İHD: Gözaltında kaybetme suçu insanlığa karşı suç sayılsın

  • 13:22 25 Mayıs 2022
  • Güncel
ANKARA - İHD Ankara Şube, "Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası"na dair yaptığı açıklamada, gözaltında kaybetme suçunun TCK’da yer alan insanlığa karsı suç maddesi kapsamına alınmasını talep etti. 
 
İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şube 17-31 Mayıs Gözaltında Kayıplara Karşı Mücadele Haftası kapsamında, şube binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya, İHD'li yöneticilerin yanı sıra Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ankara İl Eşbaşkanı Pakize Sinemillioğlu ile demokratik kitle örgütü temsilcileri katıldı. Açıklamada, "Kayıplar bulunsun failler yargılansın" yazılı pankart açıldı. 
 
Açıklama metnini İHD Ankara Şube Eşbaşkanı Fatin Kanat okudu.
 
‘Adliye kapıları adalete açılsın’
 
Adliyelerin kapılarının inkara ve cezasızlığa değil, hakikate ve adalete açılmasını söyleyen Fatin,17-31 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen etkinlikler ile; uluslararası hukukta insanlığa karşı suç olarak tanımlanan gözaltında kaybetme suçuna, bu suçun işlenmesine imkan yaratan cezasızlık politikalarına, inkar edilen gerçeklere ve insanlığa karşı suçla mücadelenin önemine dikkat çekmeye çalıştıklarını vurguladı. 
 
‘Gözaltında kaybetme devlet kurumlarının iş birliği ile örtbas edildi’
 
Yargı makamlarının gözaltında kaybetme vakalarında maddi gerçeği açığa çıkarma ve suçun faillerini tespit edip cezalandırmak yerine, gerçeği örtbas ettiğine dikkat çeken Fatin,  failleri cezasız bırakıp adalet talep edenlerin seslerini bastırma ve cezalandırma yönünde bir pratik sergilediğini ifade etti. Fatin "Hiç şüphe yok ki, gözaltında kaybetmeler bu topraklarda örgütlü bir biçimde gerçekleşti ve yalnızca yargının değil, ilgili tüm devlet kurumlarının iş birliği ile örtbas edildi. Bu yüzden yaygın ve sistematik bir biçimde işlenebildi ve sonuçsuz/ cezasız bırakılarak işlenmeye devam etti/ediyor” dedi.
 
‘Geçmişle yüzleşmek ve hesaplaşmak zorundayız’
 
Hukuku ve vicdanı yok sayan, suçu ve devlet şiddetini normalleştiren zihniyete karşı hakikati bilme, travmatik geçmişle yüzleşme ve hesaplaşma taleplerinden vazgeçmediklerinin altını çizen Fatin, “Biliyoruz ki; kanamaya devam eden toplumsal yaralarımızın sarılması için, hak ve adalet yokluğunun ülkemizde yarattığı ağır tahribatların telafisi için, bütün bunların kaynağı olan geçmişle yüzleşmek ve hesaplaşmak zorundayız” ifadelerini kullandı.  
 
Fatin devlete seslenerek şu talepleri sıraladı:
 
“*İnsan haklarını ve hukuku yok sayan, kurumları çürüten, adaletsizliği derinleştiren keyfiyete son verilsin.!
 
*Dört yıla yakın bir süredir hiçbir hukuki dayanağı olmadan Cumartesi Annelerine ve topluma kapatılan Galatasaray Meydanındaki yasağın derhal sonlandırılmasını istiyoruz.
 
*Gözaltında kaybedilen ve TBMM Raporu’na, delillere, belgelere, tanıklara rağmen zamanaşımıyla kapattılan Cemil Kırbayır dosyası başta olmak üzere zamanaşımına sürüklenen tüm kayıp dosyalarının yeniden açılarak etkin soruşturma ve kovuşturma yapma yükümlülüğü yerine getirilsin.
 
*Gözaltında kaybetmeyi suç olarak düzenleme, yargılama ve cezalandırma yükümlülüğü yerine getirilsin.
 
*Gözaltında kaybetme suçunun TCK’da yer alan insanlığa karsı suç maddesi kapsamına alınması sağlansın.
 
*Gözaltında kaybetmelerin önlenmesi ve geçmişte yaşanan kaybetmelere dair hakikat ve adalete erişimin sağlanması sorumluluğunu getiren BM ‘Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşme’ derhal imzalansın ve uygulansın.”