Kadriye Doğan: Suriye’deki barışın anahtarı Türkiye’de
- 09:05 14 Ocak 2026
- Güncel
Gülistan Gülmüş
RIHA - Kadriye Doğan, Halep ve Suriye kıyı kentlerinde yaşanan saldırıların tesadüf olmadığını belirterek, “Suriye’de barış olacaksa anahtarı Türkiye’dedir; Türkiye’de çözüm sağlanmadan bu şiddet bitmez” dedi.
HTŞ çeteleri, Halep’in Şêxmeqsûd ve Eşrefiyê mahallelerine 6 Ocak’ta sivil yerleşimlere dönük kapsamlı saldırılar başlattı. Günlerce süren saldırılarda onlarca kişi katledildi, yüzlerce kişi yaralandı ve çok sayıda sivil kaçırıldı. Gelinen aşamada QSD Genel Komutanı Mazlum Ebdî, uluslararası güçlerin arabuluculuğunda bölgede kısmi bir ateşkes ilan edildiğini açıkladı. Ancak ateşkese rağmen HTŞ çeteleri ve geçici Şam Hükümeti’ne bağlı güçlerin saldırılarını sürdürdüğü belirtiliyor. Sahadan edinilen bilgilere göre HTŞ’nin bölgeye yönelik askeri sevkiyatlarını artırdığı da kaydedildi.
‘Suriye’de bir barış olacaksa anahtarı Türkiye’de’
Demokratik Aleviler Derneği (DAD) eski Eş Genel Başkanı ve Alevi aktivisti Kadriye Doğan, Suriye’nin kıyı kentlerinde yaşayan Alevilere yönelik saldırıların da aynı örgütler tarafından yapıldığını hatırlattı. Kadriye Doğan, bu saldırıların temel nedenine ilişkin şunları söyledi: “Bu saldırıların yolunu açan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu barış sürecinde takınmış olduğu tavırdır. Saldırılara ön açıcı ‘yardım edeceğiz, destek olacağız’ yaklaşımlarının ve barış sürecinde ayak diretme politikalarının esas olduğunu görmek ve söylemek lazım. Suriye’de bir barış olacaksa bunun anahtarı Türkiye’dedir. Aynı zamanda Türkiye’de de bir barış olacaksa bunun anahtarı Suriye’dedir. Bu gerçeklikle hareket etmemiz gerekiyor. Türkiye’deki çözüm tamamına ererse Suriye’nin de demokratikleşeceğini ve Suriye’nin de bu barıştan nasipleneceğini, oranın da huzura kavuşacağını bilen bir yerdeyiz.”
‘Değerlendirmemiz gereken bir barış süreci var’
Kapitalist modernitenin Ortadoğu’daki halkları sömürüp birbirine düşman ettiğinin altını çizen Kadriye Doğan, özel savaşın bu yöntemine izin verilmemesi gerektiğine vurgu yaptı. Kadriye Doğan, “Barışçıl bir yaşamın kurulması için örgütlenmek ve bunu talep etmek zorundayız. Başka seçeneğimiz yok. Buna güç yetirmek zorundayız. Aksi hâlde bu zihniyetin iktidar olacağını, kalıcılaşacağını, toplumu yok eden zihniyetin kendini büyüteceğini görmek lazım. Çeteler tarafından çocuğun boğulması ve kadının yukarıdan atılması, insanlığın kabul edebileceği bir şey değil. Önümüzde önemli ve değerlendirmemiz gereken bir barış süreci var. Süreç içerisinde ortak yaşamı, demokrasiyi, eşitliği, adaleti inşa etmek zorundayız” dedi.
‘Tüm kesimleri barışın inşasına davet ediyorum’
Kadriye Doğan, şu çağrıda bulundu: “Birlikte yaşamak varken niye ölen, öldüren oluyoruz? Bu ikilemden kurtulmak lazım. Birlikte yaşamı inşa etmek zorundayız. Hem Suriye’deki Alevi katliamını hem Halep’te yaşanan bu vahşeti vicdanen kabul etmek mümkün değil. Reddediyorum ve tüm toplumsal kesimleri bu barışın inşasında görev almaya çağırıyorum. Bütün katliamların önünü kesmek için herkesi ortak mücadeleye davet ediyorum.”







