Danıştay önünden haykırdılar: İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz

  • 10:02 14 Haziran 2022
  • Güncel
 
ANKARA - İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali yönünde görülecek 3’üncü duruşma öncesinde Danıştay önünde bir araya gelen yüzlerce kadın, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” dedi.
 
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), Eşitlik için Kadın Platformu (EŞİK), İlerici Kadınlar Derneği (İKK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu’na (KESK) bağlı Tarım, Orman Çevre ve Hayvancılık Hizmet Kolu Kamu Emekçileri Sendikası (Tarım Orkam-Sen), İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yanı sıra çok sayıda dernek, çeşitli barolar ve kişiler olmak üzere toplam 17 kurum ve kişinin İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali talebiyle Danıştay’da açtığı dava görülecek.
 
Danıştay’da İstanbul Sözleşmesi’nin feshinin iptali yönünde görülecek 3’üncü duruşma öncesinde Danıştay önünde bir araya gelen çok sayıda avukat, kadın örgütü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum örgütü temsilcileri, sendika temsilcileri, gazeteciler ile beraber çok sayıda kişi basın açıklaması gerçekleştirdi.
 
Açıklamada, “İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz”, “Bir erkek şiddeti haberi daha yapmak istemiyoruz. İstanbul Sözleşmesinden vazgeçmiyoruz”, “İstanbul Sözleşmesinden de laiklikten de vazgeçmiyoruz”, “İstanbul Sözleşmesinden de laiklikten de vazgeçmiyoruz” yazılı pankart ile "Eşitlik", "Yasalara dokunma uygula" ve "İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz" yazılı dövizler taşındı.
 
Açıklamada sık sık “İstanbul Sözleşmesi yaşatır” sloganları atıldı.
 
‘Hayatlarımızdan vazgeçmiyoruz’
 
İlk olarak Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu Genel Sekreteri Fidan Ataselim, EŞİK adına açıklamada bulundu. Fidan, “Hukuku hiçe sayarak toplumdaki kadınları, LGBTİ+'ları yalnız bırakma pahasına sadece yüzde 7’lik bir kesimi dikkate alarak bir kişi bu karara imza attı. Bu karar gayrimeşrudur. Bizler hayatlarımızdan, kararlarımızdan, örgütlü mücadelemizden ve İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz. Elbette ki hukukun üstünlüğü yerine gelsin diye bu duruşmaları takip etmeye devam ediyoruz. İstanbul Sözleşmesi'nin uygulanması için mücadelemizden de vazgeçmiyoruz. Gerekirse her bir maddesini tekrar tekrar anlatacağız. Kadına yönelik her türlü şiddet davalarında nasıl uyguladığımızı hep beraber göreceğiz. Cinayetleri meşrulaştıran faillerin sırtını sıvazlayan tutumun karşısında kadınlar olarak mücadele edeceğiz” dedi.  
 
‘Bir yılda ‘500’ yaşam söndü’
 
TGS LGBTİ+ Komisyonu adına açıklama yapan Ayşe Banu Tuna ise, “İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak, yaşamı savunmaktır. Bir kişinin kararıyla, bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden çıktığımızdan bu yana erkekler yaklaşık 500 kadını öldürdü. Bir yılda 500 yaşam söndü. Bu yaşadığımız, herkesin gözü önünde gerçekleşen bir cinskırımdır. Bizler hem kadın hem gazeteciyiz. Bugün Türkiye’de hem kadınlık hem de gazetecilik tehdit altında. Her gün tecavüze uğrayan, taciz edilen, dövülen, öldürülen kız kardeşlerimizin haberlerini yapmak istemiyoruz. Her gün, bir gün sıranın bize geleceği düşüncesiyle yaşamak istemiyoruz. Kadın cinayetlerinin, tıpkı ekonomi, siyaset, magazin gibi mesleki bir uzmanlık alanı olmasını istemiyoruz. Genç meslektaşlarımıza kadına yönelik şiddet haberlerinin nasıl yapılması gerektiğini öğretmek istemiyoruz. Bir erkek şiddeti haberi daha yapmamak için, İstanbul Sözleşmesi'nden vazgeçmiyoruz. Kadına yönelik şiddet haberleri bitene kadar da mücadelemiz sürecek” dedi.
 
Ardından ise Anayasa Hukuk Araştırma Derneği, Tarım Orkam-Sen, TGS, TİP, Adana Barosu, Balıkesir Barosu, Eskişehir Barosu, İzmir Barosu, Manisa Barosu, İKK, İyi Parti temsilcisi kadınlar açıklamalarda bulunarak İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmeyeceklerini belirtti.
 
Açıklamaların ardından kadınlar, Danıştay’da görülecek duruşmaya katıldı.