Marmara Cezaevleri raporu: İmralı’ya yapılan 29 başvuruya ret!
- 15:22 12 Ekim 2022
- Güncel
İSTANBUL - “Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu”nu açıklayan İHD, Marmara ve diğer bölgelerdeki toplam 23 cezaevinde 3 ay içerisinde bin 275 ihlal yaşandığını duyurdu. Yaşanan ihlallerin neredeyse tutsakların yaşamlarına kast eder boyuta geldiğine işaret eden İHD, PKK Lideri Abdullah Öcalan ile görüşmek için yapılan 29 başvurunun ise yanıtsız bırakıldığını açıkladı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Hapishaneler Komisyonu, Marmara Bölgesi’nin yanı sıra çeşitli bölgelerde yer alan cezaevlerinde yaşanan ihlallere dair 2022 Temmuz - Ağustos - Eylül aylarını kapsayan 3 aylık “Marmara Bölgesi Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu”nu dernek binasında yaptığı basın toplantısı ile açıkladı. Toplantıya, İHD Hapishaneler Komisyonu üyeleri Meral Nergiz Şahin, Ümmühan Kaya ile Sözcü Mehmet Acettin ve İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri’nin yanı sıra Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ) üyeleri de katıldı. Açıklamanın yapıldığı salona ise “Marmara Bölge Hapishaneleri Hak İhlalleri Raporu (Temmuz-Ağustos-Eylül-2022)” pankartı asıldı.
23 cezaevinden başvuru
Tutsakların gönderdiği faks ve mektupların yanı sıra aileleri ve avukatları aracılığıyla yaptığı başvurular ile basın taraması yoluyla oluşturulan raporda, Maltepe L Tipi Kapalı Cezaevi, Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi, Bakırköy Kadın Kapalı Cezaevi, Metris R Tipi Kapalı Cezaevi, Tekirdağ 1 ve 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi, Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi, Marmara Kampüs Cezaevi (Silivri), Van T Tipi Kapalı Cezaevi, Gebze Kadın Kapalı Cezaevi, Trabzon Beşikdüzü T Tipi Kapalı Cezaevi, Denizli T Tipi Kapalı Cezaevi, Aliağa Şakran 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi, Aliağa Kadın Kapalı Cezaevi, İzmir Kırıklar F Tipi Kapalı Cezaevi, Bodrum S Tipi Kapalı Cezaevi, Afyon Bolvadin T Tipi Kapalı Cezaevi, Kayseri Bünyan Kadın Kapalı Cezaevi, Antalya S Tipi Kapalı Cezaevi, Malatya E Tipi Kapalı Cezaevi, Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi, Tarsus Kadın Kapalı Cezaevi, Siirt Cezaevi ve Sakarya L Tipi Kapalı Cezaevi olmak üzere toplam 23 cezaevinden gelen başvurular yer aldı.
Bin 275 ihlal!
Rapora göre Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında, Marmara Kampüs Cezaevleri’nden 12, Tekirdağ 1 ve 2 No’lu F Tipi Kapalı Cezaevlerinden 11, Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi’nden 10, Maltepe L Tipi Kapalı Cezaevi’nden 7, diğer cezaevlerinden ise 21 başvuru gerçekleşti. Aylara göre yapılan başvurulara da yer verilen raporda, buna göre Temmuz’da 18, Ağustos’ta 17, Eylül’de ise 26 başvuru olmak üzere toplamda 61 başvuru oldu. Raporda, adli tutukluların 12, siyasi tutsakların ise 49 başvuru yaptığı kaydedildi. Başvuruların 6’sının kadın, 55’inin ise erkek tutuklu tarafından yapıldığı belirtildi.
Yapılan başvurularda birçok ihlal yer aldı. Temmuz’da yapılan 18 başvuruda 388 ihlal yer alırken, Ağustos’ta yapılan 17 başvuruda 339, Haziran’da yapılan 26 başvuruda ise 548 ihlal tespit edildi. Buna göre toplamda 974 ihlal tespit edildi. Basın taraması yoluyla ise 301 ihlalin tespit edildiğine yer verilen raporda, başvuru ve basın yolu taraması ile birlikte toplamda bin 275 ihlalin yaşandığı kaydedildi.
Yaşam hakkı ihlaline 37 başvuru
Raporda, ihlallerin yaşam hakkı, kötü muamele, darp ve işkence, sağlık ve tedavi hakkı, iletişim hakkı, beslenme hakkı, adalete erişim hakkı ve adil yargılanma hakkı kapsamında yer aldığına vurgu yapıldı. Rapora göre yaşam hakkı bağlamında 37 ihlal yaşandı. 4 tutsağın ölümle tehdit edildiği, 2’sinin intihara zorlandığı, 1’inin iple boğulduğu, 2 intihar girişimi olduğu, en az 15’inin yaşamını yitirdiğine yer verilen raporda, en az 512 kötü muamele ve işkence vakasının da yaşandığı belirtildi. Yeterli sağlık ve tedavi hakkı bağlamında 202 ihlalin yaşandığı kaydedilen raporda, 264 iletişim hakkı ihlalinin tespit edildiği belirtildi. Raporda ayrıca haksız tutukluluk ve adil yargılanma hakkı bağlamında 68, adalete erişim hakkı bağlamında da 28 ihlalin yaşandığı ifade edildi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarının görüş başvurusuna 29 ret!
Bin 275 ihlal arasında yer alan başlıklardan biri de İmralı F Tipi Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde 23 yıldır ağır tecrit koşulları altında tutulan ve 18 ayı aşkın bir süredir kendisinden haber alınamayan PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın avukatlarının reddedilen görüş başvuruları oldu. Raporda, tam 29 kez avukatlarının PKK Lideri ile görüş başvurusunun reddedildiğine yer verildi.
‘Tabut gibi araca bindiriliyorlar’
Raporu açıklayan İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, cezaevlerinde yaşanan hak ihlallerin tutsakların yaşamını tehdit eder boyuta vardığını vurguladı. İhlallerin açıklanan verilerle sınırlı olmadığına işaret eden Gülseren, “İhlaller neredeyse mahpusların yaşamlarına kast eden boyutta. Hastanelere götürülürken hücre tipi ring araçları uygulamasında son başvurularda yeni ve rahatsız edici uygulama ve araçların oluşturulduğu öğrenildi. Bir mahpus anlatımında, sadece bir sandalyenin sığabileceği ve tamamen kapalı tabut gibi bir araçla götürüldüklerini paylaştı. Bu ihlaller sağlık hakkının engellenmesi anlamında ciddi bir sonuç çıkarmakta. Bu koşullara rağmen araca binip seyahat edemeyecek olan ya da bu onur kırıcı muameleyi kabul etmeyen hasta mahpusların durumu yaşanan ihlalleri gözler önüne seriyor” diye konuştu.
‘Tüm mahpus ölümleri şüphelidir’
Öte yandan tutsakların iple boğulma ve “Hala ölmedin mi, intihar etmedin mi?” gibi sorularla da intihara sürüklendiğine işaret eden Gülseren, “Roman bir mahpus 12 kere mektuplarda maruz kaldığı baskı ve ayrımcılığı anlatmıştı. Sonunda ‘intihar etti’ denilerek yaşamının son bulmasından bahsediyoruz. Dolayısıyla bütün mahpus ölümleri şüpheli ölüm olarak değerlendirilmeli” vurgusunu yaptı. Tutsakların önlenebilir nedenlerle hayatlarını kaybettiğine değinen Gülseren, özellikle çok sayıda tutsağın “kalp krizi geçirdi” denilerek yaşamını yitirmesinin şüpheli olduğunun altını çizdi. Gülseren ayrıca tüm bu verilerin, şüpheli ölüm ve nedenlerinin yeniden tartışılmasını gerekli kıldığını da sözlerine ekledi.
Talepler
Tüm bu sorunlara ilişkin önerilerini sıralayan Gülseren, şunları kaydetti: “Ceza İnfaz Kanunu ve mahpusların yaşamını etkileyen genelgeler, insan ve mahpus haklarına uygun olarak yeniden düzenlenmeli. Ceza İnfaz Yasası ve bağlı yönetmeliklerde yer alan aykırılıklar giderilmelidir. ATK kurumu şartı bu yasadan hemen çıkartılmalı, hasta mahpuslar acilen hastaneye sevk edilerek tahliye edilmesinin önü açılmalı. İnfaz yakma, şartlı tahliyenin önlenmesi, denetimli serbestliğin kullanılmaması bir an önce ortadan kaldırılmalı. Bu uygulama insan hakları ve uluslararası sözleşmelere uygun hale getirilmeli. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına dair infaz uygulaması değiştirilmeli, tek başına ve ölene kadar hapiste tutulma uygulaması, AİHM kararları da dikkate alınarak kaldırılmalıdır.
ATK raporu şartı yasadan çıkarılmalı
Ceza İnfaz Yasası’nın 16’ncı Maddesi hasta mahpusların tedavi ve yaşam hakkı gözetilerek yeniden düzenlenmeli, Adli Tıp Kurumu raporu şartı ve toplum için tehlike kriteri yasadan çıkartılmalıdır. Ağır hasta mahpuslar başta olmak üzere risk grubundaki tüm mahpusların sağlık ve yaşam haklarını koruyacak önlemlerin acilen alınması ve serbest bırakılarak tedavi ve yaşam haklarının korunması yönünde acil adımlar atılmalıdır. Kişilerin özgürlük hakkını doğrudan etkileyen, şartlı tahliye ve denetimli serbestlik hakkının kullanımında keyfi tutumların önüne geçilmeli ve gözlem kurullarına dair düzenleme keyfiyete imkan vermeyecek şekilde yeniden yapılmalıdır.
Hapishaneler denetime açılmalı
Mahpuslardan gelen şikayetler öncelikle değerlendirilmeli ve hızla sonuca bağlanarak hak kayıpları önlenmeli, ihlaller engellenmelidir. Çocuk hapishanelerinin kapatılması ile ilgili çalışmalar yapılmalı, kadın hapishanelerindeki sorunların çözümüne yönelik öncelikli programlar geliştirilmelidir. LGBTI+ ve mülteci mahpuslar ile bu raporumuzda görünür hale gelen Roman mahpuslar gündeme alınmalı, sorunlarının çözümü konusunda adımlar atılmalı, bu mahpuslara yönelik ayrımcılık önlenmelidir. Hapishaneler, mahpus hakları ile ilgili çalışan sivil- hükümet dışı insan hakları, hukuk ve sağlık örgütlerinin denetim ve izlemesine açılmalıdır.”
Kamuoyuna duyarlılık çağrısı
Rapor ile yalnızca kamuoyunu bilgilendirmediklerini ifade eden Gülseren, “Hak ihlallerinin son bulmasını istiyor ve yetkililerin sorumluluklarını hatırlatmak açısından bu raporu yayınlıyoruz. 301’in üzerinde mahpustan bahsediyoruz. Tutuklamanın kolaylaştırıldığı bir sistem var. Yaşananlar da bunun bir ispatı. Hapishanelerde yaşanan sorunlara karşı dışarıdaki mücadele ile de desteklenmesini savunuyor, bu yüzden de sorunlara duyarlılık geliştirilmesi noktasında bir duyarlılık yaratmak istiyoruz bu raporlarla” sözleriyle tüm kamuoyunu tutsaklar için duyarlılık göstermeye ve ses çıkarmaya çağırdı.
Gülseren, son olarak da tutsak ve ihlallerin rakamlarına erişmek için mücadele etmeye devam edeceklerinin mesajını verdi.







