelde  katledilen devrimci önderlerin mücadelesine dikkat çekilerek “Kahramanlarımıza her zaman sahip çıkmalıyız” mesajı verildi.   
 
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Van İl Örgütü, kentteki bir salonda “6 Mayıs’tan 18 Mayıs’a özgürlük çizgisinde buluşuyoruz” konulu panel düzenledi. Moderatörlüğünü Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Gençlik Meclis üyesi Şahin Akti’nin yaptığı panele, DBP Van Kadın Meclisi Sözcüsü Aynur Sarıca, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş ve Kürt siyasetçi Seferi Yılmaz konuşmacı olarak katıldı. 
 
DBP bayrakları ile süslenen salona, farklı yılların Mayıs ayında özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenlerin fotoğrafları asıldı. Panele, HDP Van İl Örgütü il ve ilçe yöneticileri, Tevgera Jinên Azad (TJA), Tutuklu ve Hükümlü Aileleriyle Dayanışma Derneği (TUHAY-DER), Serhat Göç Araştırmaları Derneği, Arsisa Dil Kültür Araştırmaları Merkezi Derneği, Van Barosu temsilcileri yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. 
 
‘Kürtlerin kahramanlıkları farklıdır’
 
Panel, özgürlük ve demokrasi mücadelesinde yaşamını yitirenler anısına yapılan saygı duruşuyla başladı. Panelde ilk konuşan HDP Şırnak Milletvekili Hasan Özgüneş, Mayıs ayının kahramanlık ayı olarak ilan edildiğini belirterek, “Kahramanlar hepimizin kahramanıdır. 40 yıldır süren Kürt savaşta, kahramanlarımız hiçbir beklentisi olmadan halkının özgürlüğü için mücadele ederek, yaşamını yitirmiştir. Diğer halkların savaşlarda böylesi bir durum yoktur. Kürtlerin kahramanları, diğer halkların kahramanlardan farklıdır. Kürt halkının yok edilme politikalarına karşı mücadele yürütülüyor” dedi. 
 
'Türk devleti inkar ve imha üzerinden inşa edilmiştir’
 
Türkiye’de devlet geleneğinin tarihsel seyrine dikkati çeken Hasan, “Osmanlılar, iktidarları için çocuklarını ve babalarını öldürmüştür. 300 yıl bu zihniyet sürdü. Türk devleti de komplo, darbeler ve inkar üzerine inşa edilmiştir. Türk devleti tarihinde birçok darbe yaşandı. Türk devleti hiçbir zaman krizlerden çıkmamıştır. 12 Eylül darbesinin ardından sadece Kürt özgürlük mücadelesi ayakta kaldı, diğerleri dağıldı” diye konuştu. Kürtlerin yok edilmesi için yürütülen savaşlara dikkati çeken Hasan, ancak bu politikaların Türkiye’de başta derinleşen ekonomik kriz olmak üzere birçok krize neden olduğunu söyledi.
 
‘Kahramanlarımıza her zaman sahip çıkmalıyız'
 
“Mayıs ayı şehitleri” üzerinde duran Hasan, yürüttükleri mücadelede yaşamını yitiren Mahir Çayan, Deniz Gezmiş’in mücadelesini anlattı. Kürt özgürlük mücadelesini yürütenlerin, zulüm ve baskılara karşı hakikat için mücadele ettiklerini dile getiren Hasan “12 Eylül’de toplum teslim alınmıştı. Ancak özgürlük mücadelesi yürütenler teslim alınamıyordu. Mazlum Doğan ‘teslimiyet ihanettir’ diyerek, yaşamına sonra verdi. Kahramanlarımız, toplumun özgürlüğü ve değerleri için canlarını feda etti. Böyle eylemleriyle cezaevi duvarlarını kurdular. Bugün Kürt halkı, çocuklarına kahramanlarımızın isimlerini veriyorlar. Bizler her zaman kahramanlarımıza sahip çıkıyoruz” dedi.  
 
'Tecride karşı mücadele sürüyor’
 
DBP Van Kadın Meclisi Sözcüsü Aynur Sarıca ise Kürtlerin mücadelesiyle tarih yazdığını belirterek, “Tarihi bir direniş olduğu kadar Kürtler üzerinde kirli politikalar yürütülüyor. Her ne olursa olsun, amaçlarına ulaşamayacaklar. Bu yüz yıl Kürtlerin ve kadınların özgürlüğü olacaktır” dedi. PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecrit uygulamalarına dikkati çeken Aynur, “Tecrit tüm topluma ve kadınlar üzerine  yayılmak isteniliyor; ancak, tecride karşı mücadelemizi sürdürüyoruz” diye konuştu. 
 
'Kadınlar tarihi direniş içerisindedir'
 
Tarihte Kürt kadınlarının mücadelesini hatırlatan Aynur, “Kürt kadınlarının mücadelesi çizgimizdir ve bu çizgi de mücadelemizi yürüteceğiz. Kirli zihniyet, sistematik uygulamaları değişmedi, sadece isimleri değişti. Ancak, zihniyetleri aynıdır ve Kürtleri yok etme üzerine politikalar yürütüyor. Biz kadınlar da bu zihniyete karşı mücadelemizi yürütüyoruz. Cezaevlerindeki uygulamalara karşı kadınlar daha fazla direniyor. Cezaevlerinde Leyla Güven, Sebahat Tuncel gibi birçok kadın arkadaşımız toplumun özgürlüğü için mücadele ettiklerinden bugün rehin alınmışlardır. Ancak, bu arkadaşlarımız cezaevlerinde de tarihi bir direniş içerisindedir” diyerek, kadın mücadelesine dikkati çekti. 
 
‘Diyarbakır Cezaevi süreci bitmiş değil’
 
Dünya devrim tarihlerinde cezaevlerinin çok önemli olduğunu dile getiren Kürt siyasetçi Seferi Yılmaz, “Devletler, kendilerine tehlikeli gördükleri önderleri, sempatizanları cezaevlerine koyarak, hedeflerine ulaşmak istemişlerdir. Her sistem kendi varlığını sürdürmek için cezaevlerinde önderleri fiziki olarak katletmeye ve deforme etmeye çalışmıştır. Bu açıdan Diyarbakır Cezaevi’ne baktığımızda, mücadelemizin önderlerini, kadrolarını, sempatizanları ve Kürtler adına hangi değer varsa imha etmeye çalışmıştır. Bu sistem, Diyarbakır Cezaevi’nde uygulamalarıyla doruk noktaya çıkmıştır. Diyarbakır cezaevinde yaşananlar çok ağırdır. Hala bu uygulamaları tam olarak halkımıza anlatamadık. Diyarbakır Cezaevi’nde Mazlumlar’ın, Dörtler’in, Hayri’lerin şehadetiyle bu direniş yaratılmıştır. Diyarbakır Cezaevi süreci bitmiş değil. Şimdiki, cezaevleri de kanayan yaralardır. Bugünkü cezaevindeki uygulamalar ile insanlar sessizce katlediliyor. Bu sistem her şekilde bizleri kontrol altına almaya çalışıyor” dedi. 
 
Panel, soru-cevap kısmının ardından son buldu.