‘Her ay bir Soma’yı yaşamaya tahammülümüz kalmadı’

  • 19:53 15 Ekim 2022
  • Güncel
İSTANBUL - Bartın’daki maden faciasına tepki gösteren Emek ve Demokrasi güçleri, “Tüm işçileri, emekçileri, kendine insanım diyen herkesi sesini sesimize, gücünü gücümüze katmaya; artık yeter insanca yaşamak istiyoruz demek için harekete geçmeye çağırıyoruz” ifadeleri ile çağrıda bulundu.
 
Bartın'ın Amasra ilçesinde meydana gelen maden faciasında 41 kişi yaşamını yitirirken, çok sayıda işçi yaralandı. Emek ve Demokrasi Güçleri maden faciasına dair Kadıköy İskele Meydanı'nda açıklama yaptı. Sık sık, “İşçilerin katili sermaye düzeni”, “İş kazası değil bu bir cinayet”, “Bartın’ın hesabı sorulacak” ve “AKP’den hesabı emekçiler soracak” sloganlarının atıldığı açıklamada, “Dün Soma, Ermenek, bugün Bartın. Kaza değil, katliam” pankartı açıldı. “İşçiler sizin köleniz değil”, “Sorumlular hesap versin” ve “Madeneler işçi denetimine” dövizlerinin taşındığı açıklamaya, Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul il Eşbaşkanı İlknur Birol, HDP Milletvekilleri Musa Piroğlu, Züleyha Gülüm, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum örgütünün yanı sıra yüzlerce kişi katıldı.
 
Açıklama Türkiye'de gerçekleştirilen iş katliamlarının sayılıp, “Unutmadık” denilmesiyle başladı. Ardından kitle iş katliamlarında yaşamını yitirenler için bir dakikalık saygı duruşuna geçti. Açıklamayı Emek ve Barış Demokrasi Güçleri adına Rüya Kurtuluş ve Deniz Bakır okudu.
 
‘Sorumlu iktidar ve patronlar’
 
Amasra’da gerçekleşen facianın göz göre göre geldiğini belirten Rüya Kurtuluş, bu katliamın sorumlusu olarak iktidar ve patronları işaret etti. Rüya, madencilerin “kaderi” haline getirilen ölümlün önlenebilir olduğunu fakat önlenmediğini ve 41 kişinin canına mal olduğunu ifade etti. Daha fazla kâr için dayatılan “üretim zorlaması” ve “verimlilik politikası” sonucunda İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği önlemlerinin göz ardı edildiğini belirten Rüya, bu durumun madencilik sektöründe büyük “katliamlara” yol açtığını vurguladı. Rüya, “Metan gazının patlamaya neden olacak sınır değerleri aşmasının, bunun ‘gözden kaçmasının’ temelinde ‘üretim zorlaması’ vardır. Kamu madenciliğinde dahi bu zihniyetin yerleşmeye başlamış olması durumun vahametini Bartın’da bir kez daha göstermiştir. İnsan yaşamı için alınması gereken, aklın ve bilimin öğrettiği önlemlerin, sadece ve sadece maliyet artmasın, işçilerin söz hakkı olmasın, kârlarımız azalmasın diye alınmadığını biliyoruz” ifadelerini kullandı.
 
‘Öfkeliyiz!’ 
 
Soma katliamında 301 madencinin yaşamını yitirdiğini ve buna dair tek bir tutuklunun dahi olmadığına dikkat çeken Deniz Bakır, “Öfkeliyiz çünkü tarihinde çokça kitlesel iş cinayeti bulunan Türkiye Taşkömürü İşletmesi’nde bunlardan ders çıkarılması gerekirken, işçilerin insanca yaşam talebini kar hırsına kurban etmiş AKP-MHP iktidarı bu katliama bilerek göz yummuştur” diye belirtti. “Açlık, işsizlik, hayat pahalılığı, sömürü ile her anı cehenneme çevirenler”in bu facianın sorumlusu olduğunu vurgulayan Deniz, 41 madenci yaşamını yitirmişken, iktidarın bu ihmali örtmek için dezenformasyon yapmakla “meşgul” olduğunu söyledi. Deniz, “Patlamanın nedeni konusunda tıpkı Soma’da yaşandığı gibi ‘trafo patlaması’ yalanının ifade edilmiş olmasını, gerçeğin örtülmeye çalışılmasını, aynı filmi izlemeyi kabul etmiyoruz” diye konuştu.
 
‘Tahammülümüz kalmadı’
 
Deniz, konuşmasının devamında şunları kaydetti: “Hayatımızı cehenneme çeviren, ölülerimizin üzerinde şatafatlı saraylar, gökdelenler, yollar, madenler inşa edenlere, her ay bir Somayı bize yaşatanlara tahammülümüz kalmadı. Artık yeter diyoruz. Tüm işçileri, emekçileri, kendine insanım diyen herkesi sesini sesimize, gücünü gücümüze katmaya; artık yeter insanca yaşamak istiyoruz demek için harekete geçmeye çağırıyoruz.”
 
Deniz,  “Herkesi daha fazla kâr için daha fazla kan dökmekten çekinmeyen bu vahşi sermaye düzenini yıkmak, emeğin ve özgürlüğün iktidarını kurmak için birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz” dedi.