Bismil’den mesaj: Umut hakkı sağlanana kadar mücadeleye devam edeceğiz

  • 12:40 1 Mart 2026
  • Güncel
   
AMED – Bismil’de 8 Mart dolayısıyla gerçekleştirilen yürüyüşe katılan DBP Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a “umut hakkı” uygulanana ve fiziki özgürlüğü sağlanana kadar mücadeleye devam edeceklerini belirtti.
 
Tewgera Jinên Azad (TJA), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ile Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Kadın Meclisleri, “Direnişle özgürleşiyor, demokratik toplumu örüyoruz” şiarıyla Amed’in  Bismîl ilçesilnde yürüyüş düzenledi. Kardeşlik Parkı’ndan Akpınar Camisi güzergahına doğru gerçekleştirilen yürüyüşe, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Çiğdem Kılıçgün Uçar’ın yanı sıra çok sayıda kadın katıldı.
 
“Bi jina azad re ber bi civaka demokratik ve. İsyanımızla direnişi, direnişle özgür ve eşti yaşamı örüyoruz” ve “Özgürlüğümüzden ve mücadelemizden asla vazgeçmiyoruz”, “Şiddete sessiz kalma” ve “Erkek şiddetine karşı yaşasın kadın dayanışması” pankart ile dövizlerinin açıldığı yürüyüşe ulusal kıyafetleriyle katılan kadınlar, “Jin, jiyan, azadî”, “Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz”, “Barışın elçisi İmralı’dadır”, “Bijî berxwedana Rojava”, “Bijî tekoşina jina” ve “Bijî berxwedana jinan” sloganları attı.
 
Def, alkış, zılgıt ve seslendirdikleri Kürtçe stranlarla yürüyen kadınlar, büyük bir coşkuyla vardıkları Akpınar Cami’sine varan kadınlar, burada açıklama yaptı. İlk olarak konuşan TJA aktivisti Emine Caynak, “Bizi bu aşamaya getiren direnişçi Kürt kadınları önünde eğiliyoruz. Her zaman yaşamımızın aydınlığı olacaksınız” dedi. Şiddeti, kadına karşı katliamı yürüten zihniyete karşı duracaklarını, mücadele edeceklerini dile getiren Emine Caynak, “Başarıya kadar mücadelemiz sürecek. Her çalışmamız, her adımımızı direniştir, mücadeledir” diye kaydetti.
 
Bismîl Belediye Eşbaşkanı Mizgin Ekin, konuşmasına 8 Mart’ı kutlayarak başladı. 8 Mart’ın karanlığa karşı yakılan bir isyan meşalesi olduğunu belirten Mizgin Ekin, “Bugün burada hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğimizi haykırıyoruz. Kadınlar yüz yıldır mücadele ediyor, haklarını talep ediyor. Bu mücadele yalnıza kadınları değil adalet ve demokrasi isteyen herkesin mücadelesidir. Direniş kadınların hafızasında var, dayanışma kadınların en büyük gücüdür. Kadınların yaşam hakkını, emeğini, kimliğini savunmaya devam edeceğiz. Eşti ve demokratik toplum için emeğimizi örmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
 
‘Savaşlar kadın kırımıdır’
 
8 Mart’ı ağır savaş koşullarında karşıladıklarını dile getiren Çiğdem Kılıçgün Uçar, “ABD ve İsrail’in İran’a müdahalesi ve İran’ın cevap olarak bombalı saldırıları bize yalnızca şunu gösteriyor, erkek egemenliğinin en güçlü aracı savaşlardır. O savaşla erkek egemenliğini yeniden tahakküm ederler. Bu savaşlar aynı zamanda kadın kırımıdır. Savaşlarda en savunmasız olan kadınlardır. Saldırılarda 43 kız öğrenci yaşamını yitirdi. Savaşların her biri kadın kırımıdır. Kadın kırımına karşı durmak için kadınların mücadelesi, dayanışması ve ‘Jin, jiyan, azadî’ vazgeçilmez özgürlük refleksimizdir” dedi.
 
 
‘Kürt kadınlarının kurtarıcıya ihtiyacı yok’
 
Geçtiğimiz yıl en az 400, Ocak ayında 22 kadının katledildiğini ve 15 kadının ise “şüpheli ölüm” diyerek kayıtlara geçtiğini hatırlatan Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Kadın cinayetleri politikleri sözümüz her bir kadın cinayetinin nasıl politik saiklerle gerçekleştiğini göstermek içindir. Bismil’de Evin Demirtaş, Gurbet Yalçınkaya en yakınındaki erkekler tarafından katledildi. Yine geçtiğimiz günlerde 15 yaşında Bismil’de bir kız çocuğu intihar etti. Ne zamandan beri bu ülkede çocuklar intihar ediyor? Kadın katliamları bu kadar normalleştirildiğinden beri. Özel savaş öyle bir şey ki, TV kanallarından bir dizi var adı ‘Sevdiğim sensin. Kürdistan’a gönderilen askerlerin, erkeklerin birer kurtarıcı gibi kadınlara sunulduğu, kadınların değerlerinin hiçleştirildiği diziler bunlar. Kürt kadınlarının kendini nasıl kurtardığını biz gösterelim. Êzidî kadınlar öz savunmalarıyla kendi özgürlüklerini sağladılar. Rojava’yı hatırlayalım, kadınlar DAİŞ çetelerine karşı savaştılar. Kürt kadınlarının bir kurtarıcıya ihtiyacı yok. Kürt kadınlarının diliyle, kültürüyle, tarihiyle gurur duyduğu bir mücadelesi var, bunu büyütmeye ihtiyacı var. Kürt kadınları evinde, sokağında, partisinde bu mücadeleyi büyütmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.
 
‘Umut hakkı sağlanana kadar mücadeleye devam’
 
Son olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dikkat çeken Çiğdem Kılıçgün Uçar, “Sayın Öcalan’ın çağrısıyla bu ülkede kadınlara demokratik ve özgür bir geleceği sunma fırsatının politik zemini yeniden ortaya çıkmıştır. Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı yapılırken en çok sokakları terk etmeyen kadınlaraydı bu çağrı. Bizde sokaklarda olduğumuz bütün günlerde çağrıyı, barışı, özgürlük mücadelesini savunmaya devam edeceğiz. Sayın Abdullah Öcalan’ın umut hakkı ve özgürlüğü sağlanana kadar mücadeleye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.
 
Şiirlerin okunduğu açıklama, alkış ve zılgıtlarla son buldu.