Kürt kadınlardan Halep saldırılarına karşı eylem çağrısı
- 19:28 11 Ocak 2026
- Güncel
HABER MERKEZİ- Avrupa’daki Kürt kadın örgütleri, Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’ye yönelik saldırıyı “uluslararası onaylı işgal ve soykırım girişimi” olarak tanımlayarak, Avrupa’daki Kürt kadınları ve demokratik kurumları eylemlere çağırdı.
TJK-E - Avrupa Kürt Kadın Hareketi, KJAR - Doğu Kürdistan Özgür Kadınlar Birliği, Kongra Star – Kuzey ve Doğu Suriye Konfederal Kadın Hareketi, DAKB - Demokratik Alevi Kadın Birliği ve SMJE - Êzîdî Kadın Meclisi, Dersim İnşa Komitesi, Mardef Kadın Komitesi, Kürecik İnisiyatifi, AAAF e.V. Avrupa Aleviler Federasyonu, Felike Kilikya Alevi Konseyi, HTŞ’nin Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırı ve katliamlarına ilişkin açıklama yaptı.
Açıklamada Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine yönelik saldırıların faşist-cihatçı çeteler eliyle gerçekleştirildiği belirtilerek, saldırıların ABD ve AB’nin ikiyüzlü politikalarıyla meşrulaştırıldığı ifade edildi. Açıklamada, söz konusu mahallelerin Rojava Devrimi’nin kazanımlarını temsil ettiği vurgulanırken, Kürtlere yönelik saldırıların insanlık ve savaş suçu olduğu kaydedildi.
Kadın örgütlerinin ortak açıklamasında şu ifadeler yer aldı:
“Faşist çetelerin ‘Suriye ordusu’ kılıfı altında Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerinde gerçekleştirdiği barbarca saldırıları büyük bir öfkeyle kınıyoruz. Özellikle kirli çıkarlar uğruna işlenen insanlık dışı saldırı ve katliamı onaylayan AB ve ABD’nin ikiyüzlü savaş politikalarını nefretle teşhir ediyoruz.
2012’de Suriye’de savaşın başlamasıyla birlikte hem Baas rejimi hem de çeşitli faşist-cihatçı çetelere karşı öz savunmasını geliştirerek direnen Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri, uluslararası bir komplo sonucu işgal edildi. Türk devlet unsurlarının bir süreden beri planladığı bu saldırıya, açık ki 6 Ocak 2026 günü ABD arabuluculuğunda Paris’te yapılan İsrail-Suriye görüşmesinde onay verilmiştir. Başta ABD’nin Suriye temsilcisi Tom Barrack olmak üzere, kendilerini ‘barış ve istikrar için arabulucu’ olarak gösterenler esasta bu gayrı hukuki saldırının diplomatik kılıfını yaratanlardır. Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de Kürtlere karşı soykırımcı saldırılar devam ederken Şam’a gelip kravatlı Colani ve TC ajanı Şeybani’yle görüşen Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, bu şekilde katliamcıları cesaretlendirmiştir. Avrupa ve ABD, bu şekilde ‘istikrar ve barış’tan anladıklarının Ortadoğu’da daha fazla savaş, daha fazla katliam, daha fazla kaos olduğunu bir kez daha gösterdiler. O yüzden Avrupa’da yaşayan Kürt kadınları olarak özellikle AB’nin ikiyüzlü, demokrasi, hak ve adalet karşıtı politikalarını kınıyoruz.
Boyun eğmeyen bir kale
Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahalleleri, bir nevi Rojava Devrimi kazanımlarının Suriye’nin gerisine açılan kapısıydı. Savaş boyu her türlü zorluğa rağmen faşizme, barbarlığa, soykırıma karşı düşmeyen, boyun eğmeyen bir kaleydi. Bu mahallelerin halkları çokça ekmek, su ve yakıttan mahrum bırakılıp, yine de devrim değerlerinden ödün vermediler. Sınırlı imkanlarla demokratik toplum örgütlemelerini ve öz savunmalarını geliştirerek, Demokratik Ulus felsefesini yaşamsallaştırdılar. Kadınlar ve gençler öncülüğünde 13 yıl boyu aralıksız bir şekilde inşa ve direnişin örüldüğü bu mahallelerde işte bu toplumsal yaşam ve öz yönetim modeline saldırı düzenlendi. Mesele iddia edildiğinin aksine ‘şiddet tekelinin tek bir ulusal orduda gerçekleştirilmesi’ değil. Ki ‘Suriye ordusu’ adı altında toplananlar, Ahrar El Şam, DAİŞ, El Kaide ve Türk devletine bağlı SNA gibi faşist, kadın düşmanı çetelerdir. Onlarla ‘demokratik bir Suriye’nin inşa edileceğini iddia etmek ve Suriye’deki azınlık halkları onlara teslim olmaya zorlamak, özgür ve eşit yaşamak isteyen Suriye halklarını bir kez daha köleliğe mahkum etmektir. Hem AB ve ABD hem Ortadoğu bölge güçlerinin dayattıkları tam da budur. Ancak bilmeliler ki kadınlar ve halklar büyük bedellerle inşa ettikleri devrimin, 21. yüzyılın ilk büyük devrim hareketinin onların kirli çıkarları için tasfiye edilmesine asla izin vermeyeceklerdir.
Destansı direniş sergilendi
6-10 Ocak arasında geçen 5 günlük sürede Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê’de destansı bir direniş sergilendi. Binlerce kişilik barbar ordusuna, ağır silahlara, Suriye savaşı boyunca görülmemiş bir özel savaş ve dezenformasyon kampanyasına karşı öz savunma güçleri yurtsever halk ile birlikte kahramanca direndi. Onurluca bir yaşam uğruna canlarını veren Halep direniş şehitlerini saygı ve minnetle anıyoruz.
300 kişilik onur savaşçıları
300 kişilik onur savaşçılarına ağır silahlarla saldıran barbarlar ordusu, Şêxmeqsûd’da insanlık suçu işleyerek nasıl bir zihniyete sahip olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Kadın düşmanı bu katiller sürüsü, kadın savaşçıların cansız bedenine saldırarak insanlıktan zerre nasiplenmediğini gösterdiler. Bu faşist çetelerin kadınlara karşı işlediği suçları nefretle kınıyoruz. Esir düşen öz savunma direnişçilerini vahşice katleden bu kırımcı zihniyet sahibi çetelerin işlediği bütün insanlık ve savaş suçlarının yargılanması gerekiyor. İşlenen suçlar aydınlatılıp yargılanmadan, adalet ve hakikat sağlanmadan yeni bir Suriye’ye geçiş mümkün olmayacaktır.
Suriye halklarının ihtiyacı demokratik düzen
Suriye halklarının ihtiyaç duyduğu şey, demokratik bir düzendir. Sakallı Baasçılar ya da kravatlı faşist çetelerle yeni bir Suriye inşa edilemez. Demokratik, kapsayıcı, çoğulcu bir Suriye içinse her şeyden önce halkların iradesi tanınmalı. Şêx Meqsûd ve Eşrefiye’deki işgal hemen sona erdirilmeli, halkların demokratik öz yönetim hakkı tanınmalı. Halkların büyük bedellerle elde ettiği kazanımlar korunmalı ve savunulmalı. Bu temelde Avrupa’da yaşayan Kürt kadınlarını, kadın örgütleri, demokratik kuruluşları, ahlak ve vicdan sahibi bütün insanları Halep’te gerçekleştirilen soykırımcı saldırılara karşı seslerini yükseltmeye, hükümetlerine tutum almaya ve yapılacak eylemlere katılmaya çağırıyoruz.”







